Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/233 E. 2009/6116 K. 08.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/233
KARAR NO : 2009/6116
KARAR TARİHİ : 08.06.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde projeye aykırı olarak kapatılan balkonların projeye uygun hale getirilmesine, ortak yer olan bahçeye yapılan su deposunun yıktırılması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Dosyada gerekçeli kararın davalı …’e tebliğ edildiğine ilişkin bilgi veya belge bulunmamaktadır. Gerekçeli karar davalıya tebliğ edilmişse belgesinin dosya içerisine konulması, tebliğ edilmemişse yöntemine uygun olarak davalıya tebliğ edilerek temyiz süresinin beklenmesinden,
2-Davalılar …, …., …’ya gerekçeli kararın tebliği Tebligat Yasasının 21. maddesi ve Tüzüğün 28. maddesi hükümlerine uygun değildir. Mahkemece gerekçeli kararın adı geçen davalılara usulüne uygun tebliğ edilerek temyiz süresinin beklenmesinden,
3-Gerekçeli karar davalılar …. ve …’a Tebligat Yasasının 35. maddesine göre tebliğ edilmiştir. Dosyanın incelenmesinde dava dilekçesinin bu davalılara tebliğinin Tebligat Yasasının 21. maddesi ve Tüzüğün 28. maddesi hükümlerine uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Tebligat Yasasının 35. maddesine göre tebligat yapılabilmesi muhataba daha önce aynı adreste yasaya uygun bir tebligat yapılmış olması koşuluna bağlı olup, bu koşul gerçekleşmemiş olduğundan gerekçeli kararın davalılara tebliğ işlemi de geçerli değildir.
Bu nedenle adı geçen davalıların tebligata yarar açık adreslerinin ilgili kurumlardan ve zabıta vasıtasıyla araştırılıp Tebligat Yasası ve ilgili Tüzük hükümlerine uygun bir şekilde gerekçeli kararın tebliğinin yapılması ve temyiz sürelerinin beklenmesinden,
4-Davalı İsmail Cüneyt Saçlıoğlu’na gerekçeli kararın ilanen tebliğ edildiği görülmüştür. Ancak bu tebligat işleminin Tebligat Yasasının 28. ve izleyen maddelerinde açıklanan ilanen tebligat esaslarına uygun olmadığı anlaşılmıştır. Şöyle ki; anılan Yasanın 28. maddesinde adresi meçhul olanlara tebligatın ilanen yapılacağı, adresin meçhul olması halinde keyfiyetin tebliğ memurunca mahalle veya köy muhtarına şerh verdirilmek suretiyle tespit edileceği, bununla birlikte muhatabın adresinin, tebliği çıkaran merciin gerekli göreceği resmi veya özel kurum, kuruluş ve dairelerden sorulacağı ve zabıta aracılığıyla tahkik ve tesbit ettirileceği öngörülmektedir.
Somut olayda, adres araştırılması için Cumhuriyet Savcılığına yazılan yazı sonucunda davalının belirtilen adreste tanınmadığı bildirilmiş, ancak resmi kurum ve kuruluşlardan da (Tapu Sicil, Vergi ve Nüfus vs.gibi) başkaca araştırma yapılmamıştır. Ayrıca anataşınmazın yöneticisi …. tarafından 06.04.2006 tarihinde mahkemeye verilen dilekçede davalının Ankara’daki adresi belirtildiği halde bu adrese tebligat çıkartılmamıştır. Açıklanan bu sebeplerle davalıya yapılan ilanen tebligat gerekli değildir.
Mahkemece yukarıdaki esaslar gözönünde tutulmak suretiyle gerekçeli kararın adı geçen davalıya yöntemine uygun olarak tebliğ edilmesi ve temyiz süresinin beklenmesinden,
5-Anataşınmaza ilişkin yönetim planının Tapu Sicil Müdürlüğünden istenilerek dosya içerisine konulmasından,
6-Bilirkişi kurulu (…., …., …)’nun ek raporuna dosya içerisinde rastlanılmamıştır. Ek raporun dosya içerisine konulmasından,
Sonra iadesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 08.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.