Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/5911 E. 2023/783 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5911
KARAR NO : 2023/783
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu

maddesinin birinci ve altıncı fıkraları, yaralama suçundan aynı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve üçüncü fıkrası, 63 üncü maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yaralama suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, mağdurun beyanı alınmaksızın hüküm kurulması ve sanık hakkında atılı suçlardan beraat kararı verilirken yardım veya bildirim yükümlülüğünü ihlal suçundan cezalandırılması yoluna gidilmesi veya ihbarda bulunulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, sanığın olay günü sabah saat 05.00 sularında yolda … başına yürüyen mağduru arabasına aldığı, bir süre sonra mağdurun araçtan inmek istemesine rağmen yoluna devam ettiği, bunun üzerine mağdurun hareket halindeki arabanın kapısını açıp arabadan atladığı, arabadan atlaması nedeniyle mağdurun vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, bu suretle sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yaralama suçlarını işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin Denizli Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nden 21.04.2014 tarihli rapor alındığı, bu raporda, mağdurda meydana gelen yaralanmanın yaşamını tehlikeye soktuğu, vücudunda meydana gelen kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
3. Mağdurun soruşturma aşamasında alınan beyanında kendisinde meydana gelen yaralanmalara kimin sebep olduğunu hatırlamadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 225 … maddesinin birinci fıkrasında öngörülen düzenlemeye göre, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceği, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemlerle sınırlı olduğu, bir suçtan dava açılırken başka suçtan bahsedilmesinin, o suçtan dava açılması anlamına gelmediği, bu kapsamda iddianamedeki anlatım ve nitelendirmeye göre, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 170 … maddesinin üçüncü fıkrası ve 225 … maddesinin birinci fıkrasına uygun olarak yardım ve bildirim yükümlülüğünü ihlal suçundan açılmış bir dava bulunmadığı, sanığın iddianamede anlatılan eylemlerinin yardım ve bildirim yükümlülüğünü ihlal suçuna dönüşmeyeceği de gözetilerek Cumhuriyet savcısının sanık hakkında yardım ve bildirim yükümlülüğünü ihlal suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiğine ilişkin temyiz talebi reddedilmiştir.
Mağdurun beyanında sanığın aracına binip binmediğini ve yaralanma hadisesinin ne suretle gerçekleştiğini hatırlamadığını ifade etmesi karşısında, yeniden dinlenilmemesi muhakemenin sonucuna etki edecek bir eksiklik olarak değerlendirilmemiş ve bu yöndeki temyiz talebi reddedilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının diğer temyiz sebepleri de yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık
bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2015 tarihli ve 2014/148 Esas, 2015/188 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısı temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2023 tarihinde karar verildi.