YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2674
KARAR NO : 2023/8579
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/36334 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında nitelikli hırsızlığa teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 35 inci maddesi, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2015 tarihli ve 2014/1073 Esas, 2015/2 Karar sayılı kararıyla sanığın eyleminin nitelikli hırsızlığa teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2015 tarihli ve 2014/1073 Esas, 2015/2 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 05.12.2018 tarihli ve 2016/18907 Esas, 2018/15741 Karar sayılı kararı ile;
“Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı TCK’nın 148. maddesinde yağma suçu; “Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” şeklinde hüküm altına alınmıştır.
1. Olayın katılanı olan …’ın anlatımlarında, Garanti Bankası’ndan 100.000 TL para çekerek, çalıştığı şirketin fabrikasının önüne geldiğinde, 34 … plakalı araç ile içerisinde bulunan 4 kişinin, yanında durarak, bir kişinin aracın içinden kendisine adres sorduğunu ve bu esnada yakasından tutarak kendisine doğru çektiğini, elinde bulunan bankadan çekmiş olduğu para poşetini almaya çalıştığını, kendisinin de yere yatarak vermediğini parayı korumaya çalıştığını, bu esnada aynı araçta bulunan başka bir şahsında kendisini montunun yakasından tutarak çekmeye çalıştığını, müştekinin bağırması nedeniyle sanıkların kendisini birkaç metre sürükledikten sonra kaçtıklarını beyan etmesi karşısında, eylemin 5237 sayılı TCK’nın 149/1-c veya d maddesinde tanımlanan yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin kanıtları tartışma ve değerlendirmenin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2. Sanığın dosya arasında bulunan adli sicil kaydına göre, … 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2007/29 Esas, 2007/528 Karar numaralı, 08.03.2012 tarihinde kesinleşen, nitelikli yağma suçundan verilen 8 yıl 4 ay hapis cezası ile mahkumiyete ilişkin ilamın tekerrüre esas olmasına karşın, sanık hakkında TCK’nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,
3. T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4. Yargılama gideri olarak hesaplanan 9.00 TL’nin, CMK’nın 324/4. maddesine 6352 sayılı Kanun’un 100. maddesiyle eklenen değişiklik doğrultusunda terkin edilecek miktar olan 20.00 TL’nin altında kaldığından hâzineye yükletilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,”
Nedeniyle bozulmasına ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.un 326/son maddesi gereğince ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının gözetilmesine, karar verilmiştir.
4. … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2020 tarihli ve 2019/8 Esas, 2020/949 Karar sayılı kararıyla sanığın eyleminin yağma suçu kapsamında kaldığı gerekçesi ile 5271 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi birinci fıkrası uyarınca mahkemenin görevsizliğine ve … Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli ve 2021/220 Esas, 2021/517 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 4 yıl 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
6. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.04.2022 tarihli ve 2022/14611 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafinin temyiz sebepleri,
1. Suçun unsurlarının oluşmadığı,
2. Sanığın beraat etmesi gerektiği
3. Vesaire,
İlişkindir.
B. Sanığın temyiz sebepleri,
1. Temyiz etme iradesi,
2. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın yanında üç kişi ile birlikte araçla gittiği, katılana adres sorma bahanesi ile yanlarına çektikleri, sanığın katılanın yakasından tutup kendine doğru çektiği, katılanın elinde bulunan ve içerisinde 100.000,00 TL para bulunan çantayı almaya çalıştığı, katılanın karşı koyması ve paranın üzerine doğru yatması sonucu alamadığı, aracın arkasında oturan kimliği tespit edilemeyen şüphelinin katılanı montundan çekerek direnmesini engellemeye çalıştığı, katılanın yere düşerek bağırması üzerine yakında bulunan fabrika çalışanlarının geldiği ve sanık ile diğer şüphelilerin kaçtığı anlaşılmıştır.
2. Kolluk tarafından düzenlenen 16.10.2014 ve 06.10.2014 tarihli, aracın hareket etmesi ile katılanın düşerek sürüklendiğinin tespit edildiği, CD izleme tutanakları dosyasında bulunmaktadır.
3. Kolluk tarafından düzenlenen katılanın sanığı usulüne uygun şekilde kesin teşhis ettiğine ilişkin 15.11.2014 tarihli tutanak ile katılanın 06.01.2015 tarihli katılanı duruşmada teşhis ettiğine ilişkin beyanı dosyasında mevcuttur.
4. Görgü tanığı N.T’nin 03.10.2014 tarihli, aracın sağ ön ve arka tarafında oturan şahısların katılanı çekiştirdiğine ilişkin katılanın iddiası ile uyumlu ve tutarlı beyanı bulunduğu görülmüştür.
5. Sanığın, suçu 21.12.2021 tarihli celsede tevilli ikrar ettiği belirlenmiştir.
6. Katılanın tüm aşamalarda değişmeyen, diğer delillerle uyumlu ve tutarlı beyanlarda bulunduğu tespit edilmiştir.
7. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin kısmen yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Suçun Unsurlarının Oluşmadığına ve Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148, 149 ile 150 inci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanık ile arasında önceye dayalı tanışıklık veya sanığa suç atmasını gerektirir husumet bulunmayan katılanın beyanları ve iddiası, olaylar ve olgular başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen CD izleme tutanağına göre, sanığın kimliği tespit edilemeyen şüphelilerle birlikte adres sorma bahanesi ile katılanı araca yönlendirerek sanığın yakasından tutup parayı alamaması üzerine, diğer şüphelinin de montunu tutarak ve yolda sürüklenmesine neden olarak cebir uygulayıp, katılanın elinde bulunan parayı almaya çalıştıkları, sanığın 21.12.2021 tarihli tevilli ikrarı, olay ve olgular başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen tutanak, aynı başlık altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen tanığın katılanın iddiası ile uyumlu ve tutarlı beyanı ile Hukuki Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta yer verilen Yargıtay bozma ilâmı dikkate alındığında, sanığın yanında kimliği tespit edilemeyen şüphelilerle birlikte cebir kullanarak katılandan parayı almaya çalışmaları şeklinde gerçekleşen eyleminde; sanığın eyleminin sabit olduğu ve nitelikli yağmaya teşebbüs eyleminin unsurlarının oluştuğu belirlendiğinden hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Vesaireye İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapılığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli ve 2021/220 Esas, 2021/517 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
a. Sanık hakkında verilen … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2015 tarihli ve 2014/1073 Esas, 2015/2 Karar sayılı kararın aleyhe temyiz olmaksızın bozulduğunun anlaşılması karşısında, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca yeniden kurulan hükümde kazanılmış hak ilkesi gereği sanık hakkında ilk hükümde yer almayan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı,
b. Sanık tarafından temyiz edilen … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2015 tarihli ve 2014/1073 Esas, 2015/2 Karar sayılı kararında nitelikli hırsızlığa teşebbüs suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin hükmün, aleyhe temyiz olmaksızın bozulduğu, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği ve bozma sonrası verilen kararda belirlenen bu cezadan fazla cezaya hükmedilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) paragrafının 2 numaralı bölümünün (a) ve (b) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli ve 2021/220 Esas, 2021/517 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan takdiri indirim sebebinin uygulandığı dördüncü paragraftan sonra, “sanığın … 13. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 06.01.2015 tarihli ve 2014/1073 Esas, 2015/2 Karar sayısı ile kurulan hükümden kaynaklanan kazanılmış hakkı nedeniyle1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık hakkında verilen sonuç cezanın 2 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesine” cümlesinin eklenmesi ve sanık hakkında kurulan hüküm fıkrasından “TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün” çıkarılması suretiyle, hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.