YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17828
KARAR NO : 2023/707
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 2015/28215 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talep olunmuştur.
2. İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli, 2015/340 E., 2016/130 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 … maddesinin birinci fıkrası 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişilik özellikleri ile tutum ve davranışları nedeni ile yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaate varılmayan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve hapis cezasının ertelenmesi hükümlerinin uygulanmasının yer olmadığına ancak aynı kanunun 50 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci uyarınca 10 ay kısa süreli hapis cezasının, günlüğü 20,00 TL’den 6.000,00 TL adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Hiç bir gerekçe gösterilmeksizin sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu,
2. Katılan hakkında doğrudan bir isnat, ihbar veya şikayet olmadığından suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, olay tarihinde boşanma aşamasında olduğu eşi katılana hakaret ettiği iddiası ile yargılandığı davada alınan savunmasında “Eşinin Mikanos adasında kokain partisine katıldığı için göz altına alındığını öğrendiğini, bu kızgınlıkla mesajlar attığını” beyan ederek müştekiye iftira attığı iddiasına ilişkindir.
2. Sanığın savunmasında suça konu söylemde bulunduğu İstanbul Anadolu. 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/580 E. sayılı dosyasına ait 13.02.2015 tarihli duruşma tutanağı ile tespit edilmiştir.
3. Sanık savunmasında “Katılanın, Mikanos adasında kokainden göz altına alınmış kişilerle partiye katıldığını duyduğunu” söylediğini, katılana atfen suçlayıcı bir beyanda bulunmadığını, … suçu işlemediğini” beyan etmiştir.
4. Dosyada, sanığın iddiası üzerine katılan hakkında soruşturma açıldığına veya adli yardım aracılığı ile yabancı makamlardan belge istendiğine dair bir bilgi yer almamaktadır.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli, 2015/340 E., 2016/130 Karar sayılı kararında, 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesine uygun olarak iddia, savunma, müşteki beyanları ile delilleri belirtilmek suretiyle ulaşılan kanaate yeterli gerekçe gösterilerek hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamede yer … bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Sanığın, katılana yönelik hakaret suçundan yargılandığı dosyada alınan savunmasında “Katılanın, Yunan adasında uyuşturucu partisine katıldığını öğrendiğini, bu nedenle hakaret içerikli mesajlar gönderdiğini” beyan etmesinin, katılan ile aralarındaki uyuşmazlıkla ilişkili olması ve soruşturma makamlarına yönelik bir başvurusunun bulunmaması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 128 … maddesinde düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığı anlaşılmakla, yasal unsurları itibariyle oluşmayan suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle,İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli, 2015/340 E., 2016/130 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’deki gerekçeye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2023 tarihinde karar verildi.