YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23980
KARAR NO : 2023/8927
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.04.2017 tarihli ve 2017/1878 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2017 tarihli ve 2017/146 Esas, 2017/216 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2017 tarihli ve 2017/146 Esas, 2017/216 Karar sayılı kararının, katılan … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.04.2018 tarihli ve 2018/461 Esas, 2018/993 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmünün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılmasına, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.11.2021 tarihli ve 2018/46614 sayılı yazısıyla özetle;
“1-… nitelikli yağma suçu yönünden yürütülen yargılamada, anılan suçun nitelik ve niceliği itibariyle doğrudan ve/veya dolaylı olarak zarar görmediği ve yağma suçuna ilişkin davada taraf olmadığı halde, ilk derece mahkemesince kamu davasına katılmasına karar verilmesi hukuki değerden yoksun olduğundan ve bu nedenle de davada taraf sıfatı bulunmadığından, istinaf davası açma yetkisi bulunmayan adı geçen kurum vekilinin istinaf mahkemesince istinaf istemi kabul edilerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve sanığın mahkumiyetine hükmedilmesi,
2- (1) numaralı bozma gerekçesi nedeniyle … lehine ve sanık aleyhine avukatlık ücretine hükmedilmesi,”
Nedeniyle bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii olmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Nitelikli yağma suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
2. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü, gece vakti sayılan zaman diliminde sanığın, daha önce aralarında duygusal ilişki bulunan mağduru ikametine girmek üzereyken durdurarak, elinde bulunan çantayı zorla alıp, “dün seni kim bıraktı, seni öldüreceğim, orospu, kahpe” diyerek, mağdurdan aldığı çantayla birlikte olay yerinden ayrıldığı iddiası ile kamu davası açılmıştır.
2. Mağdurun 08.02.2017 tarihli kolluk beyanında, sanıktan şikâyetçi olmadığını, olaydan bir gün sonra çantayı kendisine iade ettiğini beyan ettiği, duruşmada ise sanığın elini tutmaktaki amacının çantayı almak için değil, kendisiyle konuşmak için olduğunu, o sırada kendisi binaya girdiği için sanığın dışarıda kaldığını ve çantayı iade edemediğini, çantasında değerli eşya bulunmadığını, sadece kıyafetlerinin bulunduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
3. Sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmeyerek, mağdurun kolunu konuşmak için tuttuğunu, bu sırada çantasının elinde kaldığını, mağdur o sırada kapıyı kapatınca çantayı teslim edemediğini savunmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesinin beraat hükmünün kaldırılarak, sanığın eylemine uyan nitelikli yağma suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
Anayasamızın “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10/2-3 maddesinde;
“Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.
Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz ve çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 2/d maddesinde yer alan “şiddet” tanımına göre;
“Kişinin, fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfî engellenmesini de içeren, toplumsal, kamusal veya özel alanda meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranışı” ifade eder.
Aynı Kanunun 20. maddesinin 2. fıkrasında da davaya katılma konusuyla ilgili olarak;
“Bakanlık, gerekli görmesi hâlinde kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan idarî, cezaî, hukukî her tür davaya ve çekişmesiz yargıya katılabilir.” hükmüne yer verilmiştir.
6284 sayılı Kanun’un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re’sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 13.12.2019 gün, 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile özetle; 6284 sayılı Kanun’un 20/2. maddesi uyarınca, bu kanun kapsamına giren suçlarla ilgili olarak açılan ceza davalarında, kovuşturma evresinde mahkemesince; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davadan haberdar edilmesinin zorunlu olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Somut olayda pozitif ayrımcılığa tabi tutulan mağdurun 6284 sayılı Kanun kapsamında şiddet mağduru olması nedeniyle Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının aynı Kanun’un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılmasında isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bu husustaki görüşe iştirak edilmemiştir.
2. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Olay günü, gece vakti sayılan zaman diliminde sanığın, daha önce aralarında duygusal ilişki bulunan mağduru ikametine girmek üzereyken durdurarak, elinde bulunan çantayı zorla alıp, “dün seni kim bıraktı, seni öldüreceğim, orospu, kahpe” diyerek, mağdurdan aldığı çantayla birlikte olay yerinden ayrıldığı, ertesi gün suça konu çantayı mağdura iade ettiği olayda, sanığın eyleminin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda mal edinme kastı ile mağdurdan menfaat temin etmeye çalışmadığı, içerisinde değerli eşya bulunmayan, sadece müştekiye ait kıyafetler bulunan çantayı olaydan bir gün sonra mağdura teslim ettiği, mağdurun da aşamalarda sanığın çantasını zorla almadığını, kolunu tutmak isterken çantasının sanıkta kaldığını beyan ederek şikayetinden vazgeçtiği anlaşılmakla, yağma kastı bulunmayan sanığın eyleminin mağdurun şikâyetinden vazgeçtiği de gözetilerek tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde nitelikli yağma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 05.04.2018 tarihli ve 2018/461 Esas, 2018/993 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.