Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/6908 E. 2022/8136 K. 28.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6908
KARAR NO : 2022/8136
KARAR TARİHİ : 28.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.01.2015 gününde verilen dilekçe ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil olmaz ise tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16.06.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Dava, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil, ikinci kademede tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili ile davalıların murisi … arasında dava konusu 243 ve 561 parsel sayılı taşınmazların satışı ile ilgili Muratlı Noterliğinde 30.10.1991 tarih, 8203 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme ile bedelin peşin ödendiğini, taşınmazların müvekkiline teslim edildiğini, sözleşme ile vaat borçlusunun müvekkiline devredeceği yerlerin muris … ile diğer mirasçıların kendi aralarında yapmış oldukları miras taksim sözleşmesine istinaden muris … adına bırakılan yerler olduğunu, 01.09.1991 tarihli miras taksim sözleşmesinin imzalandığını ancak tapuya tescilinin yapılmadığını, sözleşme tarihinde tapuda kayıtlı olmayan dava konusu taşınmazların tapulama işlemlerinin 2002 yılında gerçekleştiğini belirterek 243 ve 561 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tescilini, tescilin mümkün olmadığı durumda taşınmazların rayiç bedellerinin davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, harici satışın yapıldığı tarihte dava konusu taşınmaların tapusuz olduğu ve taşınmazların satışının gerçekleştiği tarihten bu yana zilyetliğin davacıda olduğu gerekçesiyle davanın

kısmen kabulüne dava konusu 243 parselde davalı … (…) adına kayıtlı %10 hisse karşılığı 1530,00 m2 ve davalı … adına kayıtlı %10 hisse karşılığı 1530,00 m2’lik kısmın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, 561 parselde davalı … (…) adına kayıtlı %10 hisse karşılığı 420,00 m2 ve davalı … adına kayıtlı %10 hisse karşılığı 420,00 m2’lik kısmın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ve davalılar vekili temyiz etmişlerdir.
1)Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2)Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
3907 sayılı Tapu Sicil Tüzüğü’nün 28. maddesinin 3. bendine göre, paylı mülkiyette pay miktarı; paydaşların adı, soyadı ve baba adından sonraki kısımda, kesirli olarak gösterilir.
Somut olayda, mahkemece 3907 sayılı Tapu Sicil Tüzüğü’nün yukarıda açıklanan 28/3. maddesine aykırı olacak şekilde hüküm sonucunda iptaline karar verilen hissenin kesirli olarak belirtilmesi gerekirken, yüzdelik oran belirtilmiştir. Yine hüküm sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de reddedilen kısmın ne olduğu yazılmamıştır. Ayrıca gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinde dava değeri davanın açıldığı tarihteki sözleşmeye konu payın değeridir. Mahkemece pay değeri dikkate alınmadan taşınmazların tamamının değeri üzerinden yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin alınmasına karar verilmiştir. Burada yapılması gereken iş mahkemece iptaline karar verilen payın davanın açıldığı tarihteki değeri esas alınarak yargılama gideri, harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi olmalıdır. Hüküm sonucu ile ilgili açıklanan bu hususlar doğru görülmemiştir.
Bunun yanında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile gelecekte edinilecek olan taşınmaz ve hissenin satışı mümkün olup, davanın açıldığı tarihte sözleşmeye konu taşınmazlar tapu kaydına bağlı olduğundan mahkemenin hükmün gerekçesinde taşınmazın gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin yapıldığı tarihte tapusuz olduğunu yazması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de, … ve …’nın aynı kişi olduğu gözetilmeden karar başlığında her ikisinin de adının yazılması hükmün infazında karışılığa yol açacağından doğru görülmemiş, bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.12.2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.