Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/17645 E. 2023/348 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17645
KARAR NO : 2023/348
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.1993 tarihli, 2-187/222 sayılı içtihadında da belirtildiği gibi, Yargıtay’ın duraksamasız uygulamalarına göre; tür ve miktarı itibarıyla kesin olan kararların dahi suç vasfına yönelik temyizi halinde Yargıtay denetimine tabi tutulacakları, bu durumun maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını amaçlayan ceza yargılamasının doğal sonucu olduğunun benimsendiği nazara alındığında, sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçundan doğrudan hükmedilen 1.500,00 TL adli para cezasına ilişkin hüküm kesin olsa bile suçun vasfına yönelik temyizlerin kesinlik sınırının aşılmadığı gerekçesiyle reddolunamayacağı, bu itibarla katılan vekilinin suç vasfı yönünden temyizinin, hükmü temyiz edilebilir hale getirdiği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Siverek 1 inci Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2015 tarihli ve 2014/80 Esas, 2015/30 Karar Sayılı kararı ile sanık hakkında;
1.Nitelikli dolandırıcılık suçundan, unsurları oluşmadığından bahisle beraatine,
2. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 206 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği;
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden suçun sübuta erdiğine,
2. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan hüküm yönünden sanığın eyleminin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğuna,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık …’ın olay tarihinde bir şekilde temin ettiği şikayetçi …’ın kimliğini kullanarak 22.07.2011 tarihinde Siverek Devlet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Polikliniğine müracaat ettiği, akabinde tanısı konulan hastalığı nedeniyle 13.08.2011 tarihinde ameliyat olduğu, 02.09.2011 tarihine kadar defalarca şikayetçinin kimlik ve kimlik bilgilerini kullanarak hastaneye gittiği, muayene ve kontrollerini yaptırdığı, söz konusu muayeneler ile ilgili 1.219,00 TL fatura çıkarıldığı, şikayetçi adına belgeler imzaladığı, …’ın şikayeti üzerine Kamu Hastaneleri Kurumu Denetim Hizmetleri Daire Başkanlığı’nca inceleme başlatılarak sanık hakkında suçu duyurusu raporu düzenlendiği anlaşılmıştır.
2.Şikayetçi …, sanığın 2010 ve 2011 yıllarında yanında çalıştığını, sanığın kaza geçirip geçirmediğini hatırlamadığını, kimliğini nasıl aldığını bilmediğini, olay tarihinde hastaneye başvurmadığını, ameliyat olmadığını ifade etmiştir.
3.Sanık savunmasında, suçlamayı kabul etmediğini, yanlışlıkla şikayetçinin kimlik bilgilerini kullanarak tedavi ve ameliyat olduğunu, şikayetçinin yanında çalıştığı sırada kaza geçirdiğini, belinden rahatsızlandığını, müşteki ile kendisinin kimlik bilgilerinin karıştığını, olay tarihinde yeşil kart sahibi olduğunu belirterek tevil yollu ikrarda bulunmuştur.
4.Dosyada mevcut cevabi yazılara göre, sanık …’ın 01.01.2012 tarihi itibariyle 60/c1 primi hazine tarafından karşılananlar (Yeşil kart) kapsamında olduğu, 13.08.2011 tarihinde sağlık aktivasyonunun bulunmadığı, ….09.2011 tarihinden itibaren Yeşil Kart sağlık aktivasyonunun yapıldığı ve kamu zararının giderilmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın tedavi sırasında üzerinde herhangi bir tahrifat yapılmaksızın suçta kullanılan kimlik belgesinin başkasına ait olduğunun görevlilerce basit bir denetim sonucunda kolaylıkla tespit edilmesinin mümkün olduğu, sanığın eyleminin aldatma özelliğinden yoksun olması nedeniyle hile boyutuna ulaşmadığı, bu nedenle olayda dolandırıcılık suçunun unsurları oluşmadığından sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli, 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Siverek Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2015 tarihli ve 2014/80 Esas, 2015/30 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Siverek Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2015 tarihli ve 2014/80 Esas, 2015/30 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, değişik gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.01.2023 tarihinde karar verildi.