Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/2753 E. 2023/8941 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2753
KARAR NO : 2023/8941
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli tehdit, nitelikli kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında nitelikli kasten yaralama suçundan kurulan hükümler yönünden sanıklar hakkında hükmolunan doğrudan adli para cezalarının türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükümlerin kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, katılan vekili ve sanıklar müdafiinin temyiz isteklerinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan Ceza Muhakemesi Usulü Kanun’un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği,

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 1412 Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/12234 soruşturma numaralı ve 28.01.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 150/1 inci maddesi yollamasıyla 86/2-3-e, 37, 63 ve 53/1 inci maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2015 tarihli ve 2015/85 Esas, 2015/48 Karar sayılı kararı ile, eylemin nitelikli yağma suçunu oluşturabileceği, bu suçtan yargılama yapma ve delilleri takdir yetkisinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.

3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2015/147 Esas, 2015/323 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

4. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2015/147 Esas, 2015/323 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 11.11.2019 tarihli ve 2017/366 Esas, 2019/5376 Karar sayılı kararı ile;
“Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Oluş ve dosya içeriğine göre; katılan ile sanıklar arasında hukuki ihtilaf bulunduğu, olay günü sanıkların traktörle giden katılanı durdurup sanıklardan …, … ve …’nin darp ettikleri, bu sırada sanık …’in de ele geçirilemeyen tabancayı katılana doğrultmak suretiyle tehdit edip katılanın üzerinde bulunan 5.000,00 TL parayı aldıkları olayda, katılanın alınan raporuna göre, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığının anlaşılması karşısında; eylemin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda düzenlenen yağma suçunda daha az cezayı gerektiren hal başlıklı 150/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bozma üzerine … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2020 tarihli ve 2019/357 Esas, 2020/32 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 150/1 inci maddesi delaletiyle 106/2-a-c, 62/1, 53 ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezaların ertelenmesine; nitelikli kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 150/1 inci maddesi delaletiyle 86/2-3-e, 62/1 ve 52 nci maddeleri uyarınca doğrudan 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; ret ve düzelterek onama kararı verilmesi görüşünü içeren 11.06.2020 tarihli ve 2020/42721 numaralı tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanıkların suç işleme eğilimleri göz ardı edilerek mahkemece olumlu kanaat oluştuğundan bahisle sanıklar hakkında lehe hükümlerin uygulanması ile verilen hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna,
2. Vesaire,
İlişkindir.

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Eksik ve hatalı yargılama yapıldığına, savunma tanığının dinlenmesi gerektiğine,
2. Vesaire,
İlişkindir.

C. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi ile diğer lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
2. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ile sanıklar arasında hukuki ihtilaf bulunduğu, olay günü sanıkların traktörle giden katılanı durdurup sanıklardan … ve … ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dava dışı diğer sanık …’nin katılanı darp ettikleri, bu sırada hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dava dışı diğer sanık …’in de ele geçirilemeyen tabancayı katılana doğrultmak suretiyle tehdit edip katılanın üzerinde bulunan 5.000,00 TL parayı aldıkları, anlaşılmıştır.

2. Katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığına ilişkin … Devlet Hastanesinin 30.10.2014 tarihli adli raporu dava dosyasında mevcuttur.

3. Sanıklar savunmalarında atılı suçu işlemediklerini ifade etmişler ancak dava dışı suça sürüklenen çocuk … beyanında, katılan ile aralarında kavga olayının olduğunu, diğer sanıkların da olay yerinde olduklarını doğrulayarak tevil yollu ikrarda bulunmuştur.

4. Tanık M.Ö. beyanında, katılanı darp edilirken gördüğünü ancak darp eden kişilerin sanıklar olup olmadığını bilmediğini söylemiştir.

5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Savunma Tanığının Dinlenildiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Tehdit Suçuna Yönelik
Sanık … müdafii, her ne kadar sanığın olay yerinde olmadığına ilişkin savunma tanığının dinlenmediğini beyan etmiş ise de, dosya içerisinde dinlenmesini istedikleri bir tanık isminin belirtilmediği, kaldı ki dava dışı suça sürüklenen çocuğun diğer sanıkların da kavga sırasında olay yerinde bulunduklarına ilişkin beyanda bulunduğu anlaşılmakla, hükümde sanık … müdafiince ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Kararın Usul ve Yasaya Aykırı Olması, Lehe Hükümlerin Uygulanmasına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Katılanın beyanı ve tanıklar beyanları ile dava dışı suça sürüklenen çocuğun ifadesi, dosya içerisinde mevcut adli rapor, tutanak ve belgeler ile mahkemece gösterilen gerekçeye ve Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanıkların eyleminin sabit olduğu, kararın usul ve kanuna uygun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin koşullarının bulunmadığı ancak sanıklar hakkında diğer lehe hükümlerin uygulandığı kabul edilen hükümde, sanık … müdafiince ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sanıklar Hakkında Lehe Hükümlerin Uygulanması ve Erteleme Kararı Verilmesinin Hukuka Aykırı Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık …’in UYAP’tan alınan adli sicil kaydına göre, sanığın suç tarihinden önce kesinleşmiş bulunan 3713 sayılı Kanun’un 7/2 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet hükmünün bulunduğu, anılan karara uyaptan ulaşılamadığı anlaşılmakla, … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/258 Esas, 2009/152 karar sayılı kararı getirtilip şartları araştırıldıktan sonra sonucuna göre sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca erteleme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hükümde, katılan vekilince ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden hukuka aykırılık bulunmuştur.

D. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ile sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
A. Sanıklar Hakkında Nitelikli Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Ön inceleme bölümünde yer alan ilk paragrafında açıklanan nedenle katılan vekili ile sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık … Hakkında Nitelikli Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (B) ve (D) paragraflarında açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2020 tarihli ve 2019/357 Esas, 2020/32 Karar sayılı kararında katılan vekili ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Sanık … Hakkında Nitelikli Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (A) ve (C) paragraflarında açıklanan nedenle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2020 tarihli ve 2019/357 Esas, 2020/32 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

27.02.2023 tarihinde karar verildi.