Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/16008 E. 2022/9480 K. 28.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16008
KARAR NO : 2022/9480
KARAR TARİHİ : 28.11.2022

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ergani 1.Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında Ergani 1. Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Kadastro sırasında, ….., İli……..,İlçesi………., Mahallesi çalışma alanında bulunan 123 ada 2 parsel sayılı 8.472,67 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Geçici 8. madde uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak bağ vasfıyla ¼’er payla davalılar adına paylı olarak tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili, çekişmeli taşınmaz bakımından davalılar lehine zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşmediğine ve orman sayılan yerlerden olduğuna dayanarak çekişmeli taşınmazın tespitinin iptali ile hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ……, İli ……, İlçesi ……, Mahallesi, 123 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hükme karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı Hazine vekili tarafından Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
İlk derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmişse de dosya kapsamındaki hava fotoğraflarında taşınmazın kuzeyinden geçen derenin göründüğü, jeoloji mühendisi bilirkişinin raporunda taşınmazın sınırında yer alan dere yatağının yağışlı mevsimlerde … oluşturabilecek nitelikte olduğu ve taşınmazın eğimli kısmının dere yatağının vadi yamacını oluşturduğundan bahsedilmesine karşılık derenin … sahası etki alanında kalmadığı da belirtilmiş olup bu haliyle raporun kendi içinde çelişkili olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece rapor içeriğindeki çelişki giderilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Hal böyle olunca; sağlıklı sonuca varılabilmesi için Mahkemece mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi ev bir jeoloji mühendisi bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif icra edilmeli ve yapılacak bu keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan; dava konusu taşınmazın dere yatağı olup olmadığı, … sahasında kalıp kalmadığı ve derenin yatak değiştirip değiştirmediği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkiler giderilmeye çalışılmalı; hava fotoğraflarının uzman jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi tarafından streoskopik yöntemle incelenmesi suretiyle taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin, dere yatağı niteliğinde olup olmadığını, dere yatağından kazanılıp kazanılmadığınının belirlenmesine çalışılmalı; jeoloji mühendisinden incelenen hava fotoğraflarından da yararlanılmak suretiyle taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğini, dere yatağı niteliğinde olup olmadığını, dere yatağından kazanılıp kazanılmadığını, halen dere yatağında kalıp kalmadığını, dere yatağında kalmıyorsa derenin etkisi altında kalan yerlerden olup olmadığını bildirir, önceki raporu da irdeleyen ve çelişkileri gideren, ayrıntılı, gerekçeli ve krokili rapor alınmalı tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 25.05.2021 tarihli ve 2021/577 Esas, 2021/605 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.