YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14199
KARAR NO : 2023/101
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
Sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün; karar tarihi itibariyle 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. … Sulh Ceza Mahkemesinin 05.06.2012 tarih ve 2011/385 Esas, 2012/397 sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca tehdit suçundan 3.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen … Sulh Ceza Mahkemesinin kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 04.05.2017 tarihli 2014/275 Esas, 2017/14391 sayılı kararı ile 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi gereğince tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması nedeniyle uzlaştırma hükümlerinin yeniden değerlendirilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Bozma üzerine, … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 30.01.2018 tarih 2017/632 Esas, 2018/43 sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca zincirleme tehdit suçundan 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması kararı verilmiştir.
D. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen … Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 02.06.2021 tarihli 2018/7314 Esas, 221/17442 sayılı kararı ile 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değişik sayılı Kanun’un 251. maddesi gereğince basit yargılama usulünün yeniden uygulanması yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
E. Bozma üzerine, incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 11.01.2022 tarih, 2021/1049 Esas, 2022/37 sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca tehdit suçundan, 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin atılı suçu işlemediğine, tanıkların katılanların yanında çalışan kişiler olduğuna, görgüye dayalı bilgilerinin olmadığına, katılanların yönlendirmesi ile tanıklık yaptıkları bu nedenle beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, katılanla aralarında husumet bulunduğuna ve şartları oluşmasına rağmen hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmediğine ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın … Konut Yapı Kooperatifi yönetim kurulu başkanı, sanığın ise kooperatifin inşaat işlerini yapan şahıs olduğu, sanık ile katılan arasında kooperatif işlerinden kaynaklanan önceye dayalı husumet bulunduğu, suç tarihinde sanığın katılanı telefonla arayarak “evini yakacağım, seni geberteceğim.” demek suretiyle tehdit ettiği, dinlenilen tanıklar … ile … tarafından da tehdit sözlerinin doğrulandığı, sanığın atılı suçu işlediği mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A- Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sanığın tanıkların beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine yönelik temyizinde,
Katılanın tanıkların evinde bulunduğu sırada sanığın telefonla arayarak katılanı telefonda tehdit ettiğinde tanıkların ikisinin de telefonun hopörlerinin açık olması nedeniyle tehdit sözlerini duydukları, ayrıca iletişim tespit tutanaklarına göre arama kayıtlarının da bulunmasına göre bu haliyle sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair Mahkemesinin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
2. Sanığın şartların oluşmasına karşın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediğine dair temyizinde,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 231 inci maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle,
-Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması,
-Suçun Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 inci maddesinin 14. fıkrasında yazılı suçlardan olmaması,
-Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
-Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itiraz etmemesi,
-Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Anılan bu objektif koşulların gerçekleşmesi ile birlikte ayrıca “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmasına” ilişkin takdire dayalı subjektif koşulun da gerçekleşmesi halinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanması olanağı bulunmaktadır.
Objektif koşullar açısından engel mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında mahkemece sanığın kişilik özellikleri değerlendirilerek yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat bulunmadığından denilerek subjektif koşul gerçekleşmediğinden sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık hakkında Yerel Mahkemece verilen hükümde sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10/01/2023 tarihinde karar verildi.