Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12761 E. 2023/214 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12761
KARAR NO : 2023/214
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1113 E., 2022/1264 K.
DAVA TARİHİ : 27.04.2021
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramankazan İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/55 E., 2022/19 K.

Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, ihale bedelinin %10 oranında hesaplanan 52.300,00 TL para cezasının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi/borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, kararda kamu düzenine aykırı bir yön de bulunmadığı gerekçesi ile başvurunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi/borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi borçlu vekili dava dilekçesinde; kıymet takdiri raporu ve satış ilanının tüm ilgililere usulüne uygun tebliğ edilmediğini, ihale şartnamesinde ve satış ilanında KDV oranının %1 olması gerekirken %18 olarak gösterildiğini, satış ilanı ve şartnamede taşınmazın önemli nitelik ve özelliklerinin yazılmadığını, ihale şartnamesinde ve ilanında satışın yapılacağı yerin “Yıldırım Beyazıt Mahallesi Osmanlı Caddesi No:57 Kat:2 Kazan Belediyesi Spor Kompleksi Kahramankazan” adresi olarak gösterildiği halde satış günü ihale salonunda sınav yapılması nedeniyle ilanda belirtilen yerde değil yemekhanede ihalenin gerçekleştiğini, ihale şartnamesinde ve ilanında gösterilen yerin dışında başka bir yerde ihale yapılmasının katılımı olumsuz etkilediğini ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı temlik eden alacaklı vekili cevap dilekçesinde; ihalenin feshi nedenleri kanunda açıkça belirli olup, davacının itirazlarının işbu nedenler arasında bulunmadığını, tebligatların usulüne uygun yapıldığını, ihaleye konu taşınmazın ofis ve mescit niteliğinde olması nedeniyle %18 oranında KDV alınacağını, ihalenin satış ilanında gösterilen yerde gerçekleştiğini, kıymet takdiri ve satış ilanı tebliği üzerine yasal sürede itiraz edilmeyen hususların fesih nedeni olarak ileri sürülemeyeceğini ileri sürerek somut hiçbir belgeye dayanmayan haksız ve kötü niyetli itirazların reddi ile davacı tarafın, en az ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına mahkumiyetine karar verilmesini istemiştir.

Dahili davalı ihale alıcısı vekilinin müdahale dilekçesinde; davacının iddialarının yerinde olmadığını, taşınmaz malın satışının icra ve iflas kanunu hükümlerine göre yapıldığını, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satış ilanı ve kıymet takdiri raporunun diğer ilgililere yöntemince tebliğ edilmediği şikâyeti ancak ilgilisince ileri sürülebileceği, satış ilanının şikayetçi borçlu şirkete usulüne uygun tebliğ edildiği, ihale konusu taşınmaz için KDV oranının şartnamede ve ilanda %18 olarak gösterilmişse de KDV oranının %1 olduğunu ileri sürmüş ise de, bu hususun satışa hazırlık işlemlerinden olduğu, satış ilanının davacıya usulüne uygun tebliğ edildiği, bu hususun yasal 7 günlük sürede ileri sürülmediği, 22.12.2021 tarihli duruşmada dinlenen tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere ihalenin yapılacağı spor salonu ile yemekhanenin aynı bina içerisinde ve aynı katta olduğu, aralarında 20-30 mt kadar mesafe olduğu, bu haliyle satışa ilgiyi azaltacağı ve ihaleye katılımı olumsuz etkileyeceği iddiasının yerinde olmadığı, resen incelenmesi gereken hususlarda da ihalenin feshini gerektiren bir nedenin bulunmadığı gerekçeleri ile -İhalenin feshi isteminin reddine, İİK’nın 134/3 maddesi gereğince ihale bedelinin %10’u oranında hesaplanan 52.300,00 TL para cezasının davacıdan alınarak Hazine’ye irat kaydına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi/borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Kıymet takdiri raporu ve satış ilanının tüm ilgililere usulüne uygun tebliğ edilmediğini, bilirkişi incelemesi talebinin yerine getirilmediğini, tanık beyanlarından ihalenin ilan edilen yerde gerçekleştirilmediğinin anlaşıldığını, ihale salonunda sınavın olması, kapısının da kapalı tutulması nedeniyle bazı katılımcıların orada beklediğini, ihalenin yapıldığı yerin öğrenilmesi aşamasına kadar ihalenin bittiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamu düzeni yönünden yapılan incelemede ihalenin feshini gerektirir bir yön olmadığı, tebligat usulsüzlüğü iddiasının ancak muhatabı tarafından şikayet konusu yapılabileceği, borçlu şirketin kendisine yapılan tebligatların usulsüzlüğünü ileri sürmediği, satış ilanında KDV oranının ve taşınmazın önemli özellikleri ile niteliklerinin gösterilmediği iddiası da satış ilanı tebliği üzerine yasal sürede şikayet konusu yapılmadığından kesinleşmiş olup, kesinleşen satışa hazırlık işlemlerinin ihalenin feshi nedeni olarak ileri sürülemeyeceği, İhale tutanağında ilan edilen yerde ihalenin gerçekleşmediğine ilişkin bir tespite yer verilmediği gibi tanık beyanları dikkate alınsa dahi ihalenin gerçekleştirildiği yer ile ilanda belirtilen yer arasında 20-25 metre mesafe olduğu, aynı katta bulunduğu, bu durumun ihaleye katılımı olumsuz etkilemeyeceği ileri sürülen fesih nedenleri ile ihale bedeli dikkate alındığında %10 oranında para cezasına hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçeleri ile borçlu vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi/borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki sebeplerin aynen tekrar edildiği görülmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usul ve yasaya aykırı yapılan ihalenin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

İİK 134 üncü ve devamı madde hükümleri, 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasanın 27. maddesi

3. Değerlendirme
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, şikayetçinin ihalenin feshi talebinin reddine yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Davacı aleyhine taktir edilen para cezasına ilişkin re’sen yapılan değerlendirmede;
İİK’nın ihalenin feshi şikayetine ilişkin usül ve esasları belirten 134. maddesine 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 27.maddesi ile eklenen fıkra ile;

“İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir.
Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi;
1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle,
2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle,
3. İşin esasına girerek,
talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder.” hükmü getirilmiştir.
Düzenlemenin gerekçesi, ihalenin feshi talebi yukarıdaki sebeplerle reddedilen davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının taktir edilebilmesini sağlamaktır.
Mahkeme, para cezasına hükmedecekse oranını davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlemelidir.
Para cezasının oranı, hem istinaf aşamasında, hemde temyiz aşamasında re’sen değerlendirilir.
Para cezasının oranına ilişkin değişikliğin, ne zaman, ne şekilde uygulanacağına ilişkin olarak İİK’na 24/11/2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddesi;
“134 üncü maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında uygulanmaz. Ancak, ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûmiyete ilişkin hüküm görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında da uygulanır. Temyiz kanun yolu incelemesi aşamasında bulunan dosyalar bakımından para cezasının oranına ilişkin olarak yapılan değişiklik tek başına bozma nedeni yapılamaz. Yargıtay değişikliği uygulamak suretiyle hükmü düzeltebilir. ” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenlemeler ve lehe değişiklik dikkate alınarak ihalenin feshi talebinin esastan reddi nedeni ile şikayetçi aleyhine hükmedilen para cezasının oranı değerlendirildiğinde;
Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi/borçlu aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun’la değişik İİK’nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı görülmekle, Anayasa’nın 13.maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %10’u olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının para cezası yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

1.Şikayetçi-borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi’nin 29.09.2022 tarih ve 2022/1113 E. – 2022/1264 K sayılı kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA),

2.Kahramankazan İcra Hukuk Mahkemesi’nin 09.02.2022 tarih ve 2021/55 E. – 2022/19 K. sayılı kararının hüküm fıkrasının para cezasına ilişkin iki numaralı bendinde yer alan “…%10’u oranında hesaplanan 52.300,00 TL” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “% 5’i” ibaresinin yazılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2 ve 7343 sayılı Yasa’nın 33.maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddelerinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.