YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/17471
KARAR NO : 2023/997
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
Sanıklar …, …, … ve … hakkında katılan …’ye karşı kasten yaralama suçlarından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldukları anlaşılmıştır.
Sanıklar … ve … hakkında hakaret suçundan kurulan hükümlerin ise; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanıklar …, …, … ve … hakkında, katılan …’ye karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 ve 62 nci maddeleri uyarınca neticeten hükmolunan 3 ay 22 gün hapis cezasının 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına,
B. Sanıklar … ve … hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan sanık müdafiinin temyiz isteği, kararı temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, özetle “Katılan sanıklar ve sanığın Mahkememizce yapılan yargılamaları neticesinde; taraflardan … ve oğulları bir yanda, … ve oğulları diğer yanda olmak üzere yakın akraba oldukları ve aralarında önceye dayalı husumet bulunduğu, olay günü katılan sanık …’in arazi meselesi nedeniyle dosya kapsamında tanık sıfatı bulunan keşif memurlarını araziye getirdiği sırada keşif alanına gelen katılan sanıklar …, … ve sanık … ile diğer taraftaki katılan sanıklar …, …, …, … arasında arasında yaşanan sözlü tartışmanın arbedeye dönüşmesi neticesinde tarafların birbirlerini BTM ile giderilebilir şekilde darp ettikleri ve birbirlerine karşılıklı hakarette bulundukları, … , dosya kapsamındaki tanıklardan …’nin olay günü … ve …’in hakaret içeren söz söylemesi üzerine karşılıklı hakaret olduğu yönündeki beyanı, tanık …’nin ise …’in …’e “şerefsizlik yapma” demesi üzerine …’in “şerefsiz sensin” dediği yönündeki beyanı birlikte değerlendirildiğinde tanık beyanlarındaki çelişki nedeniyle ilk haksız hareketin kimden geldiği kesin olarak tespit edilemediğinden tüm taraflar hakkında ilgili madde hükmü yönünden cezalarından indirim uygulanmış, … , katılan sanıklar …, …, …, …, … ve sanık … hakkında koşulları oluşmakla ayrı ayrı CMK’nın 231. madde hükmü uygulanmış, … , Katılan sanıklar …, …, … ve …’in üzerlerine atılı hakaret eylemlerini tanık anlatımları da nazara alındığında karşılıklı işledikleri anlaşılmakla katılan sanıklar …, …, … ve … yönünden ayrı ayrı ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.” şeklindeki gerekçeyle kasten yaralama suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hakaret suçlarından ise ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar …, …, … ve … Hakkında Katılan …’ye Karşı Kasten Yaralama Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldukları, temyizlerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar … ve … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Sanıklar …, …, … ve … Hakkında Katılan …’ye Karşı Kasten Yaralama Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle katılan … vekilinin kanun yolu başvuruları itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B. Sanıklar … ve … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.