YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9307
KARAR NO : 2022/10066
KARAR TARİHİ : 27.12.2022
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.09.2017 tarih ve 2017/79 – 2017/50 sayılı kararı
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle,
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu tayini açısından belirleyici olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilerek, ByLock listesinde ekli kişiler bulunmaktaysa bu kişilerin varsa soruşturma dosyalarının temin edilip incelenmesi ve gerek duyulursa bu kişilerin tanık sıfatıyla beyanlarının alınması, UYAP’ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında başkaca bir beyan yahut ifade bulunup bulunmadığının saptanması, varsa bu beyan yahut ifadelerle birlikte temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan Osman Kıvanç’ın sanık hakkında vermiş olduğu beyan ve teşhis tutanağının duruşmada CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak, gerektiğinde bu tanıkların da duruşmada usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmesinden sonra tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Dosya kapsamına göre sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olup olmadığının, eylemlerinin yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik gösterip göstermediğinin her türlü kuşkudan uzak olarak tespiti açısından; Bank … nezdindeki tüm hesap kayıtlarının geçmiş yıllara da sari olmak üzere getirtilip bilirkişi incelemesi yaptırılarak örgüt liderinin talimatı doğrultusunda katılım hesabı açma, para yatırma vb. işlemlerinin bulunup bulunmadığına ilişkin alınacak rapor sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Kabul ve uygulamaya göre de;
a- Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden, suç tarihinin “30.07.2016” yerine ilk derece mahkemesi gerekçeli karar başlığında “15.07.2016”, bölge adliye mahkemesi karar başlığında “30.07.2016 ve öncesi” olarak yazılması,
b- Bölge adliye mahkemesi karar tarihinin “07.05.2018” yerine “02.05.2018” olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemleri bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.