YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/216
KARAR NO : 2023/550
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/2457 E., 2021/1308 K.
DAVA TARİHİ : 24.02.2017
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/181 E., 2018/713 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 06.06.2016 tarihli Danışmanlık Hizmeti Sözleşmesi uyarınca davalının fatura edilen 3 aylık hizmet bedelini ödemediği gibi 13.01.2017 tarihli ihtar ile sözleşmeyi, ihbar süresine uymaksızın ve haksız şekilde feshetmesi üzerine başlattıkları icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin haklı sebeple feshedilmiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı tarafça feshe dayanak iddiaların ispat edilemediği, sözleşmenin 4. maddesi uyarınca tarafların 90 gün önceden haber vermek koşulu ile olağan fesih yapabileceğinin öngörüldüğü, davalı tarafça bu süreye de riayet edilmeksizin feshin gerçekleştirildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile icra takibine vaki itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; davacının ifa isteminde bulunabilmesi için öncelikle kendi edimini ifa etmiş olması veya önermiş bulunması gerektiğini, delilleri değerlendirmeden hüküm kurmasının yerinde olmadığını, 90 günlük sürenin yapılan olağanüstü fesih olduğundan geçerli olmadığını, tanıklarının dinlenilmemesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dosya kapsamından davacının hiçbir satış gerçekleştirmediğinin sabit olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın niteliği itibariyle davalı vekilinin tanıklarının dinlenilmediğine yönelik istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, davalı şirket tarafından fesih ihtarında iddia edilen fesih sebeplerine yönelik herhangi bir somut delilin dosyaya ibraz edilemediği gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle birlikte sunulan mail yazışmaları yazılı delil başlangıcı kabul edilmek suretiyle tanıkların dinlenilmesi gerektiği, mail suretlerinin davanın başından beri dosyada olduğu, Ekim-2016 alacağını kabul ettiklerine dair tespitin hatalı olduğu ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet sözleşmesine dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve yine 6100 sayılı Kanun’un 200. maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davalı delilleri arasında bahsi geçen elektronik yazışma suretlerinin, İlk Derece Mahkemesince verilen kesin süre içerisinde ve temyiz dilekçesine kadarki tüm aşamalarda, dosyaya ibraz edilmemiş, ancak temyiz dilekçesine eklenmiş olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun bulunmuş, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.