Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/15552 E. 2023/8751 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15552
KARAR NO : 2023/8751
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun, (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Hükmedilen cezanın süresine göre sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 5271 sayılı Kanunu’nun 299 uncu birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/1260 soruşturma numaralı ve 18.05.2022 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-d, 35, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.07.2022 tarihli ve 2022/317 Esas, 2022/270 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-d, 35/2, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 28.09.2022 tarihli ve 2022/1640 Esas, 2022/39 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerektiğine, sanığın beraatine, suçun unsurlarının oluşmadığına, suçun vasıf ve mahiyetinin yanlış tespit edildiğine, sanığın mal edinme kastının bulunmadığına,
2. Atılı suç kabul edilmemekle birlikte suçun işlenmesi sırasında silah kullanılmadığına ve sanığın da aynı konutta ikamet ediyor olması nedeniyle silahla ve konutta işlenmesi nedeniyle artırım yapılmasının hatalı olduğuna,
3. Teşebbüs nedeniyle indirim yapılması sırasında 1/2 değil alt sınır olan 1/4 oranında indirim yapılmasının gerekçelendirilmediğine,
4. Sanığın sabıkalı oluşunun 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmediğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın, katılan …’in öz oğlu olduğu, katılan ile sanığın aynı evde ikamet ettikleri, 01.02.2022 günü saat 14.30 civarında katılan ile sanığın evde oldukları sırada sanığın katılandan bir arkadaşını arayacağını söyleyerek cep telefonunu istediği, sanığın daha önceden de benzer şekilde katılandan cep telefonunu isteyerek sonrasında telefonu kırması nedeniyle katılanın sanığa telefonunu vermediği, sanığın da sinirlenerek oturma odasında sehpa üzerinde bulunan televizyonu alıp katılanın üzerine doğru fırlattığı, televizyonun katılanın omuz kısmına çarptığı ve yere düşerek kırıldığı, daha sonra da sanığın katılana yumruk ve tekme attığı, aynı zamanda sanığın katılanı “Seni öldüreceğim” diyerek tehdit ettiği, o esnada katılanın aynı binada oturduğu kayın validesi …’in duyduğu gürültüler nedeniyle alt kata inmesi ile sanığın evden ayrıldığının, kabul edildiği anlaşılmıştır.

2. Suç tarihinde üzerine atılı nitelikli yağma suçundan dolayı sanığın cezai sorumluluğunun tam olduğunu, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin tatbikine mahal bulunmadığını bildirir Adli Tıp Kurumu raporları dava dosyasında mevcuttur.

3. Katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığını gösterir adli muayene dava dosyasında mevcuttur.

4. Katılanın aşamalardaki beyanlarında özetle, “Oğlu olan sanığın uyuşturucu madde kullandığını, her hangi bir işte çalışmadığını, evde bulunduğu zamanlarda sebepsiz yere bahanelerle kendisine ve kızı …’ye şiddet uyguladığını, her hangi bir işte çalışmadığı için ve madde bulamayınca evdeki eşyaları götürüp sattığını, olay günü de sanığın telefonunu istediğini, daha önce de isteyip verdiğinde telefonunu kırdığı için vermediğini, bunun üzerine kendisine televizyonu fırlatıp aynı zamanda da darp ederek tehdit edip yaraladığını, tanıkların gelerek kendisini kurtardığını” belirterek her aşamada şikayetçi olduğu görülmüştür.

5. Sanığın alınan ifadesinde, “Arkadaşı ile konuşmak için annesinden telefonunu istediğini, vermemesi üzerine sinirlenerek evde bulunan televizyonu alarak duvara fırlattığını, annesine yönelik bir eyleminin olmadığını”, belirterek tevil yollu ikrarda bulunduğu anlaşılmıştır.

6. Tanıklar F.S. ve K. K.’nın (1) numaralı paragrafta belirtildiği şekilde görgüye dayalı beyanda bulunmuşlardır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılanın beyanı, sanığın tevil yollu ikrar içeren savunması, tanıkların katılan beyanlarını doğrular anlatımları ile dosya içerisinde mevcut adli rapor, muayene tutanak ve belgeler ile mahkemece gösterilen gerekçeye göre, sanığın eyleminin sabit olduğu, kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde, sanığın beraatine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, suçun vasıf ve mahiyetinin yanlış tespit edildiğine, sanığın mal edinme kastının bulunmadığına ilişkin temyiz sebepleri yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanığın atılı suçu silahtan sayılan televizyonu katılanın üzerine atmak suretiyle ve konutta işlediğinin sabit olması nedeniyle, silahla ve konutta işlenmesi nedeniyle artırım yapılmasının hatalı olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. İlk derece mahkemesince, “Sanığın eylemini katılanın direnç göstermesi ve sanığın babaannesi olan …’in araya girmesi sebebiyle tamamlayamadığı, böylece suçun teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşıldığından meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile katılanda meydana gelen yaralanmanın niteliği nazara alınarak 5237 sayılı Kanun’un 35/2 nci maddesi uyarınca cezada takdiren 1/4 oranında indirim yapılmıştır.” şeklinde gerekçe gösterilerek teşebbüs nedeniyle indirim oranının mahkemece takdir edildiği anlaşılmakla, teşebbüs nedeniyle indirim yapılması sırasında uygulanan indirim oranının gerekçelendirilmediğine ilişkin temyiz sebebi yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Mahkeme tarafından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanmama gerekçesi olarak gösterilen “Sanığın adli sicil kaydı nazara alındığında suça yatkın bir kişiliğe sahip olduğunun değerlendirilmesi nedeniyle ileride yeniden suç işlemeyeceğine dair kanaat edinilemediğinden sanık hakkında TCK’nın 62/1 inci maddesinde öngörülen takdiri indirimin uygulanmasına yer olmadığına,” sebeplerinde, dosya arasında yer alan sanığın adli sicil kayıtları dikkate alındığında bir hukuka aykırılık bulunmamakla sanık müdafinin 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 28.09.2022 tarihli ve 2022/1640 Esas, 2022/39 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

13.02.2023 tarihinde karar verildi.