YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/27743
KARAR NO : 2023/96
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibariyle 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayılı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçundan yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşıldığından beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyizinin, soruşturma aşamasında beyanı alınan tanık …’ın beyanları ile sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, sanık telefonla dahi aramadığını söylemiş olmasına rağmen bu hususta araştırma yapılmadığına, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle beraat kararı verildiğine ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan ile sanığın kardeş oldukları, aralarında alacak borç ilişkisinden kaynaklanan anlaşmazlık bulunduğu, sanık …’nun, kardeşi tanık …’ı telefonundan arayarak katılan …’i kastederek ” hakkında verdiği şikayet dilekçesini geri çekmezse kendisini mafyaya vereceğini, kendisinin de elinde …’ye ait senedin olduğunu onu mafyaya vereceğini, kendisini ve çocuklarını koruyabilecek mi acaba dediği..” şeklindeki sözlerle tehdit ettiği iddiasıyla açılan davada, yargılama aşamasında tanıklıktan çekinen tanık …’ın soruşturma aşamasındaki beyanlarının hükme esas alınamayacağı ve atılı suçun işlendiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, buna göre atılı suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1-Katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde, CMK’nın 210/2. maddesindeki “tanıklıktan çekinebilecek olan kişi, duruşmada tanıklıktan çekindiğinde, önceki ifadesine ilişkin tutanak okunamaz.” hükmü uyarınca, kovuşturma aşamasında tanıklıktan çekinen tanık …’ın soruşturma aşamasındaki beyanlarının hükme esas alınmamasında, tüm dosya kapsamı, sanığın aşamalardaki değişmeyen istikrarlı anlatımları ile suçun işlenmediği kanaatine varılarak sanığın beraati yönünde Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2-Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden de herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10/01/2023 tarihinde karar verildi.