Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/7761 E. 2023/609 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7761
KARAR NO : 2023/609
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 01/03/2016 tarihli, Esas No:2016/5393, İddianame No:2016/4696 sayılı iddianamesi ile, şikâyetçinin 29.01.2016 günü saat 22:36 sıralarında bir komşusunun kendisini arayarak inşaat alanından anormal sesler geldiğini söylediği, inşaat alanına gittiğinde inşaatın 3.katında inşaat ile alâkası olmayan tanımadığı üç şahsı gördüğü, ismini polis merkezinde öğrendiği … isimli şahsın havalandırma boşluğundan birinci kata girip buradan yere atladığını ve yaralandığını, diğer iki erkek şahsın ise ikinci kattan atlayarak kaçtığını gördüğü, polis merkezindeki … ve …’ın bu iki şahıs olduğu, inşaatından yeni dökülen altı adet iskele demirinin takılı olduğu kalıptan sökülmüş vaziyette olduğu ancak çalınan bir malzeme olmadığını beyan ederek şikâyetçi olduğu şeklindeki anlatımla, sanıkların 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e, 143, 35, 53. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2…. Asliye Ceza Mahkemesinin,17.06.2016 tarihli ve 2016/187 Esas, 2016/593 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hırsızlık suçundan, TCK’nın 142/1-e, 143, 35/2, 62, 53/1, 58. maddeleri gereğince 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … süresi içerisinde verdiği 21.06.2016 cezaevi havale tarihli dilekçesinde kararın tekrar incelenerek bozulması ya da cezanın miktarı gözönüne alınarak alternatif ceza yöntemlerinin uygulanmasını talep etmiş, sanık … süresi içerisinde 20.06.2016 cezaevi havale tarihli temyiz dilekçesinde, yalnızca hükmü temyiz ettiğini bildirmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar 29.01.2016 tarihinde, gece sayılan zaman diliminde saat 22.36 sıralarında, müştekinin inşaatından 6 adet iskele demirini çalmak isterken görülmeleri üzerine, temyiz dışı sanık … olay yerinde yakalanmış, suç teşebbüs aşamasında kalmış, kaçan sanıklar ise daha sonra yakalanmışlardır.
2. Sanık … suçu ikrar etmiş, “Diğer sanıklar ile birlikte olay yerine hırsızlık amacı ile gittiklerini” söylemiş, sanık … ise, “Olay yerine tuvalet ihtiyacı için girdiklerini, sökülmüş vaziyette inşaat demirlerini gördüklerini, onları almayı düşündüklerini, bu sırada inşaatın sahiplerinin geldiğini” söylemiştir.
3. Olay, görgü, tespit ve araştırma tutanağına göre, bahse konu inşaat giriş katı ile birlikte üç kat olup, inşaatın çevresinin hiçbir şekilde çevrili olmadığı, 3. katın zemininde 6 adet iskele demirinin toplu vaziyette bulunduğu tespit edilmiştir.
4.Sanıkların adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örnekleri dava dosyasına eklenmiş, sanıklara TCK’nın 58. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, tüm dava dosyası kapsamı, şikayetçi beyanı, sanıkların ikrarı karşısında, sanıkların eylemi sübuta ermekle, sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiş, somut olayda sanıkların kasıtlı bir suçtan 3 aydan fazla hapis cezası ile mahkûmiyetlerinin bulunması karşısında Mahkemece, takdiren değil, kanunen erteleme ve seçenek yaptırımlara çevirme müesseselerinin uygulanmasına engel bulunduğu, kaldı ki bu durumun Mahkemece değerlendirildiği ve “Sanıkların kasıtlı suçlardan hükümlülüklerinin bulunması ve suç işleme eğilimine göre yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmadığından hükmolunan cezaların TCK’nın 51. maddesi uyarınca takdiren ertelenmesine yer olmadığına”, “Sanıkların ekonomik, kişisel ve sosyal durumu ile suç işleme eğilimi ve cezanın caydırıcılık etkisinin sağlanması amacı da gözetilmek sureti ile sanıklar hakkında hükmolunan cezanın TCK’nın 50. maddesindeki seçenek yaptırımlara çevrilmesine takdiren yer olmadığına” karar verildiği belirlenmekle, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2016 tarihli ve 2016/187 Esas, 2016/593 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.