YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7836
KARAR NO : 2022/8556
KARAR TARİHİ : 01.12.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 07.01.2021 tarih ve 2018/564 E. 2021/16 K. Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi temlik alan davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü;
Davacı vekili, davalı tarafından takibe konulan iki adet bono üzerinde ekleme ve oynama yapıldığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,davacı hakkında, davalı tarafından 10/05/2006 ve 13/10/2006 düzenleme tarihli 16/12/2006 ödeme tarihli iki adet senede dayanılarak yapılan takipten dolayı imzaları davacıya ait olan, ancak yazı ve rakamlarda tahrifat yapıldığı anlaşılan iş bu senetler yönünden davacının davalıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacı hakkında Ankara 30. İcra Müdürlüğünün 2008/2470 sayılı dosyası ile yapılan takibin iptaline ve davacının 10/05/2006 düzenleme tarihli ve 13/10/2006 düzenleme tarihli, 16/12/2006 ödeme tarihli iki adet 22.500,00’er TL’lik bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %20’si oranında tazminatın temlik alan davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, temlik alan davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, İİK’nın 72. maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde takip dayanağı bonoların rakam ve yazıyla yazılan miktar hanesindeki ‘‘22’’ ve ‘‘ yirmi iki bin ’’ ifadesinin ilave edilerek senetlerin tahrif edildiğini iddia etmiş olup yargılama sonunda tahrifatın sabit görülmesine göre 22.250,00 TL bedelli her iki bononun ayrı ayrı 22.000 TL yönünden menfi tespit hükmü kurulması gerekirken bono bedelleri üzerinden hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. Ayrıca kabule göre de ; dava konusu bono bedelleri 22.250,00 TL olup mahkemece bono bedellerinin 22.500,00 TL olduğu kabulünden hareketle davanın kabulüne ve bu miktar üzerinden tazminata hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, temlik alan davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden temlik alan davalıya iadesine, 01.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.