YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/38861
KARAR NO : 2023/113
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/725 E., 2021/1299 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan Ret ile Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2020 tarihli ve 2019/376 Esas, 2020/214 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2020/725 Esas, 2021/1299 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.11.2022 tarihli, temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi dernek üyelik kaydı, sanığın ortağı olduğu şirket adına kayıtlı telefon hattında ByLock’un kullanılmış olması, HTS kayıtları, tanık beyanı ve Bank … kayıtları içeriği ile sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olduğuna, bu nedenle sanık hakkında verilen kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2020 tarihli ve 2019/376 Esas, 2020/214 sayılı Kararı ile sanığın bir dönem … Limited Şirketinin ortağı olduğu, anılan şirketin faaliyet alanının internet sitelerinin kurulumu ve tasarımı olduğu, yine bir dönem … Sağlık Dağıtım Eğitim İnşaat Hizmetleri AŞ.’nde ortaklığının bulunduğu, halen … Teknoloji Ltd. Şti.’nin sahibi olduğu, sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 03.07.2019 tarihinde düzenlenen iddianame ile Bank … hesap hareketleri sebebiyle silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan kamu davası açıldığı, dava açıldıktan sonra tensip ara kararınca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ByLock ile ilgili yazı cevabına göre 0544 (…) (..) (..) nolu sanığın ortak olduğu … Sağlık Eğitim Dağıtım İnşaat Hizmetleri A.Ş adına kayıtlı hat üzerinden ByLock programına girildiğinin bildirildiği, abonelik sözleşmesinin sanık tarafından imzalandığı, sanığın bu hattı kullanmadığını savunması üzerine, adli bilişim uzmanından hattın kullanıcı tespitine yönelik rapor alındığı, raporda 0544 (…) (..) (..) nolu hattın ByLock sunucularına erişim yaptığı tarihlerde sanığın kullandığı 0543 (…) (..) (..) nolu hattın başka konumlarda bulunmasının anlaşılması nedeniyle 0544 (…) (..) (..) nolu hattı sanığın kullanmadığının tespit edildiği, bahse konu hattın gerçek kullanıcısına dair Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 08.06.2020 tarihli yazısı ekinde hattın gerçek kullanıcısının Ramazan Yüksel isimli şirket çalışanı olduğuna dair analiz raporunun gönderildiği, yine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 15.06.2020 tarihli kararı ile sanığa isnat edilen 0544 (…) (..) (..) nolu hattın ByLock tespiti ve tanık E. B.’ın beyanlarının değerlendirildiği ve sanık hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan takipsizlik kararı verildiği, bu nedenle yargılamaya, iddianame anlatımında olduğu gibi silahlı örgüt üyeliğine yardım suçundan devam edildiği, 25.11.2019 tarihli bankacı bilirkişi raporu incelendiğinde, sanığın Bank Asyada ilk hesabının 31.05.2000 tarihinde açıldığının, Aralık 2013’de bakiyesinin 2.405,43 TL olduğunun, bu katılım hesabının 05.02.2014 tarihinde kapatıldığının, 2014, 2015 ve 2016 yıllarında katılım hesabı açmadığının, para yatırmadığının görüldüğü, sanığın örgüt liderinin talimatından hemen sonra açılmış yeni hesap veya para yatırma işleminin olmadığı, Şubat 2014’de hesabındaki parayı çekerek kapattığı, sanığın hesap hareketlerinin ve para yatırma eyleminin örgüt liderinin talimatını yerine getirme saikiyle yapıldığına dair yeterli delil olmadığı, bu nedenlerle; sanığın müsnet suçtan mahkumiyetini gerektirir, her türlü şüpheden uzak mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, şüphenin sanık lehine düşünülmesi gerektiği gerekçeleriyle sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2020/725 Esas, 2021/1299 sayılı Kararı ile soruşturma ve kovuşturma aşamasında toplanan tüm deliller, UYAP sisteminde sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma veya yardım etme suçundan istinaf incelemesine konu edilen dosya dışında başka bir soruşturma ile kovuşturma bulunmadığı ve UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasından yapılan araştırmada sanık hakkında istinaf incelemesine konu edilen dosya dışında başkaca bir suç unsuru belirlenemediği gerekçeleriyle, beraat kararında bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek, Cumhuriyet savcısının istinaf talebi yerinde görülmeyerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Oluş, iddia, mahkemenin kabulü, Cumhuriyet savcısının temyizinin kapsamı ve tüm dosya kapsamına göre;
1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetildiğinde; somut olayda sanığın örgüt talimatı ile ByLock ağına dahil olunduğunun ve ByLock programını gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilemediği,
2.BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu ve sanığın savunmaları nazara alındığında sanık tarafından FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu nedenle sanığın söz konusu eyleminin örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilemeyeceği,
3.Sanık hakkındaki tanık beyanlarının şüphelinin müsnet silahlı terör örgütüne yardım etme ve silahlı terör örgütü suçunu işlediği gösterir nitelik ve boyutta olmadığı,
4.Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı derneğe üyeliğinin ise silahlı terör örgütüne yardım ya da üyelik suçunu oluşturacak nitelik ve düzeye ulaşmadığı,
Tüm bu nedenlerle sanığın eylem ve faaliyetlerinin örgüt üyeliği suçu için öngörülen çeşitlilik ve yoğunluk boyutuna ulaşmadığından sanığın örgütle irtibatının sempatizanlık düzeyini aşıp hiyerarşik yapıya girdiği, silahlı terör örgütüne üye olma ya da silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu işlediği her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmaması karşısında; sanık hakkında verilen beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2020/725 Esas, 2021/1299 sayılı Kararı kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinini birinci fıkrası uyarınca uyarınca Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay İlamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.