YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23929
KARAR NO : 2023/8700
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/117008 soruşturma numaralı ve 02.09.2014 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c, 31/3 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.01.2018 tarihli ve 2014/387 Esas, 2018/23 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-c-h, 31/3, 62 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 04.05.2018 tarihli ve 2018/476 Esas, 2018/555 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak, suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına koşullarının tartışılmaması nedeniyle bozma kararı verilmesini isteyen bozma kararı verilmesi görüşünü isteyen 01.11.2011 tarihli ve 2018/46870 sayılı Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemleri;
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasındaki ifadesini, vefat eden diğer sanık …’i kurtarmak için baskı ve tehditle verdiğine, oysa ki olay yerinde dahi olmadığına, suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Olay gecesi saat 20.50 sularında mağdurlar … ve… …’ın birlikte yürüdükleri sırada önlerine çıkan grupta vefat eden sanık …, beraat eden sanıklar …, … ile suça sürüklenen çocuk …’nun bulunduğu; sanıkların ikişerli olarak ön ve arka taraflarından çevreledikleri mağdurlardan, sanık …’in önce sigara parası istediği ve bunun üzerine kendilerine uzatılan 5,00 TL-10,00 TL parayı beğenmeyerek “çocuk mu kandırıyorsunuz, sok onu cebine” dedikten sonra her iki mağdurdan da cep telefonlarını istediği; öncelikle mağdurların, telefonlarının bulunmadığını söylemeleri üzerine de aynı sanığın, mağdurlardan… …’dan telefonunu, sanıkların olay yerinde birlikte bulunmaktan kaynaklanan psikolojik gerilim altında ısrarla aldığı; diğer mağdur …’in ise, vermemekte diretmesi üzerine çıkardığı bıçak tehdidi ile “canın mı malın mı” diyerek telefonu aldığının kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Mağdur …’a ait Samsung Note 2 marka ve model telefonun değerinin, faturaya göre 1.403,00 TL olduğu, şikâyetçi …’e ait Samsung Galaxy S3 mini marka ve model telefonun değerinin, faturaya göre 849,00 TL olduğu görülmüştür.
3. Şikâyetçi …’e ait telefonun Telekomünikasyon İletişim Başkanlığından getirtilen HTS kaydına göre H. D. tarafından kullanıldığının tespiti üzerine H. D.’nin tanık sıfatıyla alınan ifadesinde, telefonu 6 ay önce NBC İletişim isimli iş yerinden 400,00 TL’ye satın aldığını beyan etmesi üzerine polis refakatinde anılan iş yerine gidildiğinde iş yeri yetkilisi … beyanında, telefonu … isimli kişiden kimlik fotokopisi ve imzasının bulunduğu belge karşılığında aldığını beyan etmiştir.
4. …’e ait telefon, 17.06.2014 tarihli teslim tesellüm tutanağı H. D.’den alınarak mağdura teslim edilmiştir.
5. Mağdur …’a ait telefonun Telekomünikasyon İletişim Başkanlığından getirtilen HTS kaydına göre … K. tarafından kullanıldığının tespiti üzerine M. K.’nin tanık sıfatıyla alınan 23.06.2014 tarihli ifadesinde, “Telefonu 6 ay önce NBC İletişim isimli iş yerinden çalıntı olduğunu bilmeden 800,00 TL’ye satın aldığını, mağduriyetinin giderilmesini istediğini” beyan etmiştir.
6. Mağdur …’a ait telefon 25.06.2014 tarihli teslim tesellüm tutanağı ile M. K.’den alınarak müştekiye teslim edilmiş.
7. Mağdurların telefonlarını gasp eden kişi olarak suça sürüklenen çocuk …’ı teşhis ettiklerine ilişkin 09.07.2014 tarihli canlı teşhis tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
8. Suça sürüklenen çocuk …, 10.07.2014 tarihli kolluk ifadesinde, borcu olduğu için daha önceden tanıdığı mağdurlardan para istediğini, paralarının olmadığını söylemeleri üzerine “telefonlarımız var bunları verebiliriz ama 1 ay içinde geri vereceksiniz” diyerek telefonlarını kendi rızaları ile verdiklerini, diğer sanıklarla dördü birlikte madenlerde bulunan telefoncuya gittiklerini, …, … ve Hacı …’in telefoncuya girdiklerini, kendisinin arabada beklediğini, satarlarken …’in kimlik fotokopisini verdiklerini, ne kadar para aldıklarını hatırlamadığını, parayla borç ödediklerini beyan etmiştir.
9. Vefat eden diğer sanık …’in ifadesinde, suça sürüklenen çocuk …’ın anlatımı yönünde beyanda bulunduğu görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, mağdurlar … ve …’a yönelik eylemin zimnen bütün halinde tek bir yağma suçu kabul edilerek suça sürüklenen çocuk …’nun bir kez cezalandırılmalarına karar verilmesi karşı istinaf olmaması nedeniyle bozma nedeni olarak değerlendirilmemiş, (Emsal nitelikte Yargıtay 6. CD’nin 2014/13854 Esas, 2017/5452 Karar Sayılı Kararı) ancak ikinci mağdura ilişkin olarak ilk derece mahkemesince zamanaşımı süresince hüküm verilmesinin mümkün olduğu değerlendirilerek, hükümde, eleştiri dışında, bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Şikâyetçi …’e ait telefonun Telekomünikasyon İletişim Başkanlığından getirtilen HTS kaydına göre H. D. tarafından kullanıldığının tespiti üzerine H. D.’nin tanık sıfatıyla alınan ifadesinde, telefonu 6 ay önce NBC İletişim isimli iş yerinden 400,00 TL’ye satın aldığını beyan ederek telefonu teslim ettiği; mağdur …’a ait telefonun Telekomünikasyon İletişim Başkanlığından getirtilen HTS kaydına göre M. K. tarafından kullanıldığının tespiti üzerine M. K.’nin tanık sıfatıyla alınan 23.06.2014 tarihli ifadesinde, telefonu 6 ay önce NBC İletişim isimli iş yerinden çalıntı olduğunu bilmeden 800,00 TL’ye satın aldığını beyan ederek telefonu teslim ettiğinin anlaşılması karşısında; rızai iadenin gerçekleşmediği ve etkin pişmanlık koşullarının bulunmadığı kabul edilmekle tebliğnamede, 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğine ilişkin bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Olay gecesi saat 20.50 sularında mağdurlar … ve …’ın birlikte yürüdükleri sırada, içerisinde suça sürüklenen çocuğun da bulunduğu bir grup şahsın mağdurların etrafını çevirdiği, vefat eden dava dışı sanık …’in mağdurlardan sigara parası istediği, mağdurların uzattığı 5,00 TL-10,00 TL parayı beğenmeyerek “Çocuk mu kandırıyorsunuz, sok onu cebine” dedikten sonra her iki mağdurdan da cep telefonlarını istediği, mağdurların, telefonlarının bulunmadığını söylemeleri üzerine sanık …’in, mağdur …’ın sağ ayağına tekme attığı, “Cebindeki telefonu görüyorum çıkar telefonu” dediği,…’in de telefonunu verdiği, aynı sanığın mağdur …’den telefonunu istediği, “Ben telefon kullanmıyorum” şeklinde cevap vermesi üzerine bıçak çıkarıp…’in boğazına doğru bıçağı yaklaştırarak “Canın mı malın mı” dediği, …’in de korkarak telefonunu verdiği, sanığın gsm hatlarını mağdurlara iade edip telefonlarla birlikte suça sürüklenen çocuk ve diğer şahıslarla beraber olay yerinden ayrıldıktan sonra mağdurlardan zorla aldıkları telefonları NBC iletişim isimli iş yerine sattıkları olayda, eylemin her bir mağdura yönelik iki ayrı yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden mahkemece, eylemin iki ayrı mağdura yönelik olarak gerçekleştirildiğinin anlatıldığı ve suça sürüklenen çocuk hakkında iki kez yağma suçundan hüküm kurulması ihtimaline binaen ek savunma alındığı halde hangi mağdura yönelik olduğu belirtilmeksizin tek bir yağma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2. Kabule göre de;
…C. Anayasa’sının 90.maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı Kanun’un 150, 234 ve 239 uncu maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13 üncü maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8 inci maddesi gereğince, sanık için baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunman ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu müdafi ücretinin suça sürüklenen çocuktan alınmasına hükmedilmesi,
b. İstihdam edilmesi ve bir engel bulunması halinde görevlendirilmesi gereken sosyal çalışma görevlilerinin, 18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuğun özelliklerini, toplumda yapıcı bir rol üstlenmesini ve mahkemece yararlanılabilecek toplumsal kaynakların tanınmasını sağlamak üzere düzenleyeceği sosyal inceleme raporu nedeniyle, bilirkişiye ödenen ücretin yeterli ödeme gücü bulunmayan suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye ve Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 04.05.2018 tarihli ve 2018/476 Esas, 2018/555 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.