Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/3947 E. 2008/5089 K. 04.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3947
KARAR NO : 2008/5089
KARAR TARİHİ : 04.11.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, davalılardan …’in müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borçlunun yakın arkadaşı olan diğer davalıya muvazaalı olarak borçlandığını alacaklılardan mal kaçırma amacıyla, muvazaalı kendisi hakkında icra takibi yaptırdığını öne sürerek muvazaalı yapılan icra takibinin iptalini talep etmiştir.
Davalılardan …, kendisinin davacıya borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalı da kendisinin alacağının … bir alacak olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece borçlunun diğer davalı ile anlaşarak kendisini muvazaalı olarak borçlandırdığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı … tarafından borçlu davalı … aleyhine yürütülen icra takibinin ve bu takibe bağlı bononun iptali ile davacı tarafından yürütülen icra dosyasına davalı borçlunun maaşından yapılacak kesintilerin gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
l-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalılar … ile …’un birbirini tanıyan arkadaş olmalarına bu durumda davalı üçüncü kişi …’un diğer davalı borçlu …’in borç ödemekten aciz içinde bulunduğunu ve alacaklısına zarar verme düşüncesini bilebilecek durumda
olmasına, …’un başlattığı takip üzerine …’in ödeme emrinin icra dairesine başvurarak tebelluğ etmesine ve borcu kabul ettiğini bildirmesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Tasarrufun iptali davalarında amaç alacaklının takibinin devemına temin etmiktir. Bunun için tasarrufun iptaline hükmetmekle amaç gerçekleşir. Mahkemece hem takibin hem de tasarrufun dayanağı bononun iptaline biçiminde karar verilmesi biçiminde hüküm kurulması doğru deyil bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün birinci bendindeki icra takibinin ifadesinden sonra gelen (ve bu takibe bağlı bononun) ifadesinin hüküm fıkrasından çıkartılarak hükmün bu şekilde onanması düşünülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda l numaralı bentte yazılı nedenlerle temyiz eden davalıların temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte yazılı nedenlerle açıklandığı biçimde hükmün düzeltilerek ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 04.11.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.