Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/3576 E. 2007/3007 K. 08.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3576
KARAR NO : 2007/3007
KARAR TARİHİ : 08.10.2007

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davalı … … ve …vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, muris …’nın dava dışı …’dan kağıt ve … San. ve Tic.AŞ’nin müvekkili bankadan 7.2.2000 tarihinde kullandığı kredinin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olarak 24.12.2002 tarihi itibarıyla 697.090.875.563TL’sı borçlu olduğunu, muris …’nın davalı … dışındaki mirasçılarının mirası reddettiğini, borçlu muris …’nın banka alacağını karşılıksız bırakmak amacıyla … ilçesi 4853 ada 23, 24, 25, 42, 43, 45 parsellerde kayıtlı taşınmazlarını 12.12.2000 tarihinde damadı olan davalı … …’e eski 440 ada yeni 5823 ada bulunan taşınmazını da aynı tarihte kızı olan davalı …’e sattığını belirterek borçlu muris ile davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalı … … vekili, müvekkilinin muris borçlu …’nın mirasçısı sıfatıyla davada taraf gösterildiğini ancak müvekkilinin terekenin borcu batıklığının tespiti ile mirasın hükmen reddi talebiyle Kadıköy 3.Asliye Hukuk Mahkemesine 2004/30 esas sayılı dava açtığını ve derdest olduğunu bu nedenle mirasçılık sıfatı kesinleşmediğinden sonucunun beklenmesi gerektiğini, müvekkilinin Kadıköy’de oturduğunu, müvekkili ve diğer davalıların adresleri ve dava konusu itibarıyla mahkemenin yetkili olmadığını, taşınmazın Bursa’da olduğunu, mahkemenin yetkisine itirazları olduğunu dosyanın dava konusu taşınmazların bulunduğu ortak yetkili Bursa mahkemelerine gönderilmesini gerektiğini savunmuştur.
Davalı …vekili; davacının Ankara’da, davalı … …’in Bursa’da, davalı … … ile müvekkilinin Kadıköy’de ikamet ettiğini bu nedenle mahkemenin yetkisiz olduğunu, müvekkili yönünden Kadıköy mahkemelerinin, davalı … yönünden ise Bursa mahkemelerinin yetkili olduğunu ayrıca taşınmazlarda Bursa’da olduğundan ortak yetkili mahkeme olarak dosyanın yetkili Bursa mahkemelerine gönderilmesini, kabul edilmemesi halinde ve diğer davalılar tarafından yetki itirazı yapılmadığı takdirde müvekkili açısından dosyanın yetkili Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, icra takibinin borçlunun ölümünden sonra yapıldığını dolayısıyla ölü şahıs adına yapılan icra takibinin geçersiz olduğunu, müvekkili tarafından borçlu murisin mirasının reddedildiğini, borçlu ve mirasçıları yönünden kesinleşmiş takip bulunmadığını, davanın süresinde açılmadığını, satışın piyasa rayicine uygun olduğunu yasal şartları taşımayan davanın reddini savunmuştur.
Davalı …vekili müvekkilinin Bursa’da ikamet ettiğini, ikametgah ve taşınmazların bulunduğu yer bakımından davanın Bursa Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, dava konusu taşınmazların 1976-1988 yıllarından beri müvekkiline ait olduğunu, 1988 yılında nakit ihtiyacı nedeniyle dava konusu taşınmazları muris …’ya sattığını ancak murisin satıştan vazgeçmesi nedeniyle 2 yıl içinde satış bedelini taksitle ödeyerek taşınmazları müvekkilinin geri aldığını, borçlu hakkında kesinleşmiş talep olmadığını davanın süresinde açılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre dava dilekçesinin mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine, süresinde ve uygun talep halinde dosyanın yetkili Kadıköy Asliye Ticaret Mhakemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … … ve …vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİY’nun 277. ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davalar ayni değil, şahsi davalardır. Bu nedenle tasarrufun iptali davaları genel yetki kurallarına göre davalının ikametgahı mahkemesinde görülür. (HUMK 9.md) Davalılar birden fazla ise dava davalılardan birinin yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabilir. Bu durumda davacı, davalılar ile aynı yerde oturuyorlarsa davasını orada, ayrı ayrı yerlerde oturuyorsa seçimlik hakkını kullanarak dilerse borçlunun, dilerse borçlu ile hukuki işlemde bulunan 3.şahsın yerleşim yeri mahkemesinde davasını açabilir.
Alacaklı ile borçlu arasında yazılı yetki sözleşmesi varsa sözleşmede yetkili gösterilen yer mahkemesi de HUMK 22. maddesine göre yetkilidir. Somut olayda davalılar … ile …’in ikametgahı Kadıköy … …’in ise Bursa’dır. Sözleşmede ise Ankara mahkemeleri yetkili kılınmıştır. Bu durumda davacı davasını yetkisiz mahkemede açmış olup seçim hakkı davalılara geçmiştir. Her üç davalı vekili de yetki itirazında bulunmuştur. Davalı …’e dava dilekçesi 27.1.2006 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen adı geçen davalının vekilince 9.3.2006 tarihinde yetki itirazında bulunulduğundan süresinden sonra yapılan yetki itirazının hukuken geçerliliği yoktur. Diğer davalılar ise süresi içinde yaptıkları yetki itirazında ortak yetkili yer olarak Bursa mahkemelerini bildirdiklerinden dosyanın davalı … …’in ikametgah mahkemesi olan ve ortak yetkili yer olarak tüm davalılar tarafından bildirilen Bursa Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar … … ve …vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … … ve … …’e geri verilmesine 8.10.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.