YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2361
KARAR NO : 2023/8711
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/67880 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2015 tarihli, 2014/27 Esas, 2015/673 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 143 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 58 inci maddesinin altıncı, yedinci fıkrası uyarınca tekerrür hükmünün uygulanmasına, 53 üncü maddesinin birinci, üçüncü fıkraları uyarınca, (c) bendindeki hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2015 tarihli, 2014/27 Esas, 2015/673 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 13.04.2021 tarihli, 2020/10744 Esas, 2021/8041 Karar sayılı kararı ile;
“Müştekinin olay günü saat 23.10 sıralarında ikametinde iken duyduğu araç kapısı kapanma sesi nedeniyle dışarıya çıktığında, kendi aracının şöför mahal kapısının açık olduğunu gördüğü ve olay yerinden uzaklaşmakta olan sanığı durdurarak montunun içinde sakladığı kendi aracına ait teybi aldığı, ancak sanığın müştekiye bıçak çekerek kaçtığı olayda, sanığın müştekiye ait aracın teyp başlığını beraberinde götürdüğünün anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 149/1-a-h maddelerinde düzenlenen gece vakti silahla yağma suçunu oluşturup oluşturmadığını değerlendirme görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine usulüne uygun uyma kararından sonra; … 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2021 tarihli ve 2021/491 Esas, 2021/375 Karar sayılı kararı ile görevsizliğine, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a-h) bendleri uyarınca yargılama yapılması için dosyanın … Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. Sanık ve müdafiine 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a,h) bendlerinin, 58 inci maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmiştir.
6. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2021 tarihli ve 2021/368 Esas, 2021/635 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a-h) bendleri uyarınca, 62 nci maddesi uyarınca 9 yıl 2 ay hapis ile cezalandırılmasına ve 58 inci maddesinin altıncı, yedinci fıkrası uyarınca tekerrür hükmünün uygulanmasına, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile yapılan değişikliği de gözetilerek, kasıtlı suçtan mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
7. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.12.2021 tarihli ve 2021/147201 sayılı, onama görüşlü tebliğname ile daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Olay hakkında yeterli inceleme yapılmadığından hükmedilen cezanın hukuka aykırı olduğunu, sanığın suçu işlemediğini sadece oradan geçtiğini, sanık hakkında cezaya hükmedilecek kadar dosyada şüpheden uzak yeterli ve kuvvetli bir delil bulunmadığını, her ne kadar şikayetçi ifadesinde bıçaktan söz edilse dahi suçu kabul etmemekle birlikte olayda silah kullanma söz konusu olmadığını, şikâyetçinin ifadesinden de anlaşılacağı üzere hırsızlık olayının gerçekleşip, sonuçlandığını, silah çekerek teyp almanın söz konusu olmadığını, sanığın yolda yakalanması sonrası kaçmak için bıçak kullandığını belirtildiğini, kullanılan bıçağın suçun aracı olmadığını, bu nedenle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Sağır ve dilsiz olan sanık hakkında indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. Sanık lehine kanun hükümleri uygulanmadığına,
4. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü, saat 23.00 sıralarında mağdurun evinin önüne kapılarını kilitleyerek park ettiği, duyduğu araç kapısı kapanma sesi nedeniyle ikametinden dışarıya çıktığı, aracının şoför tarafındaki kapısının açık olduğunu ve aracının 30 metre ilerisinde bir şahsın normal bir hızda yürüdüğünü fark ettiği, şahsa seslendiği, şahsın kendisini duymadığı, şahsın yanına yaklaştığında montunun içerisinde bir şey sakladığını fark ettiğini, eli ile bu şahsın montunun içerisinde sakladığı kendisine ait oto teybini aldığı, oto teybinin başlığının olmadığını görünce bu şahsa sorduğu, şahsın konuşamadığı, el kol hareketleri yaptığı, bu sırada şahsın kendisine bıçak çekip olay yerinden ayrıldığı anlaşılmıştır.
2. 20.12.2013 tarihli teşhis tutanağı ile mağdurun olayı gerçekleştiren kişi olarak sanığı teşhis ettiğine ilişkin tutanak dava dosyasında mevcuttur.
3. Sanık ise savunmasında olay sırasında sadece yoldan geçmekte olduğunu, mağdur ile tanışıklığı bulunmadığını ve hiç bir husumetinin bulunmadığı yönünde savunma yaptığı tespit edilmiştir.
4. Tanık Ö.A.’nın aşamalarda değişmeyen beyanı ile sanığı mağdurun aracından teybi söküp götürürken gördüğünü belirttiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Beraat Kararı Verilmesi Yönünden
Mağdurun beyanı, tanık Ö.A.’nın beyanı ve 20.12.2013 tarihli teşhis tutanağı karşısında, sanığın eyleminin Olay ve Olgular bölümünün 1 numaralı paragrafında açıklanan şekilde gerçekleştiğinin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sağır ve Dilsiz Olan Sanık Hakkında İndirim Hükümlerinin Uygulanması Gerektiği Yönünden
Suç tarihinde 24 yaşında olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi gereği indirim hükmünün uygulanamayacağı anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Lehe Hükümlerin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, seçenek yaptırımlar yönünden; 5237 sayılı Kanun’un “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesinin ön koşulu, hükmolunan netice cezanın kısa süreli hapis cezası olmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; “Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır.” Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise …” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 9 yıl 2 ay hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Vesaire Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, 19 yaşında, sağır ve dilsiz olan sanığın tekerrüre esas alınan ilamında hakkında 5237 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi delâletiyle 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulandığı gözetilmeksizin 58 inci maddesinin beşinci fıkrasına aykırı olarak tekerrüre esas alınması hukuka aykırılık bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Ancak;
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (D) paragrafı (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2021 tarihli ve 2021/368 Esas, 2021/635 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından “5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanması”ile ilgili kısmının çıkarılmak suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.