YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7740
KARAR NO : 2023/386
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2015/594 Esas, 2016/462 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 168/2, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi, sanığın uyuşturucu bağımlısı olması nedeniyle eylemi hatırlamadığı için atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1) Olay günü, müştekinin iş yerindeki tezgah üzerine bıraktığı cep telefonunun müştekinin dalgınlığından yararlanılarak sanık tarafından gündüz vakti alınıp götürüldüğü, hırsızlıktan yaklaşık 10 dakika sonra sanığın annesi adına kayıtlı telefon hattıyla suça konu telefonun kullanıldığı, daha sonra da sanığın kimlik fotokopisi ile satıldığı açıkça anlaşılmış olup, suça konu telefonun iadesinin sağlanamadığı ancak müştekinin zararının yargılama sırasında karşılanmış olması nedeniyle etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle hırsızlık suçundan sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2) Suça konu cep telefonuna ait HTS kayıtları, sanığa ait adli sicil kayıtları, suça konu cep telefonunun sanık tarafından satışı esnasında verilen imzalı kimlik fotokopisi, sanığın tevilli ikrarı dosya içerisine alınmıştır.
IV. GEREKÇE
Suça konu eylemin sanık tarafından kasten işlendiği, suça konu cep telefonuna ait HTS kayıtları ile bu cep telefonunun sanık tarafından satışı esnasında verilen sanığa ait imzalı kimlik fotokopisi ve sanığın tevilli ikrarı ile sabit olduğundan, mahkemenin uygulamasında hukuka aykırılık tespit edilmemiş,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2015/594 Esas, 2016/462 Karar sayılı kararında sanık müdafiı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafini temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.