YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/745
KARAR NO : 2006/2215
KARAR TARİHİ : 16.03.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı … tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Kadastro sırasında 101 ada 2, 102 ada 3, 31, 58, 103, 119, 103 ada 8, 17, 107 ada 1, 79, 106, 108 ada 12, 109 ada 2, 4, 110 ada 2, 4, 11, 111 ada 3, 12, 112 ada 92, 98 parsel sayılı ve sırasıyla 3647.76 – 1531.74 – 214.31 – 1218.55 – 972.11-445.50-3880.57-1066.89-1160.88-6136.56-1539.96-6423.81-925.03-710.08-1735.94 – 1040.34 – 149.51 – 130.59 – 1297.77 ve 1118.60 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu ve vergi kaydı, taksim, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … ve müşterekleri adlarına tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı … miras yoluyla gelen pay sebebine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parsellerin tesbit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında taşınmazlar, tapu, vergi kaydı, irsen intikal, taksim ve zilyetlik nedenlerine dayalı olarak davalılar ve dahili davalılar adına tespit edilmiş, davacı taşınmazların ortak miras bırakan …’den kalıp, miras payı bulunduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Davalılardan …, taşınmazlardan bazılarına uzun süreden beri zilyet ettiğini, bazılarının babası adına tapulu olup ölünceye kadar bakıp gözetmek kaydıyla kedisine verildiğini vede bir kısım taşınmazlarında taksimen kendisine isabet ettiğini, davacının payına da 48 ve 71 nolu parsellerin isabet ettiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Tespit nedenine, ileri sürülüşe ve savun-
../…
maya göre uyuşmazlık, taşınmazların tümünün ortak miras bırakan …’den mi kaldığı, …’den kalması halinde terekesinin taksim edilip edilmediği yönlerinde toplanmaktadır. Mahkemece tek bir yerel bilirkişinin soyut içerikli sözleriyle yetinilmiş tanık dinlenme yoluna gidilmediği gibi tespit bilirkişileri de dinlenilmemiştir. Ayrıca, gerek 102 ada 3 nolu parsel tutanağında yazılı 15.7.1957 tarih 90 sıra numaralı, gerekse 1937 tarih, 14, 16, 39, 54, 62, 76 ve 89 tahrir nolu vergi kayıtlarının uygulaması ile ilgili yerel bilirkişi sözleri de soyut içerikli olması yanında kayıtlarda yazılı sınır yerleride krokisine işaret ettirilmemiştir.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, taraflardan taşınmazlar ve öncesini iyi bilen yaşlı tanık göstermeleri istenmeli, daha sonra önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ile taraflarca gösterilecek tanıklar ve tüm tespit bilirkişileri eşliğinde taşınmazlar üzerinde yeniden keşif yapılmalı, keşif yerinde davacıdan dava ettiği parsellerin tümünün mü yoksa bazılarının mı ortak miras bırakandan kaldığı sorulup beyanı imzası ile belgelendirilmeli, takiben yukarıda tarih ve numaraları bildirilen tapu ve vergi kayıtları yerel bilirkişi aracılığıyla gereği gibi yelerine uygulanıp aidiyet ve kapsamları belirlenmeli, bilirkişilerce bilinmeyen sınırlar yönünden tanıkların bilgisine başvurulmalı, bilirkişi ve tanıklardan her bir taşınmazın kimden kaldığı, tümünün …’den kalması halinde terekesinin taksim edilip edilmediği, edilmişse tüm mirasçılarının yada temsilcilerinin katılıp katılmadıkları, taksimin tarihi, her bir mirasçıya hangi mevkiden taşınmazlara verildiği, taşınmaz mal verilmeyen mirasçının ne şekilde razı edildiği ve yine taşınmazlarda kimlerin zilyet ettikleri, davacının miras payına karşılık hangi mevkiden taşınmaz verildiği olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, davalı …’in davacı payına karşılık verildiği bildirilen 102 ada 48 ve 1097 ada 71 nolu parseller bilirkişi ve tanıklarca davacıya verildiği bildirilen taşınmazların kadastro tutanaklarının onaylı birer örneği getirtilerek bilirkişi ve tanık sözlerinin ve de davalının beyanının denetlenmesi yoluna gidilmeli, yine bilirkişi ve tanıklardan davalı …’e ölünceye kadar bakıp gözetmek kaydı ile babası tarafından hangi taşınmazların verildiği sorularak açıklığa kavuşturulmalı, gerek ortak miras
bırakan … ve gerekse davacı ve davalılar adına belgeli yada belgesiz olduğuna bakılmaksızın tespit edilen taşınmazlar olup olmadığı Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak tutanakları getirtilip incelenerek tespit nedenleri üzerinde durulmalı, tereke taksim edilmediği sürece mirasçılar arasında zamaşımı hükümlerinin yürümeyeceği düşünülmeli, vergi kayıtlarının uyması halinde taraflar ve miras bırakanları …’nin vergi kayıt malikleri ile akdi yada irsi ilişkilerinin ne olduğu sorulup saptanmalı, fen bilirkişisine yapılan uygulamaları ve keşfi izlemeye olanak verecek biçimde geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Davacı …’nin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 16.3.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.