Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/2244 E. 2009/8227 K. 10.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2244
KARAR NO : 2009/8227
KARAR TARİHİ : 10.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirket nezdinde kasko sigortalı müvekkiline ait aracın anahtarının eve giren hırsızlarca ele geçirilip aracın çalındığını ve daha sonra hasarlı olarak bulunduğunu, davalı şirketin zararı karşılamadığını hasarlı aracın 6 aydır kiralanan garajda muhafaza edildiğini belirterek araç pert olduğundan 20.000.YTL sigorta bedelinin ihbar tarihinden aylık 150.YTL’den 6 aylık toplam 900.YTL kira bedelinin ödeme tarihinden, 2007 yılı Temmuz dönemi için 262 YTL motorlu taşıtlar vergisinin 1.8.2007 tarihinden, 2008 yılı Ocak dönemine ait 280.50.YTL motorlu taşıtlar vergisinin 1.2.2008 tarihinden işleyecek avans faizleri ile 1.000.YTL manevi tazminatın ihbar tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, 20.6.2006 tarihinden itibaren kasko sigortası Genel şartlarında Hazine Müşteşarlığı tarafından yapılan değişiklik sonucu araç anahtarının ele geçirilmesi suretiyle çalınması veya çalınmaya teşebbüsü sonucu meydana gelecek hasarların ek sözleşme ile teminat altına alınması gerektiğini taraflar arasında düzenlenen poliçede bu halin ek sözleşme ile teminat altına alınmadığını bu nedenle hasardan sorumlu olmadıklarını, diğer taleplerinin davacının şahsen yapması gereken zorunlu edimler olduğundan istenemeyeceğini, manevi tazminatın şartlarının oluşmadığını, hasar miktarının fahiş olduğunu, ihbar tarihinden temerrüde düşülmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 12.000.YTL araç bedelinin ihbar tarihinden işleyecek avans faizi ile 900 YTL kira bedelinin 23.7.2007 tarihinden 262.YTL araç vergisi bedelinin 1.8.2008 tarihinden işleyecek avans faizi ile ve 280.50.YTL araç vergisinin davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm davalı Güven Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı tarafından sigortalanan aracın riziko tarihini de kapsayan dönem için davalı sigorta şirketinin sigorta güvencesi altında olduğuna ilişkin uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık sigortalı araç anahtarının sigortalı davacının aracının 3. Kişi … isimli şahsın zilyetliğinde iken çalındığı, zilyedin kendi beyanına göre, evinin açık bırakılan mutfak balkon kapısından kimliği belirsiz kişi yada kişilerce (hırsız ) girilerek yatak odasındaki komidin üzerinden alınması suretiyle, aracın anahtar kullanılarak çalınması halinin teminat kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Kara taşıtları Kasko sigortası Genel Şartlarının 20.6.2006 tarihinde eklenen A.4.4.11 maddesi uyarınca ” Araç anahtarının ek sözleşmede belirtilen haller sonucunda ele geçirilmesi suretiyle aracın çalınması ve çalınmaya teşebbüsü sonucu meydana gelecek ziyan ve hasarların ” ek teminat kapsamına alınabileceği düzenlenmiştir.
Böylece kural olarak, aracın kendi anahtarı ile çalınması teminat dışı bırakılmış ek sözleşmede belirtilen şekillerde anahtarın ele geçirilmesi hallerinde ise, teminatın geçerli olacağı ifade edilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında düzenlenen kasko poliçesi 2.8.2006- 2.8.2007 vadeli olup, 20.6.2006 tarihindeki değişiklikten sonra düzenlenmiş ve poliçede aracın kendi anahtarı ile çalınmasına ilişkin ek sözleşme (kloza) yer verilmemiştir.
Bu durumda mahkemece aracın kendi anahtarı ile çalınması halinin teminat dışında kalıp kalmadığı hususunun tartışılması ve değerlendirilmesi gerekirken Kara Taşıtları Kasko sigortası Genel Şartlarında 20.6.2006 tarihinde yapılan değişikliğin olay tarihinden önce kaldırıldığına ilişkin yetersiz ve hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre de; davacının yapması gereken zorunlu giderlerden olan aracın motorlu taşıt vergileri ile olaydan sonra ağır şekilde hasarlı olarak bulunan ve perti uygun görülen araç için kendi iradesiyle garaj kiralayan davacı yararına kira bedeline hükmedilmesi de doğru değil bozma sebebidir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı Güven Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 10.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.