YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8333
KARAR NO : 2023/978
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1033 E., 2022/1060 K.
DAVA TARİHİ : 21.01.2021
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/80 E., 2021/390 K.
Taraflar arasındaki şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince şikayetin usulsüz tebligat yönünden reddine, diğer şikayet sebepleri bakımından kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlular vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlular vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri hakkında yapılan takipte, icra dosyasına vekil olarak vekaletname sunmadıkları, sadece müvekkilleri adına yetki itirazında bulunulduğunu, itirazın kabul edildiği, dosyada vekaletname olmamasına rağmen, dosyanın gönderildiği yetkili icra müdürlüğünden ödeme emrinin vekil olarak kendilerine tebliğ edildiğini, çek tazminatının müteselsil olarak talep edildiğini, müvekkili …’nun ciranta olması nedeniyle çek tazminatından sorumlu olmadığını, faizin kanuni ibraz tarihinden itibaren başlaması gerekirken düzenleme tarihinden başlatılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ödeme emrinin iptaline, ödeme emri tebligatının asile yapılmasına, çek tazminatı ve faizin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetkili icra dosyasında yetki itirazında bulunan vekile tebligat yapılmasının yasal zorunluluk olduğunu belirterek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1-Usulsüz tebligat şikayetinin ve Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2020/10865 Esas sayılı dosyasında verilen 19.01.2021 tarihli Müdürlük kararının iptaline yönelik şikayetin reddine,
2-Davacı …’nun çek tazminatına yönelik şikayetinin kabulüne, Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2020/10865 Esas sayılı dosyasından gönderilen 07.07.2020 tarihli ödeme emrindeki 70.000,00-TL tutarındaki çek tazminatına yönelik alacak kaleminin davacı … bakımından iptaline,
3-Davacıların faize yönelik şikayetinin kabulüne, 15.291,67-TL tutarındaki avans faizi oranlarına göre hesaplanan takip öncesi işlemiş faiz miktarına yönelik alacak kaleminin iptaline, Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2020/10865 Esas sayılı dosyasından gönderilen 07.07.2020 tarihli ödeme emrindeki avans faizi oranlarına göre hesaplanan takip öncesi işlemiş faiz miktarının her iki davacı bakımından da 13.767,13-TL olarak düzeltilmesine, düzeltmiş haliyle takibin devamına, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilllerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Borçlular vekili istinaf başvuru dilekçesinde; usulsüz tebligat yönünden şikayet dilekçesindeki iddialarını tekrarladıklarını belirterek mahkeme kararının usulsüz tebligat şikayetinin reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı alacaklı vekili istinaf dilekçesinde; takip talebinde ve ödeme emrinde çek tazminatından borçlu …’nun sorumlu tutulmadığının belli olduğunu, mahkeme kararının 3 nolu fıkrasında faize yönelik şikayetin kabulüne ve her iki davacı borçlu bakımından faizin 13.767,13 TL olarak düzeltilmesine karar verilmiş ise de; faizin mahkemece hatalı olarak hesaplandığını, takibe konu 2 çek bulunduğunu, ancak çeklerden biri yönünden faiz hesaplanmadığını, bu nedenle müvekkili aleyhine yargılama gideri ve avukatlık ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının bu yönleri ile kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takip dosyasına ayrıca vekaletname sunulmamış olmasının, yetki itirazına ilişkin mahkeme kararının dosyaya ibraz edilmiş olması karşısında artık borçluların takipte vekille temsil edildiği gerçeğini ortadan kaldırmadığı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılmasının zorunlu olduğu, bu nedenle ödeme emrinin vekile tebliğinde usulsüzlük bulunmadığı, açıklanan nedenlerle davacı borçlular vekilinin istinaf itirazının yerinde görülmediği, lehtar cirantanın çek tazminatından sorumlu olmadığı, takip talebi ve ödeme emrinde lehtar …’nun çek tazminatından sorumlu olmadığına ilişkin bir ibarenin açıkça yazılmadığı, mahkemece her iki çek yönünden de ibraz tarihlerinden itibaren avans faiz oranı üzerinden hesaplama yapıldığı, Dairemizce de her iki çek yönünden re’sen ibraz tarihlerininden takip tarihine kadar avans faiz oranı ve değişim tarihleri de dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda mahkemece yapılan hesaplamanın doğru olduğunun anlaşıldığı, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiğinden yargılama giderinin taraflar arasında paylaştırılmasında ve davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bu nedenlerle alacaklı vekilinin istinaf itirazlarının da yerinde olmadığı, dosya kapsamı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı ve hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlular vekili; vekaletname olmadan usule aykırı olarak vekile yapılan tebligatın geçersiz olduğu, başlatılan yeni takip ile müdürlük dosyasının tarafımızca takip edilip edilmeyeceği, müvekkil ile bir anlaşma olup olmayacağı belli değilken taraflarına ödeme emri gönderilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takipte çek tazminatına ve faize itiraz ile birlikte icra müdürlüğü işlemine karşı şikayet niteliğindedir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlular vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.