Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/13342 E. 2023/414 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13342
KARAR NO : 2023/414
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR :Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLAR : Mahkûmiyet

Manisa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2021 tarihli ve 2021/153 Esas, 2021/453 Karar sayılı kararının, suça sürüklenen çocuk ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Temyiz incelemesine konu gerekçeli kararın, kamu davasına katılan sıfatı ile taraf olan ve hükmü temyize hak ve yetkisi bulunan … ile sanık … adlarına tebliğe çıkarıldığı ancak söz konusu tebliğ işlemlerinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu (7201 sayılı Kanun) hükümlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır.

Şöyle ki 7201 sayılı Kanun’un “Bilinen adreste tebligat” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci ve fıkralarına göre;
“Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.
(Ek fıkra: 11/1/2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”

Mezkûr hüküm gereği yapılan inceleme neticesinde;
1. Adı Geçenlerin Dava Dosyasında Bilinen En Son Adreslerinin;
a) Katılan …’nın dava dosyasında bilinen en son adresinin; “…., Mah. …..,….. No:66 …. Kapı No:2 …../Manisa”,
b) Sanık …’nın dava dosyasında bilinen en son adresinin; “….. Mah. ….. Sk. No.16 …../Manisa”
Olduğu;

2. Adı Geçenlere Gerekçeli Kararın Tebliği Yoluna Gidilen Adreslerin;
a) Katılan … yönünden; “…Mahallesi … No: 344 …../Manisa”,
b) Sanık … yönünden; “… Kemal Mah. Kısa Sk. No: 2 İç Kapı No: 1 …../Manisa”
Olduğu belirlenmiştir.
7201 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği, adı geçenlerin öncelikle dava dosyasında kendi beyanlarına istinaden bilinen en son adresleri esas alınarak gerekçeli kararın tebliği yoluna gidilmesi, 7201 sayılı Kanun’un “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca bu adreslere tebligat çıkarılıp söz konusu tebligatların bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun’un aynı Kanun’un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereği en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Merkezî Nüfus İdare Sistemindeki (MERNİS) adresleri esas alınarak tebliğ yoluna gidilmesi gerekmektedir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 20.11.2020 tarihli ve 2019/2 Esas, 2020/3 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere; 7201 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereği gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsendiği, muhatabın bilinen en son adresine çıkarılan tebligatın iade edilmesi veya MERNİS adresinin bilinen adresten farklı olması hâlinde MERNİS adresine “MERNİS” şerhi düşülerek 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca doğrudan tebligat çıkartılması gerekmektedir.

Mevcut açıklamalar ışığında, inceleme konusu gerekçeli kararın adı geçenlere usûlüne uygun şekilde tebliği ile tebliğ ve tebellüğ evrakının ve hükmü temyiz etmeleri durumunda temyiz dilekçelerinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemleri hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

Oy birliğiyle, 13.02.2023 tarihinde karar verildi.