Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/60 E. 2023/164 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/60
KARAR NO : 2023/164
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/119 E., 2021/245 K.
DAVA TARİHİ : 13.08.2009
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine Müdürlüğü vekili

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı … İnşaat Taah. Tur. Tic. İth. İhr. San. Ltd. Şti’nin müvekkilinden satın aldığı emtia bedellerine ilişkin olarak davalı nezdinde bulunan 281.000,00 TL’lik alacağını Muğla 1. Noterliğinin 14.02.2008 tarih ve 00720 yevmiye numaralı temliknamesi ile müvekkiline temlik ettiğini, temliknamenin davalıya bildirildiğini, müvekkilinin 26.02.2008 tarihinden sonra temliknameye konu alacağın ödenmesi konusunda defaten davalıya müracaat ettiğini, davalı belediyenin ödeme güçlerinin bulunmadığı ve mali kriz içerisinde bulundukları gerekçesiyle sürekli müvekkilinin oyaladığını, dava dışı şirketin belediye nezdinde 2 yıldır muaccel olan bir alacağı olduğunu, alacaklarını tahsili için takip başlattıklarını, takibe yapılan itirazın iptali ile %40’tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … Belediyesi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı şirketin alacakları üzerinde temlikler hacizler bulunduğu, davacının da alacağının sıraya alındığının kendisine bildirildiğini, davacının sırasını beklemeden müvekkili aleyhinde icra takibi başlattığını, yapılan itiraz sonucunda davacının bu davayı açtığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; 6360 sayılı Yasanın kabul edilip yürürlüğe girmesiyle … Belediyesinin tüzel kişiliğinin sona erdiğini ve müvekkili kurum olan Fethiye Belediye Başkanlığına katıldığını, ancak bunun (mülga) … Belediye Başkanlığına ait tüm taşınır ve taşınmaz malları ile hak, alacak ve borçlarının Fethiye Belediyesine devrolduğu anlamına gelmediğini, temlik sözleşmesine konu alacak bulunmadığını, temliknamenin de usul ve yasaya aykırı biçimde düzenlendiğini belirterek, öncelikle husumet itirazlarının kabulü ile taraf sıfatlarının kalmadığına karar verilmesi ve neticesinde de haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Yargılama sırasında dava konusunun Muğla Su ve Kanalizayson İdaresine devredildiği anlaşılmakla MUSKİ davaya dahili davalı olarak kaydedilmiştir. MUSKİ vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı … İnşaat Taahhüt Turizm Ticaret İthalat İhracat ve San. Ltd. Şti.’nin mülga … Belediye Başkanlığından …-Belceğiz karayolu inşaatından kaynaklı yaptığı işlere ilişkin hak ediş alacağı olduğunun açıkça görüldüğünü, müvekkili idarenin görevleri arasında karayolu inşaatı görevi bulunmadığını, ayrıca yargılamanın aşamalarında ve Yargıtay ilamında belirtilen dosyanın dava dışı şirket … İnşaat Taahhüt Turizm Ticaret İthalat İhracat ve San. Ltd. Şti. ile davalı mülga … Belediye Başkanlığı arasında imzalanan … İçme Suyu Yapım işi ile ilgili olduğunu, iş bu davada ise davacının talebinin dava dışı şirketten devraldığı temliknamaye göre …-Belceğiz karayolu inşaatından kaynaklı yaptığı işlere ilişkin hak ediş alacağı olduğunu belirterek davanın müvekkili İdare yönünden husumetten reddine ve davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 20.06.2013 tarihli ve 2009/427 Esas, 2013/287 Karar sayılı kararı ile alacağın temliki sözleşmesi ile davacının borçlu … Belediye Başkanlığından talepte bulunabilmesi ancak alacağın var olması halinde mümkün olduğu, Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/686 Esas sayılı dava dosyası ile dava dışı … İnşaat tarafından davalı … Belediye Başkanlığı aleyhine açılan alacak davasının reddedildiğini, davacı şirketin davalı … Belediye Başkanlığından henüz doğmamış bir alacağı talep edemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı yükleniciden temlik alan vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 22.04.2015 tarihli ve 2014/6970 Esas, 2015/2129 Karar sayılı kararıyla; temlike konu alacağın mevcut olup olmadığının buna ilişkin davada verilecek kararın kesinleşmesi ile ortaya çıkacağını, bu durumda HMK’nın 165. madde hükümleri de gözetilerek bu davanın sonucuna etkili olacağı anlaşılan Fethiye Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/686 Esas sayılı dosyasındaki yargılamanın sonuçlanması beklenerek sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken henüz kesinleşmeyen davanın reddi kararı esas alınarak sonuca gidilmesinin hatalı olduğu belirtilip hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1.Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine,
2.Fethiye 1.İcra Müdürlüğünün 2009/3428 Esas sayılı takibe itirazın kısmen iptali ile takibin davalı MUSKİ’ye karşı 217.057,89 TL asıl alacak, 16.597,50 TL işlemiş faiz olmak üzere 233.655,39 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3.Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,
4.Usulüne uygun bir icra inkar tazminatı talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5.Davacının kötü niyet tazminatı isteminin şartları oluşmadığından bu talebin reddine,
6.Davalı … yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı yükleniciden temlik alan davalı MUSKİ vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacının Temyizi
Kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile kararı temyiz etmiştir.

2.Davalının Temyizi
2.1.Davacının talep ettiği dava dışı … Belediyesinden olan alacağı karayolu inşaatına dayanmakta olup, söz konusu işin müvekkili İdare MUSKİ’nin görev alanına girmediğinden iddia edilen borcun İdareye devrinin mümkün olmadığını,
2.2 Dava dışı … İnşaat Taahhüt Turizm Ticaret İthalat İhracat ve San. Ltd. Şti’nin davalı … Belediye Başkanlığından talep ettiği … İçme Suyu Yapım işinden kaynaklanan hak ediş alacaklarına dayanmakta ise mahkemenin 2016/145 sayılı dosyası kabul ile sonuçlandığını ve bedellerin dava dışı şirkete ödendiğini,
2.3 Mahkeme tarafından temliknamenin yalnızca şekil şartı taşıdığının tartışıldığını, ancak neye ilişkin olduğu belli olmayan temliknamenin geçerli olmayacağı hususuna hiç değinilmediğini,
2.4 Ödeme yapılma aşamasında bu dosyadan haberleri olsaydı mükerrer ödeme yapılmak zorunda kalmayacağını, davalı müvekkil idarenin aynı bedeli hem Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/145 Esas sayılı dosyasından verilen karara istinaden yapması hem de iş bu dosyadan yapacak olması müvekkil idarenin kamu zararına yol açacağını belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6098 sayılı TBK’nın 470 vd. maddeleri

3. Değerlendirme
3.1 Usuli kazanılmış hak, 1086 sayılı HUMK’un yürürlükte olduğu dönemde çıkarılan 09.05.1960 tarih, 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında tanımlanmış olup, içtihihadı birleştirme kararında; Yargıtay bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usulî kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için de zorunluluk doğacağı, usulî kazanılmış hakka ilişkin açık kanun hükmü olmasa da temyiz sonucu verilecek bozma kararının hukuka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan amacı ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar amacıyla kabul edilmiş bulunması bakımından usulî kazanılmış hak müessesesi usul hukukunun dayandığı ana esaslardan olup, kamu düzeniyle de ilgili olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe giren ilk halinde usuli kazanılmış hakka yer verilmemişse de bu ilkenin uygulanması, Yargıtayın içtihatları ile HMK’nın 177/2. maddesine 22.07.2020 tarih ve 7251 sayılı Kanun’un 18. maddesi ile yapılan ek düzenlemeye kadar devam etmiştir. Bu ek düzenleme ile “Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz” maddesi ile HMK’da hüküm altına alınmış olup usuli kazanılmış hakların korunacağı bu şekilde hükme bağlanmıştır. Usuli kazanılmış hak kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle Yargıtayca da re’sen dikkate alınır.
Yargıtayın bozma kararı nedeniyle doğan hak iki çeşit olup, (1) mahkemenin Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına kazanılmış hak, (2) bazı konuların bozma kararının kapsamı dışında kalması ile doğan usuli kazanılmış haklardır. Mahkemenin Yargıtay bozma kararına uymuş olması halinde bu uyma kararı ile bağlı olup, usuli kazanılmış hak ilkesi uyarınca lehine bozulan taraf yararına araştırma ve inceleme yapması zorunludur. Yargıtayın ve Dairemizin istikrarlı uygulamaları da bu yöndedir. Ancak usuli kazanılmış hak ilkesinin de istisnaları bulunmaktadır. Geriye etkili kanun değişikliği, görev kuralına aykırılık, sonradan ortaya çıkan içtihadı birleştirme kararı, hak düşürücü süre, kamu düzeni gibi hususlar kazanılmış hak kuralının istisnalarındandır. Diğer bir istisna da açık maddi hataya düşülmesi halinde de usuli kazanılmış haktan söz edilemez.
3.2 Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti ise, dava konusu hak ile kişiler arasında ki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise def’i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re’sen nazara alınmasıdır.
3.3 Bu anlatımlar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde;
Her ne kadar mahkemece uyulan Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 2014/6970 Esas, 2015/2129 Karar sayılı bozma ilamında; temlike konu alacağın çekişmeli olduğu, bu konuda temlik eden tarafından açılmış alacak davası olduğu, davada verilecek kararın bu davanın sonucuna etkili olacağı belirtilerek Fethiye Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/686 Esas sayılı dosyasındaki yargılamanın sonuçlanması beklenmesi gerekçesi ile karar bozulmuş ise de temlik edilen alacağın …-Belceğiz Karayolu inşaatından kaynaklı 4 ve 5 nolu hakediş alacağı olduğu, Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/145 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamanın ise … içme suyu tesisi inşaatına ilişkin olduğu, dolayısı ile her iki dosya arasında bir bağlantı bulunmamasına rağmen bozma ilamında maddi hataya dayalı olarak dosyalar arasında bağlantı olduğu kabul edildiği ve bu nedenle maddi hata içerdiğinin kabulü ile usuli kazanılmış hakkın istisnasının oluştuğu anlaşılmaktadır. Mahkemece kamu düzenine ilişkin olan usuli kazanılmış hak ilkesinin istisnası göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; öncelikle sözleşmenin tarafı belediye ve devrolduğu belediye kapatıldığından sözleşmenin kime devredildiği araştırılarak sözleşmenin devredildiği tarafı davaya dahil edip taraf teşkili sağladıktan sonra yargılamaya devam etmekten ibarettir. Usuli kazanılmış hakkın istisnası gözardı edilerek taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi nedeni ile diğer temyiz itirazları incelenmeden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
1-Temyiz olunan Mahkeme kararının temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA,
2- Bu aşamada diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harcın istek halinde ilgililere iadesine,

Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.