Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12626 E. 2023/167 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12626
KARAR NO : 2023/167
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1407 E., 2022/1144 K.
DAVA TARİHİ : 01.07.2021
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret/Kabul/Yeniden Hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/1006 E., 2021/1351 K.

Taraflar arasındaki taşınmaz ihalesinin feshi şikayetinden dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddi ile şikayetçi aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmiştir.

Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine ihale alıcısı … tarafından katılma yoluyla istinaf yoluna başvurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine, ihale alıcısının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, 190.100,00 TL ihale bedelinin %10’u olan 19.010,00 TL para cezasının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; takip dosyasından gönderilen ilk tebliğin usulüne uygun olmadığını, tebliğ tarihinin 26.06.2021 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, satış ilanının yerel gazetede yapılmasının ihaleye katılımı düşürdüğünü, ihale başlangıç ve bitiş saatlerine uyulmadığını, satış ilanında taşınmaz hakkında yeterli bilgi verilmediğini ileri sürerek, Ankara Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin 2021/67 Esas sayılı satış dosyasından gönderilen icra emri, satış ilanı ve kıymet takdiri tebliğlerinin usulsüz olduğunun tespiti ile öğrenme tarihinin 26.06.2021 olduğuna karar verilerek 25.06.2021 tarihli ihalenin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; diğer savunmalarının yanı sıra, borçluya yapılan tebliğlerin usulüne uygun olduğunu, ödeme emri tebliğine ilişkin şikayetin ise süresinde yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İhale alıcısı cevap dilekçesinde; ihale bedelini yatırmadıklarını bu nedenle davada taraf sıfatlarının olmadığını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise şikayetçinin iddialarının yerinde olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçluya yapılan icra emri tebliğ işleminin usul ve yasaya uygun olduğu, satış kararında açık artırma ilanının mahalli gazetede ilan edilmesine karar verildiği ve bu doğrultuda yerel gazetede ilan yapıldığı, arttırma tutanağına göre ihalenin satış kararında belirtilen saat aralığında yapıldığı, kıymet takdiri raporunun üzerinden iki yıl geçmeden satışın gerçekleştirildiği ve satış bedelinin taşınmazın muhammen değerinin %50’si ile satış masrafları toplamının karşıladığı gerekçeleri ile şikayetin reddine ve şikayetçi borçlu aleyhine ihale bedeli üzerinden %10 oranında para cezasına hükmedilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu ve katılma yolu ile ihale alıcısı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1-Şikayetçi borçlu istinaf dilekçesinde; takipte gönderilen ilk tebliğin usulsüz olduğu, tebliğ tarihinin 26.06.2021 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, satış ilanının yerel gazetede yapılmasının ihaleye katılımı düşürdüğünü, ihale başlangıç ve bitiş saatlerine uyulmadığını, satış ilanında taşınmaz hakkında yeterli bilgi verilmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
2-İhale alıcısı istinaf dilekçesinde; davada vekil ile temsil edilmelerine karşın taraflarına vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olmadığını ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlunun istinaf dilekçesinde kıymet taktiri ve satış ilanı tebliğlerinin usulsüzlüğü sebebine dayanmadığı, HMK.’nın 355. maddesine göre istinaf incelemesinin dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılabileceği, borçlunun daha önceki usulsüz tebligattan ve takipten 04.03.2021 tarihli kıymet taktir raporunun ve 12/04/2021 tarihli satış ilanı tebliği ile haberdar olduğu, borçlunun bu tarihten itibaren icra emrinin tebliğinin usulsüzlüğüne ilişkin yasal yedi günlük sürede şikayette bulunmadığı, ihaleden önce takibin iptaline yönelik bir karar ibraz edilmediğinden icra emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edilmediği hususunun artık ihalenin feshi nedeni olarak ileri sürülemeyeceği, icra müdürlüğünce 06/04/2021 tarihli satış kararında, satış kararına uygun şekilde yerel gazetede ilan yapıldığı, ihalenin satış kararında belirlenen ve ilan edilen saat aralığında yapıldığı, ihalenin gerçekleştirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, re’sen yapılan değerlendirmede de feshi gerektiren bir olguya rastlanmadığı gerekçeleriyle şikayetçi borçlunun istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, ihale alıcısı …’in davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı ihale alıcısının katılma yoluyla istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, ihale bedelinin %10’u oranında para cezasının şikayetçi borçludan alınarak Hazineye gelir kaydına, işbu karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3400,00 TL vekalet ücretinin davacı borçludan alınarak davalılar … A.Ş.ye ve davalı …’e verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu temyiz dilekçesinde; takipte gönderilen ilk tebliğin usulsüz olduğunu, tebliğ tarihinin 26.06.2021 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, satış ilanının yerel gazetede yapılmasının ihaleye katılımı düşürdüğünü, ihale başlangıç ve bitiş saatlerine uyulmadığını, satış ilanında taşınmaz hakkında yeterli bilgi verilmediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK md. 134, 7343 sayılı Kanun md. 27.

3. Değerlendirme
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, şikayetçinin ihalenin feshi talebinin reddine yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-şikayetçi aleyhine taktir edilen para cezasına ilişkin re’ sen yapılan değerlendirmede; İİK’nun ihalenin feshi şikayetine ilişkin usül ve esasları belirten 134. maddesine 24/11/2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’ nın 27.maddesi ile eklenen fıkra ile;
” İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir.

Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi;
1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı
ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle,
2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle,
3. İşin esasına girerek,
talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder. ” hükmü getirilmiştir.
Düzenlemenin gerekçesi, ihalenin feshi talebi yukarıdaki sebeplerle reddedilen davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının taktir edilebilmesini sağlamaktır.
Mahkeme, para cezasına hükmedecekse oranını davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlemelidir.
Para cezasının oranı, hem istinaf aşamasında, hemde temyiz aşamasında re’ sen değerlendirilir.
Para cezasının oranına ilişkin değişikliğin, ne zaman, ne şekilde uygulanacağına ilişkin olarak İİK’na 24/11/2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’ nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddesi;
” 134 üncü maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında uygulanmaz. Ancak, ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûmiyete ilişkin hüküm görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında da uygulanır. Temyiz kanun yolu incelemesi aşamasında bulunan dosyalar bakımından para cezasının oranına ilişkin olarak yapılan değişiklik tek başına bozma nedeni yapılamaz. Yargıtay değişikliği uygulamak suretiyle hükmü düzeltebilir. ” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenlemeler ve lehe değişiklik dikkate alınarak ihalenin feshi talebinin esastan reddi nedeni ile şikayetçi aleyhine hükmedilen para cezasının oranı değerlendirildiğinde;
Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi/borçlu aleyhine ihale bedelinin % 10′ u oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun’la değişik İİK’nun 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı görülmekle, Anayasa’nın 13.maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %10’u olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının para cezası yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin 15/09/2022 tarih ve 2022/1407 E. – 2022/1144 K. sayılı kararının, hüküm fıkrasının para cezasına ilişkin B-3 numaralı bendinde yer alan “ %10 ‘u olan 19.010,00TL” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “% 5’i” ibaresinin yazılmasına, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2 ve 7343 sayılı Yasa’ nın 33.maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddelerinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 370/2. maddesi uyarınca bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.