YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1671
KARAR NO : 2009/5965
KARAR TARİHİ : 04.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar dava dilekçesinde çocukları …’in 08.03.2003 olan doğum tarihinin 14.12.2001 olarak düzeltilmesini istemişlerdir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar dava dilekçesinde çocukları … Baytekin’in 08.03.2003 olan doğum tarihinin hastane kaydına göre 14.12.2001 olarak düzeltilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, 23.09.2008 tarihli Ceyhan Devlet Hastanesinin doğum raporu başlıklı yazısında …’in 14.12.2001 tarihinde 6962 protokol numarası ile aynı gün canlı bir erkek çocuk doğurduğuna ilişkin belgeye dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosyanın incelenmesinde 03.07.2008 günlü Ceyhan Devlet Hastanesinden verilen sağlık kurulu raporunda doğum tarihinin düzeltilmesi istenilen … ’in 4 yaş ile uyumlu olduğu bildirilmiştir. Bu duruma göre mahkemece hükme esas alınan doğum belgesi ile sağlık kurulu raporu arasında açık bir çelişki mevcuttur.
Doğum tarihinin düzeltilmesine ilişkin davalar diğer kayıt düzeltme davaları gibi kamu düzeni ile yakından ilgili bulunduğundan, hakim istemle bağlı kalmayarak kendiliğinden de yapacağı araştırma ile elde edeceği bulgulara göre ve öteki kayıtlarla çelişki oluşturmayacak biçimde karar vermek zorundadır.
Yargıtay uygulamaları da gözetilerek doğum tarihinin düzeltilmesi istenilen küçüğün Adli Tıp Kurumuna sevkedilerek gerçek yaşının saptanması, özellikle yukarıda sözü edilen doğum raporundaki 14.12.2001 olan doğum tarihinin, yaşının düzeltilmesi istenilen küçüğün yaşına uygun olup olmadığının açıkça belirlenmesi; öte yandan davacı tarafın göstereceği tanıkların da dinlenerek, davacı …’in hastanede doğurduğu ileri sürülen çocuk ile yaşının düzeltilmesi istenen çocuğun aynı kişi olup olmadığı konusunda bilgilerinin alınması, toplanacak tüm bu kanıtlardan sonra oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken yetersiz araştırma ve eksik inceleme sonucu istem gibi karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 04.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.