YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4340
KARAR NO : 2006/8187
KARAR TARİHİ : 07.11.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı-davalı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Kadastro sırasında 101 ada 706 parsel sayılı 7755,90 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince bağ vasfı ile orman dışına çıkarıldığı nedeniyle davacı-davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı Hazine dava konusu parselin tutanağında beyanlar hanesinde yazılı olan şerhin kaldırılması için … aleyhine, davacı-davalı … ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Hazine ve Kadastro Müdürlüğü aleyhine dava açmışlardır. Mahkemece her iki dava dosyası birleştirilerek, davacı Hazinenin davasının reddine, davacı …’ın Kadastro Müdürlüğüne karşı açtığı davanın husumetten reddine, hazineye karşı açtığı davanın kabulüne, dava konusu 101 ada 706 nolu parselin tesbitinin iptaline, davacı … adına tapuya tesçiline karar verilmiş, hüküm davacı-davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, taşınmazın orman yada devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığının ve tesbit gününe kadar 20 yılı aşkın süre ile davacının çekişmesiz ve malik sıfatıyla zilyetliğinde olduğunun yerinde yapılan keşif, yerel bilirkişi ve tanık sözleri, ziraat ve orman mühendisleri tarafından ortaklaşa düzenlenen gerekçeli raporla saptanmış olmasına ve kararda yazılı gerekçelere göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. REDDİNE,
Ancak, davacı …’ın delil olarak herhangi kayıt ve belgeye dayanmaması, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 14. maddesi hükmündede aynı çalışma içerisinde bir kimsenin belgesiz zilyetliğe dayalı olarak kuru toprakta 100, sulu toprakta 40 dönüm taşınmaz mal iktisab edebileceğinin öngörülmesi karşısında, mahkemece davacı adına belgesiz zilyetliğe dayalı olarak taşınmaz mal tesbit yada tesçil edilip edilmediğinin tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile Hukuk Mahkemeleri Yazı işleri müdürlükleri nezdinde araştırılmamış olması doğru olmadığı gibi, taşınmazın 3083 ve 3402 sayılı Kadastro yasasının 14. maddesinde değişiklik yapan 5403 sayılı kanun hükümleri uyarınca sulu arazilerden olup olmadığı konusunda araştırma yapılıp hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken bu yönlerin göz ardı edilmiş olması da doğru değildir.
Davacı-davalı Hazinenin temyiz itirazları bu yönlerden -yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 7.11.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.