YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12452
KARAR NO : 2023/490
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
1. Sanığın, çıkan tartışmada müşteki eşine eliyle vurması suretiyle, … Yüksek İhtisas Hastanesince tanzim olunan, 21.12.2007 tarihli adlî muayene raporunda belirtildiği üzere; “Basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilir,” şekilde yaraladığı olay nedeniyle kasten yaralama suçundan yapılan yargılama neticesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi kapsamında kalan yargılama konusu eylemini 21.12.2007 tarihinde işlediği belirlenmiştir.
3. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı başlıklı 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümüne göre;
“Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;
…,
…,
…,
(e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,
Geçmesiyle düşer.”
4. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi başlıklı 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası; “Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.” şeklinde düzenlemeye haizdir.
5. Bu açıklamalar ışığında dava zamanaşımı incelendiğinde; Sanık hakkında zamanaşımını kesen en son sebep olan mahkumiyet kararının 27.03.2008 tarihi olduğu, bozma kararından sonra verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 04.06.2013 kesinleştiği, deneme süresi içinde 31.03.2018 tarihinde kasti bir suç işlediği anlaşılmakla; 5237 sayılı Kanun’un birinci fıkrasının (e) bendinde
öngörülen 8 yılık asli zamanaşımı süresi ve 4 yıl 9 ay 27 günlük duran zamanaşımı süresinin eklenmesi neticesinde sanık hakkında açılan kamu davasının karar tarihi olan 30.09.2021 tarihi itibarıyla asli zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğu gözetilerek açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
II. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/299 Esas, 2021/74 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.