YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7612
KARAR NO : 2023/29
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2016/123 Esas, 2016/324 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142 nci maddesinin birinci fıkrasının b bendi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis, konut dokunulmazlığını bozma suçundan 116 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık …’ın Temyiz Sebepleri
Sanık 06.06.2016 tarihli temyiz dilekçesinde özetle; atılı suçları işlediğine dair delil bulunmadığını belirtmiştir.
B. Sanık …’nin Temyiz Sebepleri
Sanık 26.05.2016 tarihli temyiz dilekçesinde özetle; üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek müştekinin kendisini teşhis edememesine rağmen mahkûmiyet kararı verildiğini bildirmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanıklardan …’nin yanında diğer sanık … ve kimliği tespit edilemeyen bir kişi ile Geyve ilçesine geldikleri, olay günü saat 12.00 sıralarında sanık …’nin evlerinin önünde oturmakta olan şikâyetçi … ile şikâyetçinin eşi ve aynı zamanda tanık olan …’ün yanlarına gelip, yoksullara yardım yaptıklarını belirterek 100,00 TL’yi şikâyetçiye verip, 50,00 TL’sini geri getirmesini istediği, şikâyetçinin de parayı bozmak için evine girdiği ve bir müddet sonra kapısını da açık bırakarak 50,00 TL’yi sanık …’ye uzattığı; ancak sanık …’nin parayı 25-30 metre ileride arabada bulunan diğer sanık …’a vermesini söylemesi üzerine şikâyetçinin evden uzaklaştığı, bunu fırsat bilen sanığın da eve girerek 2.000,00 TL parayı çaldığı, tanık …’ün de sanık …’yi eve girerken ve evden çıkarken gördüğü, böylece sanıkların eylem ve fikir birliği içerisinde müştekinin evinin içinde bulunan parayı çaldıkları belirlenmiştir.
2. Sanıklar her aşamada; üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmemişlerdir.
3. Sanıkların teşhis edildikleri 12.09.2013 ve 20.11.2014 tarihli tutanaklar dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık …’ın Temyiz İstemi Yönünden
1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin, infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşılmıştır.
2. Konut dokunulmazlığını ihlal etme suçunun birden fazla kişi tarafından işlendiğinin anlaşılması karşısında, bu suçtan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Somut olayda sanık …’nin yanında diğer sanık … ve kimliği tespit edilemeyen bir kişi ile birlikte Geyve ilçesine geldiği, olay günü saat 12.00 sıralarında sanık …’nin evlerinin önünde oturmakta olan şikâyetçi … ile şikâyetçinin eşi ve aynı zamanda tanık olan …’ün yanlarına gelip, yoksullara yardım yaptıklarını belirterek 100,00 TL’yi şikâyetçiye verip, 50,00 TL’sini geri getirmesini istediği, şikâyetçinin de parayı bozmak için evine girdiği ve bir müddet sonra kapısını da açık bırakarak 50,00 TL’yi sanık …’ye uzattığı; ancak sanık …’nin parayı 25-30 metre ilerideki arabada bulunan sanık …’a vermesini söylemesi üzerine şikâyetçinin evden uzaklaşıp, sanık … ile fikir ve eylem birliği içinde hareket eden ve araçta bulunan sanık …’ın yanına gitmesi üzerine sanık …’ın da şikâyetçiyi sohbet etmek bahanesiyle oyaladığı, bunu fırsat bilen sanık …’nin de eve girerek 2.000,00 TL parayı almış olduğu anlaşılmış olup, sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığını iddia etmesine karşın, 20.11.2014 tarihli teşhis tutanağına göre şikâyetçi ve tanık tarafından teşhis edilmesi nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık …’nin Temyiz İstemi Yönünden
1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin, infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşılmıştır.
2. Konut dokunulmazlığını ihlal etme suçunun birden fazla kişi tarafından işlendiğinin anlaşılması karşısında, bu suçtan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Somut olayda sanık …’nin yanında diğer sanık … ve kimliği tespit edilemeyen bir kişi ile birlikte Geyve ilçesine geldiği, olay günü saat 12.00 sıralarında sanık …’nin evlerinin önünde oturmakta olan şikâyetçi … ile şikâyetçinin eşi ve aynı zamanda tanık olan …’ün yanlarına gelip, yoksullara yardım yaptıklarını belirterek 100,00 TL’yi şikâyetçiye verip, 50,00 TL’sini geri getirmesini istediği, şikâyetçinin de parayı bozmak için evine girdiği ve bir müddet sonra kapısını da açık bırakarak 50,00 TL’yi sanık …’ye uzattığı; ancak sanık …’nin parayı 25-30 metre ilerideki arabada bulunan sanık …’a vermesini söylemesi üzerine şikâyetçinin evden uzaklaşıp, sanık … ile fikir ve eylem birliği içinde hareket eden ve araçta bulunan sanık …’ın yanına gitmesi üzerine sanık …’ın da şikâyetçiyi sohbet etmek bahanesiyle oyaladığı, bunu fırsat bilen sanık …’nin de eve girerek 2.000,00 TL parayı almış olduğu anlaşılmış olup, sanığın şikayetçinin kendisini teşhis edememesine rağmen mahkûm olduğunu iddia etmesine karşın, 12.09.2013 tarihli teşhis tutanağına göre şikâyetçi ve tanık tarafından teşhis edilmesi ve tanığın ayrıca sanığı eve girerken ve evden çıkarken gördüğünü beyan etmesi nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Geyve Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2016/123 Esas, 2016/324 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2023 tarihinde karar verildi.