Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/5916 E. 2023/454 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5916
KARAR NO : 2023/454
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin ve Maliye Hazinesinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kaman Cumhuriyet Başsavcılığının 10.12.2013 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’un (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Kaman Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.09.2015 tarihli kararı sanıklar …, …, …, …, …, … hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 … maddesini birinci fıkrası, 50 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca hapisten çevrili 3000 TL ve doğrudan verilen 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına sanıklar … ve … hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanıklar …, …, …, …, …, …’in temyiz talepleri, suça konu mera parsellerinin taşınmazlarının sınırında olup bilerek ekmediklerine, tecavüzü öğrendikten sonra merayı terk ettiklerine, mahkemenin takdir hakkını lehlerine kullanmadığına, haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine vesaireye ilişkindir.
2. Şikayetçi Maliye Hazinesi vekilinin temyiz talebi gerekçeli karar tebliği üzerine davadan haberdar olup davaya katılmalarına karar verilip sanıkların en üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçunun 5271 sayılı Kanun’un 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulüne tabi olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık …’nin hükümden sonra 22.11.2017 tarihinde vefat ettiği UYAP sorgusunda anlaşılmıştır.

III. GEREKÇE
1. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler yönünden
a. Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
b. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 20.03.2014 tarihli ilk savunma tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
2. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 22.11.2017 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

3. Sanıklar …, …, …, …, … hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Davadan usulüne uygun yargılama sürecinde haberdar edilmeyen suçtan zarar gören Maliye Hazinesi’nin gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, anılan Kurumun 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
a. Maliye Hazinesi davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hükümler kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 233 üncü maddesi birinci fıkrası ve 234 üncü maddelerine aykırı davranıldığı anlaşılmıştır.
b. Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 … ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 … ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle eklenen geçici 5 … maddenin (d) bendinde yer … “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanıklar hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdi edilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

IV. KARAR
A. Sanıklar … ve … hakkında verilen hükümlerin
Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle Kaman Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.09.2015 tarihli kararına yönelik katılan Maliye Hazinesi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarını 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında verilen hükümlerin
Gerekçe bölümünün (2 ve 3)numaralı bendlerinde açıklanan nedenlerle Kaman Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.09.2015 tarihli kararına yönelik sanıklar …,…,…,…,…,… ve katılan Maliye Hazinesi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2023 tarihinde karar verildi.