Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/2244 E. 2023/8796 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2244
KARAR NO : 2023/8796
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 12.04.2012 tarihli ve 2012/2289 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmıştır.

2. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2013 tarihli ve 2012/732 Esas, 2013/458 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ve 43 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına karar vermiştir.

3. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2013 tarihli ve 2012/732 Esas, 2013/458 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 27.11.2019 tarihli 2019/2120 Esas ve 2019/5822 Karar sayılı kararı ile;
“Sanık hakkında açılan kamu davasında, alacağın tahsili amacıyla yakınana tehdit eyleminin gerçekleştiğinin belirtilmesi karşısında; sanığın eyleminin daha az cezayı gerektiren hal ve/veya yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2020 tarihli ve 2019/1106 Esas, 2020/384 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5271 sayılı Kanunun 3, 4 ve 5 inci maddeleri gereği görevsizlik kararı verilmiştir.

5. … 1. Ağır Ceza Mahkemesi 07.10.2021 tarihli ve 2020/236 Esas, 2021/315 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle, 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ve 43 üncü maddesi ve 62 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 5 ay ve 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına karar vermiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanığın suçu işlediğine dair şüpheden uzak delil bulunmadığına,
2. Katılanın şikayetçi olmadığına,
3.Olayın üzerinden 9 yıl 8 ay geçtiğine,
4 Vesaire
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde sanık … …’ın temyiz dışı diğer sanık ile beraber şikâyetçi …’e taksitle tansiyon aleti sattıkları, taksitlerin zamanında ödenmemesi nedeniyle sanığın değişik zamanlarda şikâyetçinin ikametine giderek şikâyetçinin “Ödemeni yap, yoksa seni öldürürüm, kelleni kopartırım, arabanın arkasına bağlar sürüklerim” diyerek tehdit ettiği, şikâyetçinin görme engelli olması sebebiyle sanığın kendisini rahatça tehdit ettiğini beyan edip şikâyetçi olduğu görülmüştür.

2. Şikâyetçinin soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki beyanları, tanık M. Ö.’nün görevsizlik kararı veren mahkemedeki beyanları, sanığın hukuki alacağının olduğunu, alacağını tahsil etmek amacıyla değişik zamanlarda şikayetçinin evine gittiğini ancak tehdit kastının bulunmadığını, hukuki yönden işlem başlatılacağını beyan eden beyan eden tevil yollu ikrarı mevcuttur.

3. Şikâyetçinin 21.05.2018 tarihinde vefat ettiği, davanın yasal mirasçılarına davanın ihbar edildiği mirasçıların şikayetçi olmadıkları görülmüştür.

4. Park Medikal’a ait sözleşme, sanık hakkında düzenlenen Sosyal Ekonomik Durum Araştırma Raporu, sanığa ait Nüfus ve Adli Sicil Kaydı dosya arasında mevcuttur.

5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2021 tarihli ve 2020/236 Esas, 2021/315 Karar sayılı kararında sanık ile şikâyetçi arasında tansiyon aleti alımı sebebiyle hukuki ilişki mevcut olduğu, sanığın şikâyetçinin ikametine birden fazla kez değişik zamanlarda giderek borcunu ödemediğini söyleyerek “Ödemeni yap, yoksa seni öldürürüm, kelleni kopartırım, arabanın arkasına bağlar sürüklerim” şeklinde tehdit ettiğinin, şikâyetçinin beyanları, tanık M. Ö. nün beyanları, tanık K. Ö.’nün sanığın eve iki kez gelip tehdit ettiklerine ilişkin beyanları ve sanığın şikâyetçinin evine 4-5 kez alacağını almak amacıyla gittiğini ancak tehdit etmediğini beyan eden tevil yollu ikrarı ile sabit bulunduğundan sanık müdafiinin sanığın suçu işlediğine yönelik kesin şüpheden uzak inandırıcı delil olmadığına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiş olup kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. 5237 sayılı Kanunun 150 nci maddesi delaletiyle 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin zamanaşımı süresinin aynı Kanunun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca zamanaşımına uğramadığı ve suçun takibinin şikâyete bağlı bir suç olmadığı görülmekle sanığın bu yöndeki temyiz sebepleri bakımından verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2021 tarihli ve 2020/236 Esas, 2021/315 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

15.02.2023 tarihinde karar verildi.