YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/16915
KARAR NO : 2023/1002
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Viranşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 16.10.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Viranşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/713 Esas, 2016/57 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine ve suç işleme kastının olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık, mağdurlar ile arasındaki husumetin de etkisiyle Viranşehir Cumhuriyet Başsavcılığı’na hitaben yazdığı 02.05.2013 havale tarihli dilekçesiyle mağdurların kendisini silahla tehdit ettiklerinden bahisle şikayetçi olmuştur.
2. Sanığın şikayeti üzerine yürütülen soruşturma sırasında arama kararı verilerek mağdurların evlerinde arama yapılmıştır.
3. Soruşturma sonucunda mağdurlar hakkında silahla tehdit suçundan dava açılmış, sanığın açılan bu davada iftirasından dönmesi sonucunda mağdurların beraatine karar verilerek sanık hakkında iftira suçundan dava açılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Bu itibarla; sanığın yukarıda açıklanan şekilde suçsuz olduğunu bildiği mağdurlara hukuka aykırı bir fiil isnat ederek soruşturma ve kovuşturma başlatılmasına sebep olduğu davada; sanığın ikrarı, mağdurların beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın davaya konu fiili gerçekleştirdiği anlaşıldığından, atılı suçu işlemediği ile suç işleme kastının bulunmadığına yönelik temyiz istekleri yerinde görülmemiştir.
2. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 02.05.2013 yerine 21.07.2015 olarak yazılması,
3. Sanığın, mağdurlar hakkında suç isnadında bulunması üzerine silahla tehdit suçundan yapılan soruşturma sırasında arama kararı verilerek mağdurların evlerinde arama yapılması ve el koyma tedbirinin uygulanması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4. Sanığın, mağdurlar hakkında kovuşturma başladıktan sonra ancak hüküm verilmeden önce 14.01.2016 tarihli duruşmada iftirasından dönmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 269 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince cezasından indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle ilk derece mahkemesinin hükmü hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2,3 ve 4 üncü) bentlerde açıklanan nedenlerle Viranşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/713 Esas, 2016/57 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2023 tarihinde karar verildi.