Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/4891 E. 2023/89 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4891
KARAR NO : 2023/89
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/677 E., 2022/901 K.
DAVA TARİHİ : 12.09.2018
HÜKÜM/KARAR : Usulden Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)
SAYISI : 2018/252 E., 2018/433 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen konkordatonun tasdiki davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin fosfatlı ve potasyumlu gübreler, iki veya üç besin maddesi içeren gübreler ile diğer kimyasal ve mineral gübrelerin imalatı işiyle uğraştığını, şirketin ekonomik sıkıntıya düştüğünü ileri sürerek konkordato projesinin tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP

Bir kısım alacaklılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.

III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda 20.09.2019 tarihli ve 2018/252 Esas, 2018/433 Karar sayılı kararı ile konkordato tasdikine ilişkin usul ve esasa dair tüm şartların yerine getirildiği gerekçesiyle konkordatonun tasdikine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklılar … A.Ş, … Bankası A.Ş., … Bankası A.Ş., … bankası A.Ş., Anadolubank A.Ş., … Gübre San. A.Ş. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.Gerekçe ve Sonuç

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 08.10.2020 tarihli ve 2020/225 Esas, 2020/1040 Karar sayılı kararıyla alacaklı … A.Ş. ve … vekillerinin istinaf başvurularının adı geçen alacaklıların oylamaya katılmadığından istinaf yasa yoluna başvuru hakları bulunmadığı, alacaklı … Bank A.Ş, … Bankası A.Ş, … Gübre A.Ş.,… A.Ş’nin ise süresinden sonra istinaf talebinde bulunduğu gerekçesiyle alacaklı … A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının ise konkordatonun tasdiki için gereken şartların oluştuğu gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.

V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A.Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklılar … Bankası A.Ş., Yapı ve Kredi Bankası A.Ş., … Bank T.A.O. ile … A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 24.02.2022 tarihli ve 2021/2657 Esas, 2022/1003 Karar sayılı ilâmı ile … Bankası A.Ş. vekilinin 17.09.2018 tarihli katılma talepli dilekçesinde konkordato talebine itiraz ederek reddini istediği, 20.09.2019 tarihli konkordatonun tasdiki kararı verilen duruşmaya katıldığı ve önceki beyanlarının tekrar ettiğini bildirdiği anlaşılmış olup, … Bankası A.Ş.’nin kararı istinaf hakkı bulunduğundan talebin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, bozma nedenine göre diğer alacaklılar vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 07.02.2022 tarihli reel değerlere göre hazırlanan rapora göre davacının aktif toplamının borç toplamından 3.093.509,41 TL fazla olduğu (kamu borcu arasındaki fark eklendiğinde 2.612.396,84 TL) davanın açıldığı tarih itibariyle 1 yıl ödemesiz olmak üzere 4 yıl 4 ay gibi bir uzun vadede faizsiz olarak ödenmesine ilişkin projenin örtülü tenzilat ve vade konkordatosu olduğu, normal haline göre iflas etse bile ödenebilecek tahsilat tutarından daha az bir borç ödeme teklifinde bulunup, anılan bu durumun şirketin ekonomik durumuna göre gerçeği yansıtmadığı ve teklif edilen tenzilatın ve ödeme vadelerinin şirketin kaynaklarına göre makul seviyede olmadığı, borçlunun ödemeyi teklif ettiği tutarın kaynakları ile orantılı olması şartına açıkça aykırı olduğu, konkordatonun kabulü için aranan nisapların sağlandığı görülmüş ise de; davacı şirketin borçlarının tamamını karşılayabilecek durumda olduğundan borçlu davacı şirketin, borçlarının %100’ünü yani faiziyle birlikte tamamını ödemeyi ve alacaklılarından kendisine bir vade vermelerini teklif etmesi gerektiği,
2.Davacı şirketin, borçlarında mutlaka indirim yapılmasını istiyorsa, sermaye şirketi olduğu da göz önünde bulundurularak, borçların uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması yöntemine başvurması gerekirken; tenzilat konkordatosu talep etmesinin; konkordatoya kabul oyu vermeyen diğer alacaklılar bakımından hakkaniyete aykırı olduğu, bir hakkın açıkça kötüniyetli kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağı,
3.İİK’nın 305. maddesinde hükme bağlanan konkordato koşullarının kümülatif olarak bir arada bulunması halinde mahkeme konkordatoyu tasdik edileceği, mahkemenin bu konuda geniş bir takdir yetkisi bulunduğu ve tasdik yargılamasında re’sen araştırma ilkesinin geçerli olduğu, teklif edilen ödeme tutarlarının ve vadelerin şirketin kaynaklarına göre orantılı olmayıp makul seviyeyi aşacak şekilde fazla olduğu, borçlunun ödemeyi teklif ettiği tutarların faizsiz olduğu bu hususun örtülü tenzilat olacağı; konkordato talep eden borçlunun kayyım raporuna göre borca batık olmadığı, bu haliyle iflas koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle alacaklı … ve … Bankası A.Ş vekillerinin istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak konkordato talebinin reddine, diğer alacaklıların istinaf başvuruları süresinde olmadığından istinaf başvurularının usulden reddine karar verilmiştir.

VI.TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B.Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, ihtiyati tedbir talebinde bulunduklarını, komiser beyanı ve raporlarına rağmen gerekli inceleme ve araştırılma yapılmadan karar verildiğini, vade konkordatosu olan ve tenzilat istenilmeyen taleplerinin tenzilat konkordatosu kabul edilerek reddedildiğini, ilk kararı ile konkordato tasdiki şartlarının oluştuğunu kabul etmiş iken yasaya aykırı olacak şekilde ve araştırılması gereken başka bir husus yokken yeni gerekçe ile red kararı verilmesinin hukuken korunamayacağını, bozma kararına aykırı biçimde yeni gerekçeler oluşturularak ve neredeyse bitme aşamasına gelmiş konkordatonun reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Talep, İİK’nın 285 ve devamı maddeleri çerçevesinde konkordatonun tasdiki talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri İİK 285 ve devamı.

3. Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Davacı şirketin varlıklarının borçlarını karşılama oranının yüksek olduğu tasdik edilen projeye göre 4 yıl 4 ay gibi bir uzun vadede faizsiz olarak ödenmesine ilişkin projenin örtülü tenzilat ve vade konkordatosu olduğu ,normal haline göre iflas etse bile ödenebilecek tahsilat tutarından daha az bir borç ödeme teklifinde bulunup, anılan bu durumun şirketin ekonomik durumuna göre gerçeği yansıtmadığı ve teklif edilen tenzilatın ve ödeme vadelerinin şirketin kaynaklarına göre makul seviyede olmadığı, borçlunun ödemeyi teklif ettiği tutarın kaynakları ile orantılı taşımadığı anlaşılmakla mahkemece verilen kararda isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.