YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3967
KARAR NO : 2023/634
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yalvaç Cumhuriyet Başsavcılığının 11.09.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi ve 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli kararı ile sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesi uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, sanıklar … ve … hakkında ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … … Gökoğlan’ın temyiz isteği, masum olduğuna, iddiaların mesnetsiz olduğuna,
2. Sanık … … Gökoğlan müdafiinin temyiz isteği, müştekinin şikayetçi olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, müvekkil sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrasındaki cinsel amaç unsurunun mevcut olmadığına ve şayet ceza verilecek ise aynı Kanun’un 110 uncu maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. Sanık …’nun temyiz isteği, müştekinin şikayetçi olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
4. Sanık …’ın temyiz isteği ise, aleyhine delil bulunmadığına, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına ve çelişkili tanık beyanının hükme esas alınarak mahkumiyet kararı verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık …’ın, eski sevgilisi olan müştekinin dava dışı H.K. ile birlikte araç içerisinde oturdukları sırada, sanıklar … ve … ile birlikte yanlarına giderek H.K.’yı darp ettikleri, H.K.’nın aracına binerek uzaklaşmasından sonra sanık …’ın darp ettiği müştekiyi zorla araca bindirdikleri, araç içerisinde sanık … tarafından darp edilen müştekiyi … Köyü … Mevkiine götürdükleri, araçtan indirdikten sonra sanıklar … ve …’ın olay yerinden ayrıldıkları, sanık …’ın müştekiyi tekrar darpederek kendisini neden terkettiğini sorduğu, kurtulmak amacıyla tekrar görüşebileceklerini söylemesi üzerine geri gelen sanıklar … ve …’ın getirdikleri araç ile sanık … tarafından evine bırakılan müştekinin ertesi … Polis Merkezi’ne müracaat ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Görevlilerce düzenlenen 03.09.2015 tarihli adli muayene raporunda, müştekinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı,
3. Görevlilerce düzenlenen 03.09.2015 tarihli tutanakta, Polis Merkezi’ne müracaat ederek bir … önce darp edilip alıkonulduğunu, tişörtünün de yırtıldığını beyan eden müştekiye ait tişörtün teslim alındığı belirtilmiştir.
4. Müşteki aşamalardaki anlatımlarında özetle, arkadaşı dava dışı H.K. ile Hıdırlık Mevkiinde araç içerisinde bulundukları sırada eski erkek arkadaşı olan sanık … ile sanıklar … ve olaydan sonra tanıdığı …’ın gelerek dava dışı H.K.’yı darp ettiklerini, H.K.’nın aracına binerek uzaklaşmasından sonra sanık … tarafından darp edilerek zorla araca bindirildiğini, araç içerisinde de sanık … tarafından darp edildiğini, Hisarardı Köyü Suçıktı Mevkiine götürüldükten sonra araçtan indirilerek sanıklar … ve …’ın
ayrıldıklarını, sanık …’ın tekrar darpederek kendisini neden terkettiğini sorduğunu, kurtulmak amacıyla tekrar görüşebileceklerini söylemesi üzerine geri gelen sanıklar … ve …’ın getirdikleri araç ile sanık … tarafından evine bırakıldığını, ertesi … Polis Merkezi’ne müracaat ettiğini, ancak sanıklardan şikayetçi olmadığını beyan etmiştir.
5. Sanık … savunmasında özetle, eski kız arkadaşı olan müştekiyle evlenmek istediğini, mağdure ile sadece konuştuklarını,
6. Sanık … savunmasında özetle, müştekinin rızasıyla araca bindiğini,
7. Sanık … ise savunmasında özetle, rızasıyla araca binen müşteki ile sanık … arasında sözlü bir tartışma yaşandığını ifade etmişlerdir.
8. Yeminli tanık olarak dinlenen H.K. İfadesinde özetle, müşteki ile araçta oturdukları sırada sanıkların geldiğini, aralarında tartışma yaşanması üzerine olay yerinden ayrıldığını, sonrasında gerçekleşen olaylara ilişkin bilgi ve görgüsü olmadığını beyan etmiştir.
III. GEREKÇE
1. Müştekinin soruşturma aşamasında Yalvaç Cumhuriyet Başsavcılığı’nda 04.09.2015 tarihinde alınan beyanlarında sanıklar … ve …, kovuşturma aşamasında 20.01.2016 tarihindeki 1 nolu celsede alınan beyanlarında ise sanık … hakkkında şikayetçi olmadığını belirttiği, ancak 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olmayıp re’sen takibi gerektiren suçlardan olması nedeniyle sanık … müdafii ile sanıklar … ve …’ın bu hususa ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Sanık …’ın müştekiye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemini cinsel amaçla gerçekleştirmesi karşısında, cezasında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca arttırım yapılmasında bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmıştır.
3. Sanık …’ın müştekiyi araca bindirmeden önce, araca bindirdikten sonra ve araçtan indirdikten sonra darp ederek basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 110 uncu maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartları oluşmadığından sanık … müdafiinin bu hususa ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
4. Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen, müştekinin aşamalardaki istikrarlı anlatımları, sanıkların tevil yollu ikrarları, yeminli tanık H.K.’nın beyanları, adli muayene raporu, görevlilerce düzenlenen tutanak ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafii ile sanıklar …, … ve …’ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2016 tarihli kararında sanık … müdafii ile sanıklar …, … ve …’ın
temyiz itirazları ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafii ile sanıklar …, … ve …’ın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2023 tarihinde karar verildi.