Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13128 E. 2023/785 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13128
KARAR NO : 2023/785
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/799 E., 2022/2770 K.
DAVA TARİHİ : 31.01.2022
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/70 E., 2022/74 K.

Şikayet eden-alacaklı tarafından …olarak açılan icra memur muamelesini şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayet eden-alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet eden-alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu aleyhine icra takibine girişildiğini, “borçluların pasif taşınmazlarının araştırılması ve sorgulanmasını” taleplerinin; icra müdürlüğünce verilen 20.01.2022 günlü tensip kararı ile reddine dair karar verildiğini, red kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, talepleri ile 3. kişilerin bilgilerinin istenmediğini, sadece borçlu adına kayıtlı olup tasarruf edilen taşınmazların bilgilerinin istendiğini, red kararı ile İİK m. 277 gereğince açılacak tasarrufun iptali davası ile alacağa kavuşmasının engellendiğini ileri sürerek şikayetlerinin kabulü ile … 13. İcra Müdürlüğü’nün 2021/12282 Esas sayılı dosyasında verilmiş olan 20.01.2022 tarihli memur kararının iptaline karar verilmesi talep etmiştir.

II. CEVAP
Dava, icra memur muamelesini şikayet olduğundan …olarak açılmıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; icra müdürlüğünce İİK’nın 85 vd. maddeleri ile İİK’nın 367. maddesine göre kural olarak icra müdürlüğünce haczi kabil olan borçluya ait mal ve haklarla ilgili bilgi toplanıp bunların haciz ve muhafazası yoluna gidilebileceği, bunun dışındaki icra müdürlüğünün 3. kişilere ait mal ve haklarla ilgili borçluya ait olup devredilmiş de olsa bilgi ve belge toplamak gibi bir görevi bulunmadığını, Anayasa’nın 20/3. maddesine göre aynı zamanda temel haklardan olan kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının, 6698 Sayılı Yasa’nın 28/1-d maddesinin geniş yorumlanması ile daraltılamayacağını ve bunun için icra müdürlüğünün vasıta kılınamayacağını, ayrıca vekilin avukatlık yasasından kaynaklanan yetkisi ile bu işlemleri gerçekleştirerek borçlu veya 3. kişilere yasadan doğan dava hakkını kullanabileceğini, yasa ve mevzuata aykırı olarak icra müdürlüğüne böyle bir yükümlülüğün getirilmesinin de mümkün olmadığını, bu nedenlerle icra müdürlüğünün şikayete konu 20.01.2022 tarihli işlemi usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet eden-alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Borçlu adına kayıtlı iken tasarrufta bulunduğu taşınmazların sorgusunun yapılması ile borçluya ait pasif taşınmazların bilgisine ulaşılacağını, taşınmazın mevcut malikine ilişkin hiçbir bilgi veya kaydın bulunmadığını, aksinin kabulü halinde tasarrufun iptali davasının fiilen ortadan kaldırılması ve ayrıca hak arama hürriyetinin ihlali anlamına geleceğini, taraflarına istenen sorgunun Anayasa hükmünde aranan “meşru vasıta ve yollardan faydalanma” şartını da karşıladığını, zira, avukatların 11.06.2021 tarihinden sonra TAKPAS sistemi üzerinden pasif sorgu yapılması imkanı kalmamış olup, şu an için aktif olarak icra müdürlüğü tarafından kullanılan Uyap ekranı üzerinden yapılabildiğini, mahkeme kararına gerekçe gösterilen ilamın iş bu davadaki somut olay ile uyumlu olmadığını, icra müdürlüklerince bu duruma ilişkin farklı uygulamaların geliştirildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kişinin mal varlığı bilgilerinin kişisel veri niteliğinde olduğu, borçlunun pasif taşınmaz kayıtlarının sorgulanması ile borçlu dışındaki kişilerin de kimlik bilgilerine ulaşılacağından anayasal güvenceye bağlanan kişisel verilerin korunması düzenlemesine aykırı olacağını, kaldı ki icra müdürlüğünün gerekli araştırma ve sorgulama işlemlerinin alacağın tahsiline yönelik sınırlı işlemler için gerçekleştirebileceğini, takip alacaklılarının ileride açabilecekleri muhtemel davaların malzemelerinin toplanması ödevinin icra müdürlüğüne ait olmadığını, vekilin avukatlık yasasından kaynaklanan yetkisi ile bu işlemleri gerçekleştirerek borçlu veya 3. kişilere yasadan doğan dava hakkını kullanabileceğini, yasa ve mevzuata aykırı olarak icra müdürlüğüne böyle bir yükümlülüğün getirilmesinşn de mümkün olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet eden-alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf sebeplerini tekrarla kararın bozulması istenmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, memur muamelesini şikayet olup, borçlunun pasif malvarlığı sorgusu yapılarak Uyap’a kaydının yapılması isteminin reddine dair memur işleminin kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İcra İflas Kanunu’nun 8/a, 78 ile 94. maddesi, 6698 sayılı Kanun’un 3/1-d ve 28/1-d maddesi.

2. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.