Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/13929 E. 2023/228 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13929
KARAR NO : 2023/228
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Katılan vekilinin temyiz isteği yönünden; adı geçen vekilin temyiz isteminin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra öne sürüldüğü belirlenmiştir.
Sanığın temyiz isteği yönünden ; sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği sanığın temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği sanığın temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2015/549 E., 2016/520 K. sayılı kararı ile;
1. Sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2. İş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
3. Mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin temyiz isteği; haklarında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemece gerekçeli kararın delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe bölümünde kabul edildiği üzere, Olay tarihinde katılanın depo olarak kullandığı yerin giriş kapısının kırılmak suretiyle depoya girildiği, depoda bulunan 1 adet el frezesi, 1 adet Bosch marka taşlama makinesi, 1 adet mini bozdolabı, çeşitli el aletleri ve bahçede bulunan hurda demirler, 1 adet 400-800 kg arasında ağırlık taşıyan seyyar vinç, 1 adet makita marka kesme makinası, 1 adet cat marka zımpara makinasının çalındığı tespit edilmiştir. 22.04.2015 tarihinde başka bir hırsızlık olayı nedeniyle sanık ile hakkında beraat kararı verilen M.E.’nin kullanımında olan işyerine gidildiğinde iş yeri arkasında hakkında beraat kararı verilen M.E. adına kayıtlı açık kasa araçta şüphe üzerine yapılan aramada katılana ait depodan çalınan bir kısım eşyanın ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2. Olay yeri yakınlarında bulunan güvenlik kamera kaydına yönelik düzenlenen 15.03.2014 tarihli CD izleme tutanağına göre, at arabalı 3 şahsın suça konu işyerinden birşeyler alarak arabaya yükledikleri, ancak şahısların bulunduğu yeri ile kamera arası mesafenin uzak olması, görüntülerin net olmaması nedeniyle eşkal ve kimlik belirlenmesinin yapılamadığının belirtildiği görülmüştür.
3. Sanık savunmasında, suçlamaları kabul etmediğini, hurda işi ile uğraştığını, suça konu eşyaların bulunduğu aracın kendisine ait olmadığını, M.E. isimli kişiden hurda satın aldığını beyan etmiştir.

4. Hakkında beraat kararı verilen M.E. beyanlarında, sanık …’ün yanında hurda işi yaptığını, araç üzerinde çıkan malzemelerin sanık …’a ait olduğunu, aracın da kendi adına kayıtlı olmasına rağmen sanık …’a ait olduğunu, aracın alımı sırasında yanlarında A.Ö. isimli kişinin de bulunduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
5. Tanık olarak dinlenen A.Ö.’nün de hakkında beraat kararı verilen M.E. ‘nin beyanlarını doğruladığı anlaşılmıştır.
6. Kolluk tarafından malzemelerin ele geçirildiği iş yeri çevresinde yapılan araştırmalarda, belirtilen işyerinin sanık tarafından işletildiği ve sanığın M.E. isimli kişi ile sürekli birlikte bulunduklarının belirtildiği görülmüştür.
7. Sanığın adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örneği dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Katılan vekilinin yokluğunda verilip 27.05.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 28.06.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılan vekillinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden;
1. Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Hırsızlık Ve İş Yeri Dokunulmazlığının İhlali Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
a.5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
b. 6545 sayılı Yasa’nın 104 üncü maddesi uyarınca Kanun’un yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğinin belirtildiği, 6545 sayılı Yasa’nın 62 nci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendinin 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdiği ve suç tarihinin 04.04.2014 olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan ve daha lehe olan 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine uyduğu ve 6545 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden suç tarihinde yürürlükte olmayan 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
c. Görgü ve tespit tutanağına göre, arsa üzerine bulunan depoya ait tek katlı müştemilatın kapısı kırılarak bir kısım malzemelerin çalındığının belirtildiğinin anlaşılması karşısında, katılan usulüne uygun olarak duruşmaya çağrılarak suça konu eşyaların bulunduğu yerin suç tarihi itibariyle iş yeri olarak mı yoksa depo olarak mı kullanıldığının ve depo olarak kullanılıyor ise burada herhangi bir ticari faaliyetin sürdürülüp sürdürülmediğinin, katılan tarafından ne sıklıkla buraya gelinip gidildiğinin katılandan sorularak sonucuna göre sanığın iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçu bakımından hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
d. Kabule göre de; olay yeri yakınında bulunan kamera kayıtlarında, at arabalı üç şahsın suça konu işyerinden birşeyler alarak arabaya yüklediklerinin belirtildiğinin ve böylelikle iş yeri dokunulmazlığı ihlali suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe (A) bölümünde açıklanan nedenlerle adı geçen katılan vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe (B-1) bölümünde açıklanan nedenlerle … 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2015/549 E., 2016/520 K. sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Hırsızlık ve İş Yeri Dokunulmazlığının İhlali Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe (B-2) bölümünde (b) ve (c) bentlerinde açıklanan nedenlerle … 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2015/549 E., 2016/520 K. sayılı kararırına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.01.2023 tarihinde karar verildi.