Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/1215 E. 2008/4098 K. 16.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1215
KARAR NO : 2008/4098
KARAR TARİHİ : 16.09.2008

MAHKEMESİ : İstanbul Asliye 5. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda: Davanın kısmen kabulüne ilişkin İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 13.11.2007 gün ve 2006/204-2007/235 sayılı hükmün duruşma yapılması isteğiyle Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra 16.9.2008 Salı günü için taraflara gönderilen çağrı kağıdı üzerine hükmü temyiz eden davacı vekili gelmedi davalı … vekili Av. …. Diğer davalılar vekili gelmediği anlaşılmakla duruşmaya başlandı, temyiz isteğinin süresinde olduğu tesbit edilmekle hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalılardan … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak mal bulunamadığını bu nedenle borçlunun sahibi olduğu taşınmazdaki hissesini kardeşi davalı …’ya satışına onun da diğer davalı Mihale’e devrine ilişkin tasarrufların iptalini ve taşınmaz üzerinde cebri icra yetkisi tanınmasını talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre davalı … ile borçlu arasındaki tasarrufun yakın akrabalık nedeniyle iptaline diğer davalı … hakkındaki davanın ise kötüniyetli olduğunun kanıtlanamaması gerekçesiyle reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, 3.kişi …’nın borçlu …’in kardeşi olmasına İİY’nın 278/1 maddesinde bu derece
akrabalar arasında yapılan tasarrufların bağışlama hükmünde sayıldığının ve iptale tabi olduğunun öngörülmesine, diğer taraftan …’nın borçlu olan kardeşi …’in alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle de tasarrufun iptali gerekeceğine (İİY. 280/II) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davalı borçlunun ortağı olduğu şirket ile 4. kişi durumundaki Mihael’in aynı binada işyeri sahibi oldukları ve aralarında icra takiplerine konu olan alacak borç ilişkilerinin mevcut olduğu, bu borç ilişkileri nedeniyle dava konusu taşınmazın Mihael’e devredildiği davalı …’nın savunmalarında da anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arasındaki ilişkinin iyice aydınlanması bakımından tarafların ticari defterlerinin bilirkişiye incelettirilmesi, ilişkilerinin ne kadar zamandan beri devam ettiği ve ne tür ilişkiler olduğu tespit ettirilmesi gerekir. Bu işlerden sonra toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ile sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına duruşma vekalet ücretine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde davacıya geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 2.422.65 YTL kalan onama harcın temyiz eden davalı …’den alınmasına 16.09.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.