YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7075
KARAR NO : 2023/528
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Silivri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.01.2016 tarihli ve 2014/897 Esas, 2016/12 sayılı Kararının katılanlar vekili ve şikayetçi … vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Şikayetçi … vekilinin 08.10.2014 havale tarihli dilekçe ile katılma talebinde bulunduğu, bu talebinin 07.07.2015 tarihli duruşmada hakkında yapılan bir soruşturma bulunmaması ve yargılama sırasında bu suçtan zarar görüp görmediği sabit olmadığından reddine karar verildiği, İçişleri Bakanlığının 14.12.2011 tarihli soruşturma izni verilmemesi kararına, bu kararın kaldırılmasına ilişkin Danıştay Birinci Dairenin 02.05.2012 tarihli ve 2012/596-723 E.-K. sayılı Kararına, iddianame ve tüm dosya kapsamına nazaran şikayetçinin sanıklara atılı suçtan doğrudan zarar görmediği, bu itibarla davaya katılma ve hükümleri temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılanlar vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu ve aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.05.2014 tarihli ve 2014/1179 Esas, 2012/4861 Soruşturma, 2014/652 numaralı İddianamesiyle; sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 37 nci maddesi uyarınca cezalandırılmaları ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Silivri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.01.2016 tarihli ve 2014/897 Esas, 2016/12 sayılı Kararı ile; sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraat hükümleri verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri; katılanların işe iade edilmek yerine tazminatların ödenmesi sebebiyle 2013 yılında 657 sayılı Kanun’a ek 41. madde ile sözleşmelilere tanınan memur olma hakkını kullanamadıklarına, sanıkların işçi nakil sözleşmesinin bilgileri dahilinde olmadığına ilişkin söylemlerinin kabul edilemez olduğuna, katılanların iş akitlerinin iki kez haksız ve usulsüz olarak feshedildiğine, ödenen tazminatlarla eylemlerin hukuka uygun hale getirilmeye çalışılmasına ve sanıkların atılı suçtan mahkumiyetleri yerine beraatlerine karar verildiğine ilişkindir.
B. Şikayetçi … vekilinin Temyiz Sebepleri; katılma talebinin reddine ilişkin ara kararın temyizine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Silivri Belediyesinde işçi olarak çalışan katılanların işe iade davasını kazanmaları neticesinde 25.12.2010 tarihinde işe başlatıldıkları, bu sırada İstanbul İl Özel İdaresi ile imzalanan protokol kapsamında katılanlara iş değişikliği hususunda muvafakat verilerek işten ayrılışlarının yapıldığı, İl Özel İdaresince katılanların geçici işçi statüsünde olması nedeniyle böyle bir geçiş mümkün olmadığından dosyalarının Silivri Belediyesine iade edildiği ancak belediye tarafından ilişiklerinin kesildiği gerekçesiyle işe başlatılmadıkları, katılanlar tarafından Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesine açılan işe iade davalarında 16.06.2011 tarihinde katılanların işe iadelerine karar verildiği fakat bu kararların uygulanmaması sebebiyle sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmaları talep edilmiştir.
Mahkemece; katılan işçilerin işe başlatılması veya başlatılmaması hususunda İş Kanunu’nun 21. maddesinin işverene seçimlik bir hak tanıdığı, sanıkların dosyada katılan olarak geçen işçilerin tazminatlarını ödeyerek işe başlatmama haklarını kullandıkları, bu durumun kanunda suç olarak tanımlanmadığı, bu husus dışında sanıkların atılı suçu işlediklerine dair dosyada somut herhangi bir delilin bulunmadığı, başka bir ifade ile yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiği sabit olmadığından görevi kötüye kullanma suçundan beraatlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Şikayetçi … vekilinin temyiz talebi yönünden;
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi vekilinin temyiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Katılanlar vekilinin sanıklar …, … ve …’e yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen Mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Katılanlar vekilinin sanık …’ya ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde ise;
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 22.10.2020 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Şikayetçi … vekilinin temyiz talebi yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle Silivri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.01.2016 tarihli ve 2014/897 Esas, 2016/12 sayılı Kararına yönelik şikayetçi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılanlar vekilinin temyiz istemi yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Silivri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.01.2016 tarihli ve 2014/897 Esas, 2016/12 sayılı Kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Katılanlar vekilinin sanık …’ya yönelik temyiz talebi yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Silivri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.01.2016 tarihli ve 2014/897 Esas, 2016/12 sayılı Kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.