Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/931 E. 2023/567 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/931
KARAR NO : 2023/567
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/780 E., 2021/1084 K.
DAVA TARİHİ : 19.09.2018
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/307 E., 2019/201 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan red karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; davalının sözleşme gereği yapması gereken elektrik işini aksatmasından ötürü Palandöken ilçesindeki mandırasını, organize sanayi bölgesinde yaptırmakta olduğu iş yerine taşıyamadığını, bu sebeple İl Gıda ve Tarım Müdürlüğünce hakkında 13.785,75-TL idari para cezası verildiğini, halen iş yerinin elektrik işinin tam olarak yapılmadığını, aradan geçen zamanda fiyat farkı oluştuğunu, davalı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, davalının iş yerinin kapatılmasına, yeni iş
1
yerini faaliyete geçirememesine ve idari para cezası ödemek zorunda kalmasına neden olduğunu, bu nedenle maddi zararının oluştuğunu ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 40.000,00-TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında elektrik yapım sözleşmesi yapıldığını ancak kararlaştırılan bedelin işin maliyetini karşılamaması ve sözleşme bedelinin tam olarak ödenmemesi üzerine müvekkilince talep edilen ücret farkının davacı tarafından reddedildiğini, davacı yanca müvekkili hakkında Erzurum 2. İcra Müdürlüğü’nün 2016/14250 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine başlandığını, müvekkilinin itirazı üzerine takibin durduğunu, davacının açmış olduğu itirazın iptali davasında Erzurum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/126 E., 2018/393 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, müvekkilince bu karara karşı istinaf yoluna başvurulduğunu, itirazın kısmen iptaline ilişkin karar üzerine Erzurum 2. İcra Müdürlüğünün 2016/14250 E. sayılı dosyasından kapak hesabı yapılarak tebliğ edilmesi üzerine müvekkilinin icra dosyası borcunu 17/09/2018 tarihinde ödediğini, takip dosyasının böylece infaz edildiğini, bu kararın kesin hüküm teşkil ettiğini, davacının işletmekte olduğu mandıranın mevzuata aykırı olması nedeniyle kapatıldığını, bu nedenle idari para cezası verildiğini, idari para cezasının müvekkili ile bir ilgisi bulunmadığını, yapılan soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının maddi zarara uğradığını iddia etmesi üzerine sunmuş olduğu evrakların davalı tarafından maddi zarara uğradığını ispat edemediği, iş yerinin kapatılması ve ürünlerinin imha edilmesinde davalının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, iş sözleşmesinden kaynaklı alacağın ilgili Erzurum 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde karara bağlandığı, bu anlamda davacının ve aşamadaki yazılı beyanlarının doğruluk payı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde, dava dosyasına sunmuş olduğu sözleşmenin şahit kısmında adı geçen … isimli şahsın imzasının kendisi tarafından atıldığının davalı tarafından ileri sürüldüğünü, mahkemenin bu hususta araştırma yapmadan karar verdiğini ileri sürerek istinaf başvurusunun kabulü mahkemece verilen kararın da kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1. “Davacının 03/04/2019 tarihli istinaf dilekçesindeki istinaf itirazı, dava dosyasına sunulan sözleşmenin şahit kısmında adı geçen … isimli şahsın imzasının adı geçen şahsa ait olmadığı, bu imzanın kendisi tarafından atıldığının ileri sürüldüğünü, bu hususun araştırılmadan karar verilmesidir. Dava dilekçesi ile birlikte dosyaya sunulan “Elektrik Yapım Sözleşmesi” başlıklı sözleşme gerek içerik gerekse davacı ve davalının imzaları yönünden tarafların kabulünde olup bu hususta taraflar arasında bir
2
uyumazlık yoktur. Bu noktada sözleşmede tanık sıfatıyla imzası bulunan …’in imzasının adı geçene ait olup olmamasının davanın esasına bir etkisi bulunmamaktadır.

2.Davacının 03/04/2019 tarihli istinaf dilekçesinde başka bir istinaf itirazına yer verilmemiştir. Davacı 17/04/2019 tarihinde ek istinaf dilekçesi vermiş ise de gerekçeli karar davacıya 02/04/2019 tarihinde tebliğ edilmiş olup ek istinaf dilekçesi yasal istinaf süresi geçtikten sonra 17/04/2019 tarihinde verilmiş olduğundan incelenmemiştir. Öte taraftan ilk derece mahkemesi kararının incelenmesinde kamu düzenine bir aykırılık da görülmemiştir.”gerekçeleriyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; dava dosyasına sunmuş olduğu sözleşmenin şahit kısmında adı geçen … isimli şahsın imzasının kendisi tarafından atıldığının davalı tarafından ileri sürüldüğünü, mahkemenin bu hususu araştırmadan karar verdiğini, davalıya yapılan ödemelere ilişkin makbuzların dosyaya yasal istinaf süresi geçtikten sonra sunduğunu, sahip olduğu iş yerine Erzurum Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından çalışma ve gıda sicili belgesi verildiğini, iş yerinin kapatılma sebebinin davalının elektrik işlerini yapmaması olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı TBK 470-486 maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.1.Dava dilekçesi ile birlikte dosyaya sunulan “Elektrik Yapım Sözleşmesi” başlıklı sözleşme, gerek içerik gerek davacı ve davalının imzaları yönünden tarafların kabulünde olup, bu hususta taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu noktada sözleşmede tanık sıfatıyla imzası bulunan …’in imzasının adı geçene ait olup olmamasının davanın esasına bir etkisi bulunmamaktadır.

2.2. Davacının diğer temyiz itirazları istinaf dilekçesinde ileri sürülmediğinden temyiz aşamasında incelenmesine imkan bulunmamaktadır.

3
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.