YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15713
KARAR NO : 2023/870
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz talebinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 04.09.2018 tarihli ve 2018/1332 Soruşturma, 2018/916 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 297 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.02.2019 tarihli ve 2018/425 Esas, 2019/68 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 17.04.2019 tarihli ve 2019/440 Esas, 2019/575 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf talebinin kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 297 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; 58 … maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve 54 üncü maddesi gereği suç eşyasının müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz talebi;
Sanıktan ele geçen eşyaların cezaevinde bulundurulmasına bir süre müsaade edilmiş olduğu, sanığın suç kastı ile hareket ettiğine dair cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı halde ilk derece mahkemesinin usul ve yasaya uygun beraat kararına ilişkin istinaf talebinin esastan reddi gerekirken bu kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Dava konusu olay, … 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda kalmakta olan sanığın koğuş değişikliği sırasında eşyalarının X-… cihazından geçirilerek aramasının yapıldığı sırada 4 adet … parçası, bir adet yapıştırıcı, bir adet zımparanın ele geçirilmesine ilişkindir.
2. 27.04.2018 tarihli ceza infaz kurumunca tanzim edilen tutanak ile söz konusu malzemelerin ele geçtiği sabittir.
3. 01.10.2018 tarihli bilirkişi raporu ile sanıktan ele geçen uzunlukları 19, 20, 21.5 cm olmak üzere üç parçadan oluşan kova sapı ile uzunluğu 6 cm ve çapı 2 mm olan metal … parçasının saldırı veya savunma durumunda kullanılması halinde delici, yaralayıcı, bereleyici özelliğinin bulunduğu tespit edildiğinden 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin (f) bendindeki tanıma göre silah sayılabileceği, 502 Süper Glue “Süper Yapıştırıcı” olduğu tespit edilen malzemenin içeriğindeki zararlı bileşenler ve etkileri nedeniyle saldırı veya savunma durumunda kullanılması (göze temas ettirilmesi, sıkılması veya atılması) halinde yaralayıcı özelliği bulunduğundan 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin (f) bendindeki tanıma göre silah sayılabileceği, ele geçen zımpara kağıdının ise bu kapsamda kalmadığı belirlenmiştir.
4. Sanık aşamalarda, bahse konu … parçalarının kaldığı koğuşa gelen A.R.İ.’ye ait kovaya ait … parçaları olduğunu, şahsın bu kovayı daha sonra kendisine verdiğini, kırılınca demirlerini atmadığını, boncuk işi ile uğraşması nedeniyle tığ yaptığını, yapıştırıcı ve zımparanın da kendisine ait olduğunu, bu eşyaları bulundurmanın yasak olduğunu bildiğini ifade etmiştir.
5. İlk derece mahkemesince, sanığın üzerine atılı infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçunun yasal unsurlan itibariyle oluşmadığı ve eylemin bu haliyle kanunda suç olarak tanımlanmadığından sanık hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince, Cumhuriyet savcısı tarafından “TCK’nın 297/2-b maddesinde; ‘Her türlü saldın ve savunma araçları’ olarak bahsedilen yasak eşya kavramının geniş yorumlanması gerektiği, bıı madde kapsamında değerlendirme yapılabilmesi için eşyanın niteliği itibariyle saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli olmasının yeterli olduğu, dosya kapsamında Adli Emanetin 2018/205 sırasına kayıtlı eşyaların nitelikleri itibariyle saldırı ve savunma aracı olarak nitelendirilebilecekleri ve bu eşyalarla alakalı olarak; sanık hakkında ilgili sevk maddeleri uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği” yönündeki istinaf talebinin kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, “…yasak nitelikte eşyanın bulundurulmasının bizatihi suç teşkil ettiği belirtilmiş olup, ayrıca saldırı ve savunmada kullanılıp kullanılmamasının suçun oluşumuna etkili olacağına dair herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. 27.04.2018 tarihli tutanak içeriği ve sanığın söz konusu eşyaların kendisine ait olduğu yönündeki ikrarı ile atılı suçun sübuta erdiği, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2018/7535 Esas, 2019/4410 Karar sayılı İlâmında da vurgulandığı üzere eşyaların bir kısmının ucunun sivriltilmiş hale getirilmesi, … kova sapının parçalara ayrılmış oluşu ve bilirkişi raporu içeriğinde de belirtildiği üzere eşyaların yaralayıcı ve bereleyici özelliklerine göre TCK’nın 6-f maddesi kapsamında bulunduğu, dolayısıyla TCK’nın 297/1. maddesinin birinci cümlesinin maddesinin ihlal edildiği gözetilerek sanığın bu madde hükmü gereğince mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından ilk derece mahkemesince verilen karar kaldırılıp sanığın anılan madde uyarınca mahkumiyeti cihetine gidildiği” belirtilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 297 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; 58 … maddesi uyarınca hapis cezasının nıükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektir ilmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
17.06.2005 tarihli ve 25848 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza İnfaz Kumrularında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik’in, “El işi faaliyetleri” başlıklı 14 üncü maddesi;
“Hükümlülerin, gerekli malzemeler kantinden temin edilmek koşuluyla, el işi faaliyetlerini, ceza infaz kurumlarının uygun bölümlerinde yapmaları esastır.
Ceza infaz kurumunun güvenliğini bozmamak kaydı ile bu faaliyetlerin devamına koğuş, oda ve eklentilerinde izin verilebilir.
Maket bıçağı, tornavida gibi kesici ve delici alet ile boyama ve yapıştırmada kullanılan madde ve malzemelerin koğuş, oda ve eklentilerinde bulundurulmasına izin verilmez.”
Şeklinde düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların el işi faaliyetlerini nerede ve ne şekilde yürütebileceklerine dair usul ve esaslar belirlenmiştir. Buna göre, hükümlü ve tutukluların koğuş, oda ve eklentilerinde el işi faaliyetleri yapmaları izne tabi tutulmuştur. Ancak, maket bıçağı, tornavida gibi kesici ve delici aletler ile boyama ve yapıştırmada kullanılan madde ve malzemelerin anılan yerlerde bulundurulmasına izin verilmeyeceği belirtilmiştir.
Silahtan neyin anlaşılması gerektiği, 5237 sayılı Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde beş alt bent halinde sıralanmıştır. Buna göre;
1. Ateşli silâhlar,
2. Patlayıcı maddeler,
3. Saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet,
4. Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler,
5. Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeler silah sayılmaktadır.
5237 sayılı Kanun’un 297 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen suçun tipe uygun eylem unsuru, infaz kurumuna veya tutukevine silah sokulması yahut bulundurulması olduğundan, bu suçun işlenip işlenmediğinin tespiti için öncelikle somut olayda eyleme konu nesnenin, aynı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde belirtilen anlamda bir silah olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Zira, 5237 sayılı Kanun’un 297 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde kastedilen “silah”ın, aynı Kanun’un 6 ncı maddesinde tanımlanan nesnelerden olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda yazılı açıklamalar ışığında dava konusu olay konusu değerlendirildiğinde; Sanığın hükümlü olarak kaldığı ceza infaz kurumunda bulundurduğu uzunlukları 19, 20, 21.5cm olmak üzere üç parçadan oluşan kova sapı ile uzunluğu 6 cm ve çapı 2 mm olan metal … parçası ile 502 Süper Glue “Süper Yapıştırıcı” olduğu tespit edilen malzemeye ilişkin olarak düzenlenen bilirkişi raporunda yaralayıcı özelliklerinin bulunduğu tespit edildiğinden 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin (f) bendindeki tanıma göre silah olarak değerlendirilmeleri gerektiğinin belirtilmiş olması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 297 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamında kaldığının kabulüne ilişkin sanık hakkında kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 17.04.2019 tarihli ve 2019/440 Esas, 2019/575 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2023 tarihinde karar verildi.