YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28375
KARAR NO : 2023/9053
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7.080,00 TL adli para cezasına ve kamu görevlisine direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen tebliğnamede her iki suç yönünden de onama görüşü bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin, katılanın olay yerinde yargı görevi nedeniyle değil alacaklının oğlu olması nedeniyle bulunduğuna, icra işlemi yapıldığı sırada dosyada vekaletnamesi bulunmadığına, konunun katılanın görevinden dolayı değil, alacak konusundaki anlaşmazlıktan kaynaklandığına, suçun görev sırasında işlenmediğine, hakkındaki cezanın ertelenmemesinin devam eden başka bir davaya bağlanmasının yasal olmadığına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın olay günü haciz işlemi için gelen ve icra dosyası kapsamında usule uygun şekilde düzenlenmiş vekaletnameye dayanan yetki belgesine istinaden alacaklı vekili konumunda bulunan katılana yönelik iddianamede belirtilen hakaret sözlerini söylediği ve katılanın üzerine yürüyerek görevi yaptırmamak için direnme eylemini gerçekleştirdiği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçuna Yönelik Temyizde
1. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Dosya kapsamında bulunan haciz tutanağı, olaya dair kolluk tutanağı ve dinlenen tanık anlatımları uyarınca sanığın olay anında katılanın üzerine yürüdüğünün ve icra dosyası kapsamında bulunan vekaletname ve bu vekaletnameye istinaden katılanın alacaklı vekili olarak yetkilendirilmesine dair suç tarihinden önceki bir tarihte düzenlenen yetki belgesi uyarınca katılanın olay anında yargı görevi yaptığının sabit olduğu, bu haliyle sanığın üzerine atılı yargı görevi yapan kişiye karşı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediğine ve sanığın adli sicil kaydı dikkate alındığında, mahkemece ileride yeninden suç işlemeyeceğine yönelik olumlu kanaat oluşmamasına dair mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Hakaret Suçuna Yönelik Temyizde
1. Sanığın temyiz sebepleri yönünden
a.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
b. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aleniyet hükümlerinin oluşmadığı hususu dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Olayın gerçekleştiği yerin ahır olduğunun anlaşılması karşısında, hakaret suçu açısından aleniyet unsurunun gerçekleşmeyeceği gözetilmeden, yasal olmayan gerekçeyle 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre artırım yapılarak fazla ceza tayini isabetli bulunmamıştır.
V. KARAR
A.Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemece verilen hükümde sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Hakaret Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından “5237 Sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasına” ilişkin kısım çıkarılarak sanık hakkında verilen sonuç adli para cezasının uygulamaya göre 6.080,00 TL’ye indirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.