YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1724
KARAR NO : 2023/8781
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği süre tutum dilekçesi ile kararı temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Akhisar Cumhuriyet Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/1718 soruşturma numaralı iddianamesi ile; sanık hakkında hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 150/1 delaletiyle 106/1-2. cümle, 43/1, 58 ve 53. maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2015/297 Esas, 2016/114 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 106/1-1, 43/1, 58/6-7, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Süre Tutum Dilekçesi İle Bildirdiği Temyiz Sebepleri
1.Kararı temyiz ettiğine,
2.Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Şikâyetçinin, sanığa olan borcu nedeniyle düzenlediği çeki sanığa verdiği, sanığında çeki ciro ettiği, çekin ödenmemesi nedeniyle her ikisi hakkında icra takibi yapıldığı ve sanığın mallarına haciz konulduğu, sanığın, borcunu ödemesi için şikâyetçinin işyerinin önüne giderek, şikâyetçinin çalışanı olan tanık A.İ.’ ye “… nerde, benim canımı sıkmasın, beni arasın, illa ki bu mekana yanlış mı yapayım” dediği, sonrasında bir kaç kez daha gelerek “… nerede, benim tepemim tasını attırmasın” dediği, vekil olarak sanık ve şikâyetçi hakkında icra takibi yapan tanık avukat C.K.’nın iş yerinde 02.03.2015 tarihinde görüşme esnasında şikâyetçinin sanığa borcunu ödemeyeceğini, sanığın borcu ödemesini sonrasında kendisinin sanığa ödeyeceğini söylemesi üzerine sanığın şikâyetçiye “Bu borcu öde, ödemezsen ya canını ya malını” dediği ve elindeki çantayı şikâyetçiye doğru attığı, tanığın araya girmesi ile sanığın sakinleştirildiği, iş yerinden çıkarken de şikâyetçiye dönerek “görüşeceğiz” dediği, anlaşılmıştır.
2. Şikâyetçinin beyanları dosyada mevcuttur.
3. Sanığın aşamalarda alınan savunma beyanları dosya arasında mevcuttur.
4.Şikâyetçinin beyanlarını doğrulayan tanık A.İ.’nin ve tanık C.K.’nın beyanları dosya arasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 150/1. maddesi delaletiyle 106/1-1. cümlesinde tanımı yapılan tehdit suçunu oluşturduğu, hükümden sonra 24.11.2016 tarihinde kabul edilen 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi gereğince suçun uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilerek, taraflara usulünce uzlaşma önerisinde bulunularak sonucuna göre işlem yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2015/297 Esas, 2016/114 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.