Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/4225 E. 2023/8719 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4225
KARAR NO : 2023/8719
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 01/10/2014 tarihli ve 2014/2659 sayılı iddianamesiyle suça sürüklenen çocuk hakkında yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 31/3. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 6. Çocuk Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 148/1, 35, 31/3. maddeleri gereğince cezalandırılması için Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.

3. … 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli ve 2014/269 Esas, 2015/88 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 148/1, 150/2, 31/3, 168/3. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4. … 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli ve 2014/269 Esas, 2015/88 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii ve O Yer Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 26.11.2019 tarihli ve 2017/2906 Esas, 2019/5810 Karar sayılı kararıyla;
“5237 sayılı TCK’nın 150/2. maddesindeki “Malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK’nın 522. maddesindeki “Hafif” veya “Pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “Değerin azlığının” 5237 sayılı Yasa’ya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa Koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği; somut olayda sanığın katılandan para istediği, alamayınca da katılanın cebini aramaya giriştiği ve bulduğu tüm parayı zorla aldığı gözetilmeden, koşulları bulunmadığı hâlde, 5237 sayılı TCK’nın 150/2. maddesi ile cezadan indirim yapılması,”
Nedeniyle bozulmasına kararı verilmiştir.

5. … 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 03.02.2021 tarihli ve 2019/389 Esas, 2021/30 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 148/1, 31/3, 168/3, 62. maddeleri gereğince 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.03.2022 tarihli ve 2021/42856 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuğun Temyiz Sebepleri
1.Suçu işlemediğine, mahkemenin yeterli inceleme yapmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, beraat etmesi gerektiğine,
2.Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde suça sürüklenen çocuğun gündüzleyin önceden tanımadığı mağdurun yanına gittiği, “Para var mı” diye sorduğu, “yok” diye cevap verdiği, buna rağmen suça sürüklenen çocuğun elini mağdurun pantolonunun cebine sokmaya çalıştığı, izin vermeyince mağdura vurmaya başladığı, bu arada tehditlerde bulunduğu, suça sürüklenen çocuğun mağduru döverek cebinde bulunan 5-6 lira kadar parayı zorla alarak yağma suçunu işlediği anlaşılmaktadır.
2. Suça sürüklenen çocuğun mağdura vurduğunu ancak para almadığına yönelik tevil yollu ikrarı dosyada mevcuttur.

3. Suça sürüklenen çocuğun aldığı 6,00 TL parayı 07.04.2015 tarihli duruşmada mağdura ödediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

4. Mağdur aşamalarda istikrarlı beyanlarda bulunmuştur.

5. Mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yararlandığına dair Adli Tıp raporu dosyada mevcuttur.

6. Mahkemece Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı parağrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocuğun Suçu İşlemediğine ve Beraat Etmesi Gerektiğine Yönelik Temyiz Sebebleri Yönünden
Mağdurun beyanı, suça sürüklenen çocuğun tevil yollu ikrarı, mağdura ait rapor ve Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilere yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında suça sürüklenen çocuğun eylemi sabit görüldüğünden, suça sürüklenen çocuğun temyiz sebepleri yerinde görülmemiş ve hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Vesaire Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerinin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, inceleme konusu kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Ancak;
5237 sayılı Kanun’un “Daha az cezayı gerektiren hâl” başlıklı 150/2. maddesinde; “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar inidirilebilir.” denilmektedir.
Maddenin gerekçesinde ise; “Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir.
5237 sayılı Kanun’un 145. maddesiyle daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hâl olarak “Değer azlığı”, hırsızlık suçu bakımından da suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” ibaresi ilâvesiyle- hüküm altına alınmış bir husustur.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.12.2009 tarihli ve 6/242-291 Esas ve Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun’un 145. (veya 150/2) maddelerinde veya gerekçelerinde “Daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” koşulu yoktur. Elbette değerin az olmasına ilaveten, daha çoğunu alma olanağı varken daha azı alınmış ise; bu maddeler sanık lehine uygulanmalıdır. Ancak; her iki maddenin, yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir.
5237 sayılı Kanun’un 145 veya 150/2. maddeleri uyarınca faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması kural olarak yeterli olup, suç ve cezada kanunilik ilkesi ile aleyhe kıyas ve yorum yasağı gereği, kanunda bulunmayan başka bir koşul ihdas edilemez.
Hâkim indirim oranını 5237 sayılı Kanun’un 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “İşlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır.
5237 sayılı Kanun’un 145 ve 150/2. maddelerinin uygulanmasında hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmış olup, T.C. Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı Kanun’un 34, 223, 230 ve 289 uncu maddeleri uyarınca sözü edilen yetki kullanılırken, keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle açıklanmalı ve uygulama yapılmalıdır.
Öte yandan hâkim, 5237 sayılı Kanun’un 145 veya 150/2. maddeleriyle kendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken, evrensel ceza hukuku prensiplerinden olan ve ceza kanunlarımızın hazırlanmasında esas alınan, kanunilik, belirlilik, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri, kıyas ve aleyhe yorum yasağı ile mükerrer değerlendirme yasağına uygun bir değerlendirme yapmak zorundadır.
Bu açıklamalardan değer az ise, verilecek cezadan mutlaka indirim yapılmalıdır gibi bir anlam da çıkartılmamalıdır. Diğer bir anlatımla indirim yapıp yapmama hususu her somut olayda özenle değerlendirilmelidir.
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce benimsenen içtihatları uyarınca; rögar kapağı, plaka, sürücü belgesi, kimlik belgesi ve bankamatik kartı gibi eşyaların hırsızlık suçuna konu olması halinde, ortaya çıkan tehlike veya bunların yeniden çıkartılması için sarf edilecek emek ve mesai vb.’de gözetilerek değer azlığı indirimi yapılmamalıdır.
Bunun gibi kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, cinsel istismar gibi ağır suçların yağma ile birlikte işlenmesi hallerinde değer azlığı indiriminin yapılmaması hukuka, vicdana ve adalete de uygun olacaktır.
Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuğun mağdurun elini pantolonunun cebine sokmaya çalıştığı, izin vermeyince mağduru döverek cebinde bulunan 6,00 TL parayı zorla alarak yağma suçunu işlediği şeklinde gerçekleşen eylemde suça sürüklenen çocuğa verilen cezadan değer azlığı nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 150/2. maddesiyle cezadan indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi yönüyle hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün C paragrafında açıklanan nedenlerle … 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 03/02/2021 tarihli ve 2019/389 Esas, 2021/30 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuğun temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

08.02.2023 tarihinde karar verildi.