Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/2075 E. 2006/4950 K. 02.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2075
KARAR NO : 2006/4950
KARAR TARİHİ : 02.06.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVAYA KATILAN :… … ……

Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne kısmen ilişkin verilen hüküm katılanlardan … … ve … … tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

2981 sayılı yasanın 10. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında 15 parsel sayılı 61880 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan söz edilerek Malazgirt Belediyesi adına tesbit edilmiş, krokisinde gösterilen 1 ila 17 nolu bölümden 2, 7, 9, 11, 14 ve 16 nolu bölümlerin belediye arsası olduğu hususu ile diğer bölümlerin zilyetleri tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmiştir. Beyanlar hanesinde adı geçen bir kısım zilyet … … mirasçıları ve arkadaşlarının tesbite yönelik itirazları ile tesbit sonrası … … tarafından açılan tesbite itiraz ve tesbitten önce … … tarafından belediye aleyhine açılıp kadastro mahkemesine aktarılan elatmanın önlenmesi davaları birlikte ele alınmıştır. … …, … … vs davaya katılma isteminde bulunmuşlardır. Mahkemece, bir kısım davacı ve katılanın davalarının kabulüne, diğer davacı ve katılanların davalarının ise kısmen esastan ve kısmende görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm katılanlardan … … ve … … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yerel mahkeme kararı hükme temyiz eden katılan … …’e 2.4.2003 tarihinde tebliğ edilmiştir. 15 günlük yasal

temyiz süresi geçirildikten sonra 27.4.2004 tarihinde verildiği anlaşılan temyiz dilekçesinin (isteminin) REDDİNE,
2-Katılan … …’in temyiz itirazlarına gelince; mahkemenin kısa kararında 15 numaralı parselin 3, 6, 12 ve 13 nolu bölümlerinin değişik kişiler adına tesçiline karar verildiği halde gerekçeli kararda söz konusu parselin 3 nolu bölümü hakkında ayrı ayrı dört kez farklı tescil hükmü kurulurken taşınmazın 6, 12 ve 13 nolu bölümlerinin tescili hakkında hüküm tesis edilmemiştir.Ayrıca aynı taşınmazın 7 nolu bölümü hakkında kısa kararda iki kez farklı tescil kararı verilirken gerekçeli kararın aynı bentlerinde taşınmazın 7 ve 8 nolu bölümlerinin tesciline hükmedilmiştir.
Şu hale göre mahkemenin kısa kararı ile gerekçeli kararı birbirine aykırı hükümler taşıdığı gibi kısa ve gerekçeli kararlar kendi içlerinde de ayrı ayrı çelişki arz etmektedir.1086 sayılı HUMY.nın 381. ve takip eden maddelerine göre öncelikle gerekçeli kararın kendi içinde tutarlı olması ve gerekçeli kararın hüküm fıkrası ile duruşma tutanağındaki kısa kararın aynı hükümleri taşıması gerekir.Bu olgu kamu düzeni, duruşmaların açıklığı ve mahkeme kararlarına karşı duyulan güven ilkesinin kaçınılmaz sonucudur. Aksi halde söz konusu ilkenin zedeleneceği kuşkusuzdur. O halde mahkemece 10.9.1992 gün 7/4 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere hükmün bozulması gerekir.
Katılan … …’in temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 2.6.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.