YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12914
KARAR NO : 2023/487
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1128 E., 2022/1672 K.
DAVA TARİHİ : 03.12.2021
HÜKÜM/KARAR : Kaldırma/ Davanın hukuki yarar yokluğundan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçakoca İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/60 E., 2022/10 K.
Taraflar arasındaki ihalenin feshi yargılamasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine, davacının ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun resen bakılan sebeplerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili, müvekkili şirket yetkilisinin ihaleyi 30.11.2021 günü ihale sonrasında öğrendiğini, davacı (borçlu) şirket aleyhine açılan ilamlı icra takibinde vekil ile temsil edilmiş olmadığını, talimat dosyasında, davacı (borçlu) şirketin herhangi bir vekil ile temsil edilmiş olmadığını buna rağmen hukuka aykırı olarak dosyada kıymet takdir raporları, 103 davetiyesi ve satış ilanının tebliğinin usulsüz olarak, takibin mesnedi olan dosyada vekillik görevi nedeniyle tarafına yapıldığını, bu nedenle yapılan ihalenin feshine karar verilmesi gerektiğini, ilanının yerel bir gazetede yayınlanmasının taşınmazın düşük bir bedel ile satılmasına neden olduğunu, ilan panosunda ilanın yapıldığı belirli ise de, adliye divanhanesinde ilanın yapıldığına dair herhangi bir tutanak düzenlemediğini, satış kararı gereğince adliye divanhanesinde ilanın yapılmadığı, bu hususunda satış kararın açıkça aykırılık edildiğinin de açık olduğunu, açıkça yerel gazete de ilanın yapılmasına karar verilmeden, satış ilanının yerel bir gazetede yapılmış olmasının, borçlu haklarını kısıtlayıcı, taşınmazın ekonomik değerinin çok altında 3. bir kişiye ihale edilmesine neden olduğunu, ihalenin düşük bir bedel ile yapılmasına neden olunmuş olmasının da, hakkın kullanılmasında kötüniyetten başka bir sonuç doğurmadığını belirterek ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar tarafından cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Tebligat Kanunu’nun 11., Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddeleri gereğince; vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunlu olduğu, somut olayda, kıymet takdir raporu, 103 davetiyesi ve satış ilanı tebligatının borçlu şirket vekili Av. …’a tebliğ edildiği, adı geçen vekilin, ilamlı takip yapılan asıl takip dosyasına dayanak ilamda vekil olarak yer aldığı, vekilin vekillikten çekildiği veya azline dair herhangi bir belge ibraz edilmediği bu durumda satış ilanının vekile tebliğinde bir usulsüzlük bulunmadığı, İİK’nın 114. Maddesi uyarınca her ihalenin gazetede ilan zorunluluğu bulunmayıp, icra müdürlüğüne, her iki tarafın menfaati gözetilmek koşulu ile bu konuda takdir yetkisi tanındığı, icra müdürlüğünün satış kararında da; satış ilanının ilan panosu ile adliye divanhanesine asılmak, gazetelerden birinde ilan edilmesine karar verilmiş, bu doğrultuda yerel gazetede ilan yapılmış, ulusal çapta yayımlanan bir gazetede ilan yapılması yönünde karar verilmediği, ilan panosu ile adliye divanhanesinin aynı yer olduğu ve ilan askı tutanağı tutulduğu anlaşıldığından bu hususta da bir eksiklik bulunmadığı, gerek ihale öncesi aşamalarda gerekse ihale sırasında ihalenin feshini gerektirecek usulsüzlüğe rastlanılmadığı, ihalenin usulüne uygun yapıldığı, her hangi bir ihalenin feshi sebebinin ispat edilemediği gerekçesiyle ihalenin feshi talebinin reddine, davacının ihale bedelinin %10’na tekabül eden para cezasına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu vekili; şikayet dilekçesini tekrarla, asıl takip dosyasında, takibe konu ilamda borçlu vekili olmanın, takip dosyasında icra emri tebliği dışındaki 103 davetiyesi, kıymet takdir raporu ve satış ilanı tebliğinin vekile yapılmasını gerektirmeyeceğini, asile yapılması gerekirken vekile tebliğ yapılmasının usulsüz olduğunu, borçlu şirket yetkilisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş bir tebliğin olmadığını, satış ilanının yerel bir gazetede yayınlanmasının taşınmazın düşük bir bedel ile satılmasına neden olduğunu, satış kararı gereğince adliye divanhanesinde ilanın yapılmadığını, bu hususunda satış kararına açıkça aykırılık teşkil ettiğini, satış ilanının yerel bir gazetede yapılmış olması ve borçlu haklarını kısıtlayıcı, taşınmazın ekonomik değerinin çok altında 3. bir kişiye ihale edilmesine neden olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibin dayanağını oluşturan ilamda borçlu vekili olarak Av. …’ın adının yer aldığı, satış ilanı tebligatının borçlu vekili açıklaması ile bu vekile yapıldığı, satış ilanının, dayanak ilamda adı geçen (ve istifa veya azledildiğine dair bir belge de bulunmayan) borçlu vekiline tebliğ edilmesinde usul ve yasaya uymayan bir yön bulunmadığı, vekile yapılan satış ilanı tebliğinin usulüne uygun olduğu, şikayetçi borçlunun adı geçen avukat vasıtasıyla temsil edildiği, ihale bedelinin muhammen bedelin üzerinde olduğu, borçlu vekili tarafından istinaf dilekçesinde; kıymet takdirinin düşük takdir edildiği, bilirkişi raporunun usulsüz tebliğ edildiği belirtilmiş ise de, davacı borçlunun en geç usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olan satış ilanının tebliği ile birlikte kıymet taktirinden haberdar olduğu, İİK’nın 16/1. maddesinde öngörülen yasal yedi günlük sürede icra mahkemesi nezdinde şikayet davası açılmadığı anlaşılmakla bu hususun artık ihalenin feshi nedeni olarak incelenip dinlenilmesine imkan olmadığı, satış ilanı tebliğinin yerel gazetede yapılmasının katılımı azalttığı belirtilmişse de; hukuki yarar yokluğunda bu hususun dinlenemeyeceği, ihalenin feshi talebinin hukuki yarar yokluğu nedeni ile usulden reddine ve İİK’nın 134/2. maddesi uyarınca, işin esasına bu nedenle girilmemiş olunacağından para cezasına hükmolunmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince davanın reddi ile ihale bedeli üzerinden para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle, resen bakılan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlu vekili tarafından; şikayet ve istinaf dilekçesindeki beyanların tekrarı ile kararın bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şikayet yolu ile taşınmaz ihalesinin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 16/1, 127, 134 ve Tebligat Kanunu’nun 11., Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı borçlu vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25/01/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.